AKP'ye geçen Üsküdar Belediyesi, 4 bin personeline 10 bin lira para dağıttı
Üsküdar Belediyesi hakkında, yönetim değişimi sonrası 4 bin personele kişi başı 10 bin lira ödendiği iddiası gündeme geldi.
Atlas Newsdesk ·

Üsküdar Belediyesi hakkında, 4 bin personele kişi başı 10 bin lira ödeme yapıldığı iddiası gündeme geldi. İddia, yönetim değişimi sonrası döneme işaret ediyor.
Gazeteci Timur Soykan, CHP'li Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş'ın tutuklanmasının ardından yapılan seçimlerde belediyenin AKP'ye geçtiğini ve bu süreçten sonra personele para dağıtıldığını yazdı. Soykan'ın aktarımı tek kaynaklı olduğu için ödeme, tutar ve zamanlama kamu kayıtlarıyla netleşmedikçe kesinleşmiş sayılmaz.
10 bin liralık ödeme iddiası
İddianın merkezinde belediyenin 4 bin personeline kişi başı 10 bin lira verdiği bilgisi yer alıyor. Bu rakam doğruysa, belediye bütçesinden yaklaşık 40 milyon liralık nakit çıkışı anlamına gelir.
Ödemenin maaş, sosyal destek, ikramiye, avans veya başka bir kalem üzerinden yapılıp yapılmadığı açıklığa kavuşmuş değil. Kamu kurumlarında bu tür harcamaların niteliği, bütçe tertibi ve yetkili organ kararıyla birlikte değerlendirilir.
Üsküdar’da yönetim değişimi
Soykan'ın yazdığı çerçeve, Sinem Dedetaş'ın tutuklanması sonrasında belediyede yapılan seçimlere ve yönetimin AKP'ye geçmesine dayanıyor. Bu zincirde hem hukuki süreç hem de belediye içi karar mekanizması iddianın ağırlığını artırıyor.
Yerel yönetimlerde başkanlık değişimi, yalnızca siyasi temsil meselesi değildir. Personel ödemeleri, hizmet alımları, sosyal destek programları ve belediye şirketleri üzerinden yapılan harcamalar yeni yönetimin ilk denetlenen başlıkları arasında yer alır.
Üsküdar gibi büyük ilçe belediyelerinde personel sayısı ve düzenli giderler, bütçenin ana kalemlerinden birini oluşturur. Bu nedenle 4 bin kişilik bir ödeme iddiası, bireysel bir yardım kararından çok kurumsal mali işlem olarak incelenir.
Kayıtlar iddianın yönünü belirler
İddianın doğrulanması için ödeme listeleri, banka kayıtları, bordro kalemleri ve belediye meclisi kararları belirleyici olur. Eğer ödeme belediye bütçesinden yapıldıysa, harcamanın dayanağının hangi karar veya yönetmelik olduğu sorusu öne çıkar.
Ödemenin belediye şirketleri üzerinden yapıldığı ortaya çıkarsa denetim alanı genişler. Belediye şirketleri personel istihdamında sık kullanıldığı için para akışının hangi hesaplardan geçtiği, idari sorumluluğun kimde olduğunu gösterebilir.
İddia doğrulanırsa Üsküdar Belediyesi için ilk sonuç mali denetim baskısının artması olur. Bu durumda muhalefet grupları meclis soru önergeleri, Sayıştay denetimi veya savcılık başvurusu gibi yolları gündeme taşıyabilir.
İddia kayıtlarla desteklenmezse dosya daha çok siyasi beyan ve karşılıklı suçlama alanında kalır. Bu senaryoda belediye yönetiminin yazılı açıklaması, ödeme kalemlerinin dökümü ve personel temsilcilerinin beyanları kamuoyundaki tartışmanın sınırını çizer.
Belediye bütçesine siyasi basınç
Bu dosya yalnız Üsküdar'la sınırlı bir tartışma üretmeyebilir. Büyükşehir ilçelerinde yönetim değişimi sonrasında personel politikası, belediye şirketlerinin mali yapısı ve seçim sonrası harcama kararları diğer belediyeler için de emsal tartışma başlığına dönüşebilir.
Yerel yönetimler açısından temel risk, personel ödemelerinin siyasi sadakat aracı olarak algılanmasıdır. Böyle bir algı güçlenirse, belediye bütçelerinin sosyal destek ve çalışan hakları ile parti siyaseti arasındaki sınırı daha sıkı denetime açılır.
Bundan sonraki süreçte üç belge türü kritik olacak: ödemenin yapıldığını gösteren banka veya bordro kayıtları, harcamanın dayanağını gösteren belediye kararı ve yönetimin resmi açıklaması. Bu kayıtlar ortaya çıkmadan iddia, siyasi etkisi yüksek fakat doğrulama ihtiyacı süren bir dosya olarak kalır.