ABD cari açığı 190,7 milyar dolara geriledi.
Beş yılın en düşük seviyesi kaydedildi.
Birincil gelir dengesi fazlaya geçti.

Atlas AI
ABD’nin cari işlemler açığı 2025’in dördüncü çeyreğinde belirgin biçimde daraldı ve 2021’in ilk çeyreğinden bu yana en düşük seviyeye indi. ABD Ticaret Bakanlığı’nın 25 Mart 2026’da yayımladığı verilere göre Ekim–Aralık 2025 döneminde cari açık, bir önceki çeyreğe kıyasla %20,2 azalarak 190,7 milyar dolara geriledi. Piyasa beklentisi 211 milyar dolar düzeyindeydi; gerçekleşme bu tahminin altında kaldı.
Veri setinde geriye dönük revizyon da dikkat çekti. Bir önceki çeyrek için daha önce 226,4 milyar dolar olarak açıklanan cari açık, 239,1 milyar dolara revize edildi. Bu revizyon, çeyrekler arası karşılaştırmayı yaparken baz etkisini değiştiriyor ve son çeyrekteki düşüşün büyüklüğünü yorumlarken revize edilen seviyeyi referans noktası haline getiriyor.
Cari açığın GSYH’ye oranı dördüncü çeyrekte %2,4’e indi. Bir önceki çeyrekte bu oran %3,1 seviyesindeydi. Orandaki gerileme, nominal açıkta düşüşün yanı sıra ekonomik büyüklükle kıyaslandığında dış finansman ihtiyacının daha sınırlı bir düzeye geldiğini gösteriyor.
Daralmanın arkasındaki ana kanallar iki başlıkta toplandı: birincil gelir dengesinin fazlaya dönmesi ve mal ticareti açığının azalması. Birincil gelir dengesi; yatırımlardan elde edilen gelirler ve sınır ötesi ücret/gelir akımlarını kapsadığı için, bu kalemdeki iyileşme ABD’nin dış varlık ve yükümlülüklerinden kaynaklanan net gelir akışında kısa vadeli bir değişime işaret ediyor.
Mal ticareti açığındaki azalma ise ithalat-ihracat dengesinde, özellikle mal kaleminde, önceki çeyreğe göre daha dengeli bir görünüm oluştuğunu gösteriyor.
Cari işlemler dengesi, ABD’nin dış finansman ihtiyacını ve küresel tasarruflarla kurduğu ilişkiyi izlemek için temel göstergelerden biri olarak görülüyor. Açığın beklentinin altında gelmesi, dış dengeye dair kısa vadeli algıyı etkileyebilir; ancak revizyonlar ve kalem bazlı hareketler, eğilimi değerlendirirken tek bir çeyreğe dayalı okumaların sınırlı kalabileceğini hatırlatıyor.
Bu veri, dış denge dinamiklerinin gelir kalemleri ve mal ticareti üzerinden aynı anda değişebildiğini ve politika ile piyasa analizlerinde alt kırılımların önemini öne çıkarıyor.
Ülke Etkisi: Cari açığın GSYH’ye oranındaki gerileme, ABD’nin dış finansman ihtiyacının ölçek olarak değişebileceğini ve makro politika tartışmalarında dış denge başlığının ağırlığını etkileyebilir. Birincil gelir dengesinin fazlaya dönmesi, dış varlık-yükümlülük yapısının kamuoyu ve düzenleyici gündemde daha yakından izlenmesine yol açabilir.
Sektör Etkisi: Mal ticareti açığındaki azalma, dış ticarete duyarlı sektörlerde sipariş, fiyatlama ve tedarik zinciri planlamasında kısa vadeli beklentileri etkileyebilir. Gelir dengesindeki hareket, sınır ötesi yatırım gelirlerine duyarlı finansal kurumlar ve çok uluslu şirketlerin raporlamalarında izlenen kalemlerin önemini artırabilir.
Piyasa Etkisi: Beklentinin altında gelen açık, döviz piyasasında ve ABD varlıklarına yönelik sermaye akımları beklentilerinde kısa vadeli fiyatlamaları etkileyebilir. Revize edilen önceki çeyrek verisi, zaman serisi değerlendirmelerinde oynaklığı artırarak tahvil faizleri ve risk primleri üzerinden aktarım kanalları yaratabilir.