Avrupa Birliği'nde satılmayan giysi ve ayakkabıların imhası yasaklandı
Avrupa Birliği, tekstil atıklarını azaltmak amacıyla satılmayan ürünlerin imhasını yasaklayarak şirketleri bağış yapmaya zorunlu kıldı.
Ayla Demirhan ·

Avrupa Birliği, büyük tekstil markalarının satılmayan giysi ve ayakkabıları imha etmesini yasaklayan yeni düzenlemeyi yürürlüğe koydu. Şirketlerin artık mağazalarında veya depolarında elde kalan hiç kullanılmamış ürünleri yeniden satmak ya da bağışlamak zorunda bırakıldığı kural, hazır giyim sektöründeki israfı önlemeyi hedefliyor.
İmha süreci bundan böyle yalnızca, ürünlerin birden fazla sosyal kuruluşa bağış olarak teklif edilmesine rağmen belirli bir süre içinde kabul edilmemesi halinde uygulanabilecek.
Avrupa Komisyonu verilerine göre, Avrupa bölgesinde her yıl satılamayan tekstil ürünlerinin yüzde 9'u yok ediliyor. Büyük markalar bugüne kadar bu ürünleri uzun süre depolamanın veya yeniden satışa sunmanın, doğrudan yakarak imha etmekten daha masraflı olması gerekçesiyle şirket politikası olarak bu yönteme başvuruyordu. Yeni düzenleme, atık yönetimini zorunlu kılarak perakende ekosisteminde döngüsel ekonomiyi güçlendirmeyi amaçlıyor.
İkinci el pazarında indirimli arz beklentisi
Alman Perakendeciler Birliği
Sektör temsilcileri, piyasaya yönelik bu müdahalenin tüketiciye fiyat avantajı olarak yansıyabileceğini öngörüyor. Alman Perakendeciler Birliği, yasağın tüketicilere fayda sağlayacağını belirterek; uygulamanın ardından outlet mağazalar, tasfiye satışları ve ikinci el kanalları üzerinden indirimli ürün arzının artabileceğine dikkat çekti.
Yeni kuralları desteklediklerini belirten Alman Moda Endüstrisi Birliği Genel Müdürü Thomas Lange, giysilerin değerli ürünler olduğunu ve imha edilmelerinin mutlaka önlenmesi gerektiğini vurguladı.
Avrupa dışı tedarikçiler ve denetim boşluğu uyarıları
Endüstrideki olumlu yaklaşıma karşın
Endüstrideki olumlu yaklaşıma karşın, kuralın uygulama alanı ve denetim mekanizmalarına dair endişeler sürüyor. Sektör yöneticileri, düzenlemenin mevcut haliyle yalnızca Avrupa'da fiziki faaliyet gösteren büyük üreticileri kapsamasını eksik buluyor. Asıl sorunun, Avrupa dışındaki tedarikçilerden e-ticaret yoluyla doğrudan sipariş edilen ucuz giyim ürünlerinde yoğunlaştığı ifade ediliyor.
Çevre örgütleri ise yasağın pratikteki uygulanabilirliğini sorguluyor. Greenpeace yetkilisi Moritz Jager-Roschko, yasağı ilke olarak doğru bulmakla birlikte sistemde önemli açıklar yer aldığını belirtti. Şirketlerin ürünleri farklı şekillerde sınıflandırarak bu kuralları kolayca aşabileceği uyarısında bulunan Jager-Roschko, piyasada etkili bir denetim mekanizması kurulmadığı takdirde sektörde hiçbir şeyin değişmeyeceğini vurguluyor.