ABD’den Türkiye’ye Küresel Dizel Şoku

Motorin fiyatları ABD ve Türkiye’de jeopolitik arz şoklarıyla yükselirken, taşıma ve gıda maliyetleri için yeni baskı oluşuyor.

Atlas Newsdesk ·

ABD’den Türkiye’ye Küresel Dizel Şoku

Motorin fiyatları ABD ve Türkiye’de jeopolitik arz şoklarıyla yükselirken, taşıma ve gıda maliyetleri için risk büyüyor.

Aktarılan fiyatlamada ABD’de motorin pazartesi günü galon başına 6,23 dolara, litre bazında yaklaşık 1,65 dolara çıktı. Türkiye’de 14 Eylül itibarıyla İstanbul’da 89,01 TL olan litre fiyatı, rafineri çıkışına yansıması beklenen 6,62 TL artışla 95-97 TL aralığına yaklaşacak.

6,62 dolarlık pompa baskısı

Türkiye’de motorin Ankara’da 90,16 TL, İzmir’de 90,43 TL seviyesinde veriliyor; bu fiyatlar İstanbul’un 89,01 TL düzeyinin üzerinde. Yeni artışın tam yansıması halinde üç büyük şehirde pompa fiyatı 100 TL eşiğine birkaç lira mesafeye gelecek.

Dizel yakıtın ağırlığı, benzinden farklı olarak hane bütçesinden önce üretim ve dağıtım zincirinde hissediliyor. Traktör, kamyon, şehirler arası yük taşımacılığı ve soğuk zincir maliyetleri aynı kalemde toplandığı için pompadaki artış raf fiyatlarına gecikmeli yansıyabiliyor.

Türkiye için kur etkisi de aynı zincire ekleniyor. Dolar/TL’nin 48,60 seviyesinde verildiği tabloda, ithal ürün maliyeti ve vergi yükü pompadaki fiyatın ana bileşenleri olarak öne çıkıyor.

Rafineri saldırıları arzı daraltıyor

Arz tarafındaki sıkışmanın iki ana kaynağı Rus rafinerilerine yönelen dron saldırıları ve Hürmüz Boğazı’ndaki askeri risk olarak gösteriliyor. Başkan Trump’ın dönüş yolunda Ukrayna lideri Volodimir Zelenskiy’den Rus enerji tesislerine saldırıları durdurmasını istediği aktarıldı.

Ukrayna’nın Krasnodar, Yaroslavl ve Perm çevresindeki rafineri altyapısını hedef aldığı belirtilen saldırılar, Rusya’nın işlenmiş ürün kapasitesine ilişkin kaygıları artırdı. Moskova’nın temmuz ayında iç talep gerekçesiyle dizel ihracatını durdurduğunu açıkladığı aktarılıyor.

Bu tablo Türkiye açısından Rusya’dan sağlanan indirimli ham petrol ve işlenmiş ürün akışının zayıflaması anlamına geliyor. Rus ürününün azalması halinde Türk rafinerileri ve dağıtıcıları Akdeniz piyasasında daha yüksek primlerle alım yapmak zorunda kalabilir.

Hürmüz geçişi maliyeti büyütüyor

Hürmüz Boğazı için aktarılan veriler, enerji taşımacılığında ikinci sıkışma noktasına işaret ediyor. Uluslararası Enerji Ajansı’na atfedilen rakamlara göre kriz öncesinde günde 125 tanker geçişi görülen hatta akaryakıt ve ham petrol ihracatı dörtte bir düzeyine inerek günlük 390 bin varile kadar geriledi.

Ham petrol fiyatı tek başına bu baskıyı açıklamıyor. Sorun, ham petrolün ağır sanayi, tarım ve nakliye için kullanılan orta distilat ürünlere dönüştürülmesinde kapasite ve lojistik kısıtlarının aynı anda devreye girmesi.

Türkiye’de yük taşımacılığının yüzde 85’inden fazlasının karayoluyla yapıldığı belirtiliyor. Bu oran doğru kabul edildiğinde, motorindeki her kalıcı artış tarım ürünlerinden perakende dağıtıma kadar geniş bir maliyet kanalını çalıştırıyor.

Hürmüz ve rafineri senaryoları

Eğer Rus rafineri kapasitesindeki kayıp sürer ve Hürmüz geçişleri sınırlı kalırsa, küresel ölçekte nakliye ve ısınma yakıtı maliyetleri enflasyon üzerinde baskı kurabilir. Türkiye’de aynı senaryo ithalat faturası, kur geçişkenliği ve vergi bileşimi üzerinden pompa fiyatını daha yukarı taşıyabilir.

Eğer Hürmüz’de geçiş güvenliği artar ve Rus ürün akışı kısmen dönerse, dizel ile ham petrol arasındaki fiyat farkı daralabilir. Bu durumda ABD’de taşımacılık maliyetleri ve Türkiye’de akaryakıt zammı baskısı hafifleyebilir, ancak stokların yeniden kurulması zaman alır.

Ana belirsizlik, askeri gerilimin enerji altyapısı ve deniz taşımacılığı üzerindeki etkisinin ne kadar süreceği. Pompa fiyatları için izlenecek ilk eşik Türkiye’de 100 TL, küresel piyasa için ise orta distilat arzının yeniden dengelenip dengelenmeyeceği olacak.

More stories