ABD'den Hizbullah yaptırımı: 9'u Türk 10 kişi listeye alındı

OFAC yaptırımı, ABD’nin Hizbullah’a nakit taşıdığı iddiasıyla 10 kişiyi listelemesiyle Türkiye bağlantılı döviz ve kurye ağlarını hedef aldı.

Atlas Newsdesk ·

ABD'den Hizbullah yaptırımı: 9'u Türk 10 kişi listeye alındı

OFAC yaptırımı, ABD’nin Hizbullah’a nakit aktardığını ileri sürdüğü 10 kişiyi hedef aldı; listedekilerin dokuzu Türk, biri İran vatandaşı.

ABD Hazine Bakanlığı’na bağlı Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi (OFAC), 20 Ağustos tarihli açıklamasında kararın Lübnan, Türkiye, Birleşik Arap Emirlikleri ve İran hattında işlediği iddia edilen bir kurye düzenine dayandığını bildirdi. Bakanlığa göre nakit, ticari uçuşlar üzerinden taşındı ve bazı transferler yüz milyonlarca dolara varan meblağlara ulaştı.

Washington, bu yöntemin Hizbullah’a bankacılık kanallarının dışında döviz sağladığını ve mevcut yaptırım engellerini aşmasına yardım ettiğini ileri sürdü. Açıklamada adı geçen kişilerin iddialara yanıtlarına yer verilmedi; kararda herhangi bir mahkumiyet hükmünden de söz edilmedi.

Yılmaz için kurye ağı iddiası

Hazine Bakanlığı, ağın merkezindeki isim olarak Türk iş insanı Yunus Alper Yılmaz’ı gösterdi. OFAC kayıtlarında Yılmaz’ın 1982’de Mersin’de doğduğu ve Türk vatandaşı olduğu bilgisi yer aldı.

Bakanlığın iddiasına göre Yılmaz, bölge ülkeleri ile Hizbullah’ın Lübnan’daki yapısı arasında nakit taşıyan kuryeleri organize etti. Açıklamada, Türkiye merkezli bazı döviz bürolarının ticari işlemlerde örtü olarak kullanıldığı ve İran Devrim Muhafızları Ordusu Kudüs Gücü bağlantılı transferler için şirketler ile banka hesapları sağlandığı öne sürüldü.

ABD makamları, söz konusu döviz bürolarının, şirketlerin veya hesapların adlarını kamuya açıklamadı. Bu eksik, yaptırım kararının uygulanmasında finans kuruluşlarının müşteri taraması, nihai faydalanıcı kontrolü ve bağlantılı işlem incelemelerine daha fazla yük bindirebilir.

OFAC ayrıca Halil İbrahim Kaçmaz ve Önder Dede’nin döviz bürolarından nakit topladığını ileri sürdü. Yılmaz, Kaçmaz ve Dede; Kudüs Gücü’ne maddi, mali veya teknolojik destek sağladıkları iddiasıyla listeye alındı.

Ticari uçuşlarla Lübnan hattı

Kararda Vasfi Akyüz için hem lojistik koordinatörü hem de kurye rolü tanımlandı. OFAC, Akyüz’ün nakit taşıyan kişilerin güzergah ve hareketlerini organize ettiğini ileri sürdü.

Mehmet Akyüz, Mehmet Acur, Feyyad Karasalih, Gülay Kaya Savcı, Emrah Ayaz ve İran vatandaşı Masoud Mousafar için iddia daha doğrudan kurye faaliyetine odaklandı. Hazine Bakanlığı’na göre bu kişiler, Hizbullah’a ulaştırılacak nakdi ticari uçuşlarla Lübnan’a gizlice taşıdı; OFAC kaydında Mousafar’ın konumu Türkiye olarak belirtildi.

Bakanlık, ağın daha önce Kudüs Gücü’nün hayatını kaybeden finans yetkilisi Behnam Shahriyari ile bağlantılı olduğunu da bildirdi. Bu atıf, kararın yalnızca Hizbullah finansmanına değil, İran bağlantılı bölgesel para hareketlerine de bağlandığını gösteriyor.

Mal varlığı blokajı genişliyor

Yaptırım kararı, listedeki kişilerin ABD’de bulunan veya ABD’li kişilerin mülkiyetinde ya da kontrolünde olan varlıklarının bloke edilmesini öngörüyor. Bu kişilerin doğrudan ya da dolaylı olarak yüzde elli veya daha fazla pay sahibi olduğu kuruluşlar da aynı kapsamda değerlendirilecek.

OFAC izni veya yasal istisna bulunmadıkça, ABD vatandaşlarının ve ABD’den geçen işlemlerin bu kişilerle bağlantılı mal varlığı ya da mali menfaat içermesi genel olarak yasaklanacak. Hazine Bakanlığı ayrıca bu kişiler adına önemli işlem yapan yabancı finans kuruluşlarının ikincil yaptırım riskiyle karşılaşabileceğini bildirdi.

Washington aynı kararda Hizbullah için yaptırım gerekçesini genişletti. ABD, örgütü 1997’de yabancı terör örgütü, 2001’de özel olarak belirlenmiş küresel terörist olarak ilan etmişti; yeni karar bu statüyü kaldırıp yeniden kurmuyor, Kudüs Gücü adına hareket edildiği iddiasını mevcut çerçeveye ekliyor.

Eğer OFAC, adı açıklanmayan döviz büroları ve hesaplarla ilgili ek tanımlar yaparsa, Türkiye bağlantılı para transferlerinde bankaların uyum kontrolleri daha sıkı hale gelebilir. Böyle bir adım, küresel dolar işlemlerinde risk iştahını azaltabilir, listelenen kişilerle bağlantılı şirketlerin hesap erişimini daraltabilir ve bölgedeki döviz bürosu sektöründe karşı taraf incelemelerini artırabilir.

Eğer karar mevcut kişi listesiyle sınırlı kalırsa, etki daha çok bu 10 isim ve onların kontrol ettiği varlıklar üzerinde yoğunlaşır. Bu senaryoda ana belirsizlik, ABD makamlarının iddia edilen ağdaki şirket, hesap ve finansal aracıları ayrıca tanımlayıp tanımlamayacağıdır.

Kaynak: Gazete Oksijen

More stories

Son haberler