ABD-İran müzakereleri için ikinci tur belirsizliği sürüyor

ABD-İran müzakereleri ikinci turu belirsiz; uranyum zenginleştirme ve stokların akıbeti anlaşmazlığı ateşkes takvimiyle baskı yaratıyor.

Cuneyd Erdogan ·

ABD-İran müzakereleri için ikinci tur belirsizliği sürüyor

ABD ile İran arasındaki nükleer müzakerelerde ilk tur sonuç vermedi ve ikinci turun takvimi ile yeri netleşmedi. İlk tur, tarafların uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin süresi, kapsamı ve mevcut stokların akıbeti konusunda uzlaşamaması nedeniyle kilitlendi. Bu belirsizlik, iki haftalık geçici ateşkesin bitişine yaklaşılırken diplomatik baskıyı artırıyor.

Görüşmeler 11 Nisan’da Pakistan’ın İslamabad kentinde yapıldı ve 21 saat sürdü. ABD heyetine Başkan Yardımcısı JD Vance liderlik etti. The New York Times’ın aktardığı çerçevede Washington, İran’ın uranyum zenginleştirmeyi 20 yıl boyunca tamamen durdurmasını ve mevcut zenginleştirilmiş uranyum stoklarını ülke dışına çıkarmasını istedi.

Tahran bu talepleri kabul etmedi. İran, zenginleştirmeyi beş yıllık geçici bir süreyle askıya alma seçeneğini gündeme getirdi ve stokları ülke dışına göndermek yerine mevcut stokların zenginleştirme seviyesini düşürmeyi önerdi. ABD Başkanı Donald Trump, bu karşı teklifi yetersiz buldu ve geri çevirdi.

İlk turun başarısızlığına rağmen taraflar diplomatik kanalları kapatmadı. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, anlaşmazlıkların tek turda çözülmesini beklemediklerini söyledi. ABD tarafı da görüşmelerin sürmesine kapıyı açık bırakan mesajlar verdi.

İkinci tur için ise çelişkili bilgiler öne çıkıyor. Reuters, ABD ve İran heyetlerinin bu hafta yeniden İslamabad’da buluşabileceğini yazdı. Pakistan Dışişleri’nden bir yetkili ise Al Jazeera’ya net bir tarih belirlenmediğini söyledi; Cenevre, Türkiye ve Mısır gibi alternatif yerler de gündemde.

Müzakereler, 28 Şubat’ta ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla başlayan ve bölgesel gerilime dönüşen süreçten sonra hız kazandı. 8 Nisan’da ilan edilen iki haftalık geçici ateşkes, taraflara sınırlı bir müzakere penceresi açtı. Ateşkesin önümüzdeki hafta sona erecek olması, sahadaki risklerin yeniden yükselmesi ihtimalini masada tutuyor.

Trump, Beyaz Saray’daki açıklamalarında anlaşma ihtimalinin sürdüğünü ve İran’ın temas kurduğunu öne sürdü; temel koşul olarak “İran nükleer silaha sahip olamaz” çizgisini yineledi. Vance de bir sonraki adımın Tahran’dan gelmesi gerektiğini belirterek baskıyı artırdı.

Bu aşamada süreç, zenginleştirmenin tamamen durdurulması ile sınırlı süreli askıya alma yaklaşımı arasındaki farkın nasıl kapatılacağına ve stokların yönetimi için hangi doğrulama/denetim mekanizmalarının kabul edileceğine bağlı görünüyor.

Geçmiş deneyimler, bu tür dosyalarda takvim ve yer belirsizliğinin çoğu zaman pazarlık alanını genişletmek için kullanıldığını gösteriyor. Ancak mevcut tabloda ateşkesin süresi, görüşmelerin hızını ve tarafların risk iştahını doğrudan etkileyen bir zaman baskısı yaratıyor. İkinci turun yapılıp yapılmayacağı ve yapılırsa hangi çerçevede ilerleyeceği, hem nükleer dosyanın yönetimi hem de bölgesel güvenlik dengeleri açısından yakından izleniyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: İran’da yaptırımlar, denetim ve nükleer programın kapsamı tartışmaları iç siyaset ve ekonomik beklentiler üzerinden baskı yaratabilir. ABD’de ise müzakere çizgisi, yönetimin güvenlik kredibilitesi ve bölgesel angajman maliyetleriyle birlikte ele alınabilir.

Sektör Etkisi: Enerji ve deniz taşımacılığı gibi bölgesel risklere duyarlı sektörlerde sigorta, navlun ve tedarik planları ateşkes takvimine göre yeniden fiyatlanabilir. Nükleer doğrulama ve uyum süreçleri, ilgili teknoloji ve denetim hizmetlerine yönelik talebi etkileyebilir.

Piyasa Etkisi: Jeopolitik risk primi, ateşkesin uzaması ya da bozulması ihtimaline bağlı olarak petrol fiyatları ve riskten kaçış kanalları üzerinden piyasalara yansıyabilir. Görüşmelerin yönü, yaptırım beklentileri ve bölgesel güvenlik algısı üzerinden döviz, emtia ve kredi spreadlerinde oynaklığı etkileyebilir.

More stories