ABD-İran hattında yeniden savaş alarmı

ABD, İran’daki Devrim Muhafızları hedeflerine yeni hava saldırıları başlattı. Tahran’ın Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğini engellemesi ve ABD hedeflerine…

Atlas Newsdesk ·

ABD-İran hattında yeniden savaş alarmı

Hürmüz Boğazı çevresinde ABD, Devrim Muhafızları bağlantılı noktaları vurdu; iki tanker haberi petrol arzı riskini artırdı.

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı, salı günü İran’daki İslam Devrim Muhafızları Ordusu hedeflerine saldırı başlattığını açıkladı. CENTCOM, operasyonu Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemilere ve bölgede konuşlu Amerikan askerlerine yönelik son girişimlerin ardından gelen bir karşılık olarak tanımladı.

İran devlet televizyonu, Hürmüz Boğazı’nın kuzeyindeki Keşm Adası çevresinde patlamalar bildirildiğini duyurdu. Devlet bağlantılı Nour News ise Bandar Abbas ve güney kıyısındaki Çabahar Limanı için benzer patlama haberleri aktardı.

CENTCOM saldırıları doğruladı

ABD Başkanı Donald Trump, saldırıların Hürmüz Boğazı yakınındaki İran hedeflerine yöneldiğini söyledi. Trump, İran’ın yeniden deniz mayını döşeme girişimlerini ve Ürdün’deki Amerikan üssüne 8 füze fırlatılmasını gerekçe gösterdi.

Trump, İran’ın misilleme yapması halinde daha geniş çaplı saldırılar düzenleneceğini belirtti. ABD Başkanı, İran’ın bazı bölgelerde radarları yeniden kurduğunu, ABD’nin bu tesisler tamamlandıktan sonra onları hedef aldığını da savundu.

Washington cephesinde askeri hamleye ekonomik baskı mesajı da eşlik etti. ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, ABD’nin yeni yaptırımlar hazırladığını söyledi; bu açıklama, çatışmanın yalnızca hava saldırılarıyla değil finansal kısıtlamalarla da yürütüldüğünü gösterdi.

Petrol geçişinde Hürmüz baskısı

Petrol fiyatları, taraflar arasında temmuz ayından bu yana görülen ilk doğrudan karşılıklı saldırıların ardından yükselmişti. Hürmüz Boğazı’ndan çıkan iki tankerin vurulduğuna ilişkin haberler, zaten hassas olan enerji akışına yeni bir risk ekledi.

Tahran, Körfez’den petrol ihracatının engellenebileceği mesajını sürdürdü. İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, İran’ın petrol satmasının engellenmesi halinde bölgeden kimsenin petrol ihraç edemeyeceğini söyledi.

Bu tehdit, enerji piyasaları açısından boğaz geçişlerinin askeri hedef haline gelmesinden daha geniş bir mesele yaratıyor. Eğer tanker trafiği sigorta, rota ve güvenlik maliyetleri nedeniyle yavaşlarsa, fiyat baskısı yalnızca ham petrol kontratlarında değil navlun ve rafineri tedarik planlarında da hissedilebilir.

Mutabakat süresi kapandı

Altı aydır süren çatışma, son saldırılardan önce yaptırımlar, ablukalar ve karşılıklı ekonomik baskılarla ilerleyen bir hatta kaymıştı. Pazar günü ABD kuvvetleri İran’ın Larak Adası’nı vurmuş, İran da Ürdün’deki iki ABD hava üssüne füze fırlatarak karşılık vermişti.

Haziran tarihli Mutabakat Zaptı, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta başlattığı saldırılardan sonra İran ve Lübnan’daki çatışmaların sona erdiğini ilan etmişti. Ancak belge, en zor başlıkları daha sonraki görüşmelere bırakmış ve 60 günlük bir müzakere süreci öngörmüştü.

Bu süre yeni bir anlaşma olmadan kapandı. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Bişkek’teki Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesinde Washington’ın yükümlülüklerine dönmesi halinde Tahran’ın da aynı yönde karşılık vereceğini söyledi.

Misilleme iddiaları ayrışıyor

İran Devrim Muhafızları Ordusu, Ürdün’ün Akabe kenti yakınındaki Camp Titin adlı ABD Deniz Piyadeleri kışlasını balistik füzelerle hedef aldığını açıkladı. Açıklamada çok sayıda ABD askerinin öldürüldüğü ileri sürüldü, ancak can kaybı iddiası saldırının ardından bağımsız biçimde doğrulanmadı.

Devrim Muhafızları, saldırıyı ABD’nin Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik kentinde düğün töreninin düzenlendiği bir konuta yönelik saldırısına misilleme olarak nitelendirdi. Örgüt, karşılıkların devam edeceğini belirterek askeri tansiyonun kısa sürede düşmeyebileceği mesajı verdi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Washington’ın müzakereyi şart dayatmakla karıştırdığını savundu. Bekayi, Tahran’ın hem savaş alanında hem diplomatik kanallarda elindeki imkanları kullanacağını söyledi.

Eğer taraflar saldırıları sınırlı tutarsa, küresel etki büyük ölçüde petrol fiyatları, sigorta maliyetleri ve bölgesel risk primi üzerinden izlenir. ABD açısından odak askerlerinin korunması ve yaptırımların uygulanması olurken, enerji ve deniz taşımacılığı sektörü Hürmüz geçişinin açık kalıp kalmadığına göre pozisyon alır.

Eğer misillemeler genişlerse, enerji piyasaları daha sert arz kesintisi senaryosunu fiyatlamaya başlayabilir. Bu durumda Washington daha fazla askeri kaynak ayırmak zorunda kalır, Tahran üzerindeki yaptırım baskısı artar ve tanker işletmecileri Körfez çıkışlarını yeniden değerlendirmek zorunda kalır.

More stories