20 yıl sonra BM'den İran için nükleer silah alarmı: Kameralar kapatıldı, yetkililer tesisten çıkartıldı
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı devre dışı bırakılan izleme kameraları ve tesislere erişimi engellenen yetkililer nedeniyle İran'ın nükleer faaliyetleri…
Atlas Newsdesk ·

UAEA, İran nükleer dosyasını BM Güvenlik Konseyi'ne taşıyarak Tahran'ın denetim yükümlülüklerine uymadığını resmileştirdi.
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı Guvernörler Kurulu'ndaki 35 üyeden 23'ü çarşamba günü sevk kararını destekledi. Rusya, Çin ve Nijer karara karşı oy kullandı.
Karar, ajansın Haziran 2025'te İran'ın nükleer güvenlik yükümlülüklerine uymadığı yönündeki tespitinin ardından geldi. Tahran en son 2006 başında Güvenlik Konseyi'ne bildirilmiş, Konsey o süreçte yaptırımlar dahil bir dizi adım atmıştı.
Kurulda 23 oyla sevk
İran'ın UAEA nezdindeki diplomatik misyonu, kararı sosyal medya açıklamasında “siyasi” ve “uzlaşı olmaksızın kabul edilmiş” diye niteledi. Tahran, ajansın hiçbir zaman nükleer maddelerin başka amaçlara yönlendirildiğini doğrulamadığını savundu.
Güvenlik Konseyi'nin yeni bildirim karşısında 2006'dakine benzer bir hat izleyip izlemeyeceği açık değil. Rusya ve Çin, Konsey'in daimi üyeleri olarak önerilen adımları tek başlarına veto edebiliyor.
Sevk süreci, İran'ın nükleer faaliyetlerini on yılı aşkın süredir izleyen denetim düzeninin aşınmasına ilişkin dosyayı yeniden diplomatik merkeze taşıyor. Bu dosyada kamera erişimi, tesis bildirimleri, müfettişlerin çalışması ve uranyum zenginleştirme seviyesi aynı anda tartışılıyor.
JCPOA erişimi 2019'da daraldı
2015 tarihli Ortak Kapsamlı Eylem Planı, İran'ın uranyum zenginleştirmesine sınırlar koymuş ve UAEA'ya mühürler, kameralar, sensörler ve günlük denetimler içeren bir izleme sistemi vermişti. Anlaşma Ocak 2016'da yürürlüğe girdiğinde ajans İran'ın şartlara uyduğunu doğruladı.
Başkan Donald Trump'ın ilk döneminde ABD'nin Mayıs 2018'de anlaşmadan çekilmesine rağmen İran, 2019 ortasına kadar erişim koşullarına uymayı sürdürdü. UAEA raporlarına göre uyum aynı yıl düşük oranda zenginleştirilmiş uranyum stokunun anlaşma sınırını aşmasıyla çözülmeye başladı.
İran parlamentosunun Aralık 2020'de çıkardığı yasa, ajansın gelişmiş izleme ve doğrulama hükümleri kapsamındaki erişimini daralttı. Yasa, ABD yaptırımları hafifletmezse uranyumun yüzde altmış saflıkta zenginleştirilmesi dahil nükleer programın hızlandırılmasını öngörüyordu.
Tahran önce izleme ekipmanlarının tesislerde kalmasını ve verilerin yerel olarak saklanmasını kabul etti, ancak bu düzenleme 2021 ortasında çöktü. İran daha sonra Karaj'daki bir santrifüj atölyesinde kameraları devre dışı bıraktı; Haziran 2022'de JCPOA kapsamındaki tüm izleme ekipmanlarının kaldırılmasını istedi.
Fordo bulgusu denetimi zorladı
UAEA, Ocak 2023'te Fordo tesisinde daha önce bildirilmemiş bir santrifüj grubunu tespit etti. Ajansa göre bu düzenek yüzde 83,7 saflıkta uranyum zenginleştiriyordu; bu oran, yaklaşık yüzde doksan kabul edilen silah seviyesine yakındı.
Tek bir eski ABD'li diplomatın anlatımına göre bulgu, deneyimli bir Rus müfettişin santrifüj borularındaki ince değişikliği fark etmesiyle ortaya çıktı. İran aylar sonra o müfettişi ve uranyum zenginleştirme alanında çalışan başka UAEA uzmanlarını ülkeden çıkardı.
UAEA Başkanı Rafael Grossi, müfettişlerin çıkarılmasını ajansın İran programını izleme kapasitesine “çok ciddi bir darbe” olarak tanımladı. Ajans ayrıca 2021'de İran güvenlik güçlerinin müfettişlere “aşırı müdahaleci fiziksel aramalar” uyguladığını bildirdi.
Nükleer politika uzmanı James Acton, İran'ın teknik bilgi birikimi ve siyasi ortam nedeniyle denetimlerin artık daha sınırlı sonuç verebileceğini söyledi. Acton, “Hem teknik hem de siyasi nedenlerle... İran bu noktada bomba yapmak isterse bunu yapacağını düşünüyorum” dedi ve üç yıl içinde nükleer silaha sahip olma ihtimalini yüzde elli gördüğünü belirtti.
Konsey süreci yaptırımlara uzanırsa, İran üzerindeki finansal ve diplomatik baskı artabilir; bu yol küresel ölçekte enerji ve güvenlik risk primini yükseltebilir. Tahran açısından mekanizma daha sıkı izolasyon, nükleer denetim sektörü açısından ise erişim ve doğrulama standartlarının nasıl korunacağı sorusudur.
Rusya veya Çin veto hattını işletirse, dosya Konseyde ilerlemek yerine UAEA raporları ve ikili diplomasi üzerinden baskı üretmeye devam eder. Bu durumda küresel etki daha sınırlı kalabilir, İran üzerindeki maliyet daha parçalı uygulanır ve nükleer denetim rejimi sahadaki erişim kaybıyla baş başa kalır.