Türkiye depozito iade sistemi 10 günde 19 milyon ambalaj topladı

Türkiye'de 1 Temmuz'da başlayan depozito iade sistemi, ilk 10 günde 19 milyona yakın ambalaj topladı; işletmeler için kayıt süreci Ekim sonuna kadar devam…

Ayla Demirhan ·

Türkiye depozito iade sistemi 10 günde 19 milyon ambalaj topladı

Türkiye genelinde Sıfır Atık Hareketi kapsamında 1 Temmuz itibarıyla ulusal entegrasyon dönemi başlayan Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi, uygulamanın ilk on gününde 18,7 milyonu aşkın içecek ambalajını geri dönüşüm sürecine kattı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesindeki Türkiye Çevre Ajansı tarafından yürütülen merkezi altyapı, ülkenin 81 ili ve 973 ilçesinde eşzamanlı olarak faaliyete geçti. Bireysel tüketicilerin geri dönüşüm süreçlerine aktif katılımını hedefleyen bu ağa kayıtlı toplam kullanıcı sayısı kısa sürede 1 milyon 992 bin barajını geride bıraktı.

DOA sistemi, plastik, cam ve alüminyum materyallerden üretilen içecek ambalajlarının doğrudan kaynağında ayrıştırılmasına ve yeniden ekonomiye kazandırılmasına dayanıyor. Tüketiciler, üzerlerinde özel DOA logosu bulunan söz konusu ambalajları depozito iade makinelerine yahut belirlenmiş manuel teslim noktalarına bıraktıklarında, her bir uygun ürün için 1 Türk Lirası tutarında bir teşvik elde ediyor. Makine ve manuel noktalar aracılığıyla tespit edilen bu fiziki iadeler, doğrudan akıllı telefon uygulaması üzerinden oluşturulan dijital cüzdanlara yüklenerek şeffaf bir takip imkanı tanıyor.

Ticari İşletmeler İçin Zorunlu Kayıt Süreci

İşletmelerin en geç ekim ayı sonuna kadar Depozito

Uygulamanın sadece bireysel kullanıcılarla sınırlı kalmaması adına, ülke genelindeki otel, restoran ve kafe işletmelerinin de yeni modele entegre olması zorunlu tutuluyor. İşletmelerin en geç ekim ayı sonuna kadar Depozito Bilgi Yönetim Sistemi (DBYS) üzerinden kurumsal kayıt adımlarını tamamlamaları ve birlikte çalışacakları yetkilendirilmiş saha operatörlerini belirlemeleri gerekiyor. Belirlenen bu son tarihte yükümlülüklerini mazeretsiz şekilde yerine getirmeyen ticari mekanlara yönelik, ilgili mevzuat düzenlemeleri uyarınca resmi idari yaptırımların devreye alınacağı belirtiliyor. Elektronik kayıtlarını eksiksiz şekilde onaylatan işletmeler, kendi tesislerinde biriktirdikleri logolu ambalaj atıklarını sözleşmeli operatörlere teslim ederek ana döngüye aktif olarak katılıyor. Büyük hacimli toplama aşamasına dahil edilen her bir logolu ambalaj için bu tür ticari işletmelere 20 kuruşluk kurumsal teşvik bedeli ödeniyor. Atıkların işletmelerden toplanması, bölgesel tesislere taşınması ve nihai işlem merkezlerinde doğrulanması süreçlerinin tümü, dış müdahaleye kapalı bir güvenlik mimarisiyle tamamen dijital altyapı üzerinden koordine ediliyor. Yıllık 25 Milyar Ambalajlık Geri Kazanım Senaryosu Kamu otoriteleri, kurulan bu entegre altyapı aracılığıyla çevresel kazanımların ötesinde ciddi bir makroekonomik geri dönüş yaratmayı planlıyor. Türkiye sınırları içerisinde her yıl tüketici piyasasına sürülen ve sayıları yaklaşık 25 milyar adedi bulan içecek ambalajlarının geri toplanmasıyla, ulusal ekonomiye yıllık 30 milyar Türk Lirası düzeyinde taze bir katkı sağlanması öngörülüyor. Projenin başlangıç aşamasında atıkların geri kazanım oranının yüzde 50 seviyesine kilitlenmesi, sistemin saha operasyonları açısından olgunlaşmasıyla bağlantılı şekilde de bu oranın nihai hedef olan yüzde 80 bandına ulaştırılması hedefleniyor.

Merkezi sistemin önümüzdeki yirmi ile otuz yıllık süreçte

Makroekonomik hedefler, atık yönetimi sektörünün istihdam kapasitesinde yaşanacak büyük çaplı bir genişlemeyi de beraberinde getiriyor. Merkezi sistemin önümüzdeki yirmi ile otuz yıllık süreçte, lojistikten sahadaki operasyon merkezlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede doğrudan 20 bin kişiye yeni istihdam alanları yaratması bekleniyor.

Sistemin tam kapasiteye geçmesiyle birlikte atık yönetim firmalarının ve yetkilendirilmiş toplayıcıların kendi bölgesel operasyon ağlarını hızla genişletmesi öngörülüyor. Ekim ayında tamamlanacak ticari işletme kayıtlarının hacmi, uygulamanın ülke genelindeki asıl toplayıcı kapasitesinin ve endüstriyel hammadde maliyetleri üzerindeki etkilerinin yeni dönemde nasıl şekilleneceğini doğrudan belirleyecek.

More stories