Dört günde beş saldırı: Brüksel uyuşturucu çetelerine karşı alarma geçti
Belçika'nın başkenti Brüksel'de artan uyuşturucu bağlantılı silahlı saldırıların ardından Bölgesel Güvenlik Konseyi toplandı. Brüksel Başkent Bölgesi Başbakanı Dillies, "Uyuşturucu satıcıları bir bela ve uyuşturucu ticaretini kökünden vurmak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız" dedi.
Atlas Newsdesk ·

Brüksel saldırıları sonrası bölgesel güvenlik kurulu toplandı; dört günde 5 olayın ardından polis kapasitesi ve koordinasyon görüşüldü. Toplantı, uyuşturucu bağlantılı şiddetin AB ve NATO merkezlerinin bulunduğu kentte yeniden güvenlik gündemini öne çıkarmasıyla yapıldı.
Brüksel Başkent Bölgesi Başbakanı Boris Dillies başkanlığındaki toplantıya Federal İçişleri Bakanı Bernard Quintin, Brüksel Savcısı Julien Moinil ve Ulusal Uyuşturucu Komiseri Ine Van Wymersch katıldı. Polis bölgelerinin temsilcileri ile bölgedeki belediye başkanları da aynı masada yer aldı.
Konseyde polis takviyesi masası
Toplantının ana başlığı, son saldırıların ardından sahadaki polis personeli ve ekipmanının artırılması oldu. Güvenlik kurumları arasındaki bilgi akışı ve görev paylaşımının güçlendirilmesi de gündeme alınan başlıklar arasında yer aldı.
Dillies, uyuşturucu ticaretiyle mücadelenin kısa süreli bir kampanya olarak görülemeyeceğini söyledi. Brüksel Başkent Bölgesi Başbakanı, “Uyuşturucu satıcıları bir bela ve uyuşturucu ticaretini kökünden vurmak için elimizden gelen her şeyi yapmalıyız” ifadesini kullandı.
Bu yaklaşım, yerel güvenlik birimlerinin yalnızca saldırılara müdahale etmesini değil, dağıtım ağlarını hedef alan daha kalıcı bir düzen kurmasını gerektiriyor. Dillies’in vurguladığı iki unsur, daha fazla saha kaynağı ve kurumlar arasında daha sıkı eşgüdüm oldu.
Dört günde 5 saldırı
Son dalga, 21 Ağustos akşamı Anderlecht ilçesinde bir polis merkezine uzun namlulu silahla ateş açılmasıyla başladı. Ardından 22 ve 24 Ağustos’ta Saint-Gilles ve Molenbeek ilçelerinde de silahlı saldırılar meydana geldi.
Bu olaylarla birlikte Brüksel’de dört gün içinde kayda geçen silahlı saldırı sayısı 5’e çıktı. Saldırıların uyuşturucu bağlantılı olduğu değerlendiriliyor; bu nedenle güvenlik tartışması yalnızca asayiş önlemleriyle sınırlı kalmıyor.
Brüksel, son yıllarda çeteler arası hesaplaşmalar ve uyuşturucu dağıtım ağlarıyla bağlantılı silahlı olaylarla gündeme geliyor. Belçika polisi, 2025’te başkentte çoğu uyuşturucu ticaretiyle bağlantılı 96 silahlı saldırı kaydetti; bu olaylarda 8 kişi hayatını kaybetti.
Anvers hattı Brüksel’e uzanıyor
Belçika’daki uyuşturucu baskısının önemli kaynaklarından biri Anvers Limanı üzerinden ülkeye giren kokain trafiği olarak gösteriliyor. Avrupa’nın başlıca giriş noktaları arasında sayılan limandan gelen kokainin bir bölümünün Brüksel ve çevresindeki dağıtım ağlarına ulaştığı belirtiliyor.
Bu bağlantı, Brüksel’deki güvenlik sorununu yerel bir sokak şiddeti dosyasından daha geniş bir kaçakçılık meselesine taşıyor. Liman, kent içi dağıtım ve mahalle ölçeğindeki çete yapıları aynı zincirin farklı halkaları olarak ele alınıyor.
Güvenlik kurumlarının önündeki ilk sınav, polis takviyesinin saldırıların sıklığını azaltıp azaltmayacağı olacak. Eğer sahadaki kapasite artışı istihbarat paylaşımıyla desteklenirse, baskı yalnızca görünür devriye varlığına değil, silah ve uyuşturucu ağlarının kesintiye uğratılmasına yönelebilir.
Bu sonuç alınamazsa Brüksel yönetimi daha yüksek maliyetli ve daha uzun süreli güvenlik önlemleriyle karşı karşıya kalabilir. Böyle bir tabloda kent yönetimleri, federal makamlar ve savcılık arasındaki koordinasyonun sınırı, uyuşturucu şiddetinin kamu düzeni üzerindeki etkisini belirleyecek ana değişken olur.
Bir diğer açık başlık Anvers üzerinden gelen kokain akışına yönelik baskının Brüksel’deki dağıtım ağlarına ne kadar yansıyacağı. Liman hattında kesinti sağlanırsa yerel çetelerin gelir ve tedarik kanalları daralabilir; baskı sınırlı kalırsa başkentteki polis varlığı sorunun yalnızca son halkasını yönetmiş olur.