Rusya'nın "Ağustos laneti"
Ukrayna savaşı, ekonomik kriz ve seferberlik söylentileri Kremlin üzerindeki baskıyı artırırken, Putin krizin etkilerini küçümsüyor.
Atlas Newsdesk ·

Kara Ağustos, Rusya’da savaşın yakıt, lojistik ve siyaset üzerindeki baskısıyla yeniden gündeme geldi; Kremlin yazı daha kırılgan geçiriyor.
Rus kamuoyunda ağustos ayı, yakın tarihteki krizlerin üst üste gelmesi nedeniyle uzun süredir tedirginlikle anılıyor. 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasını hızlandıran darbe girişimi, 1998’de rubledeki çöküş ve 1999’da Dağıstan’a yönelik saldırılar bu hafızanın ana durakları arasında yer alıyor.
Ağustos hafızası yeniden açıldı
Vladimir Putin’in yükselişi de bu dönemden ayrı okunmuyor. 1999’daki Dağıstan saldırılarının ardından İkinci Çeçen Savaşı başladı; o sırada ulusal ölçekte sınırlı tanınan Putin, devlet yönetiminde hızla öne çıktı.
Putin dönemindeki bazı kırılmalar da ağustosa denk geldi. Kursk nükleer denizaltısı 2000’de battı ve 118 denizci hayatını kaybetti; Rusya 2008’de Gürcistan’la savaşa girerek dış politikasında daha sert bir çizgiye geçti.
Bu yılki tabloyu farklı kılan unsur, Ukrayna savaşının Rusya içindeki ekonomik yaşama daha açık biçimde yansıması. Rus ordusunun cephedeki ilerleyişi sınırlı kalırken, Ukrayna’nın Rusya’daki rafineri, yakıt deposu ve lojistik tesislerini hedef alan saldırıları daha sık görünür hale geldi.
Yakıt kuyrukları siyasi baskı yaratıyor
Ülke dışındaki açıklamalarında Rus yorumcu İlya Varlamov, Rusların bu ağustosu özellikle kaygıyla karşıladığını söyledi. Varlamov, ülkede “yakıt krizinin geri döndüğünü”, fiyatların yükseldiğini ve rublenin değer kaybettiğini belirtti.
Bu değerlendirme, savaşın maliyetinin yalnızca savunma bütçesiyle sınırlı kalmadığını gösteriyor. Akaryakıt istasyonlarındaki kuyruklar, tüketici fiyatları ve lojistik kesintiler, cephe gerisindeki gündelik hayatı doğrudan etkileyen başlıklara dönüşüyor.
Varlamov ayrıca üst düzey bir Rus ekonomistin Moskova’nın toplumsal kriz riskiyle karşı karşıya olduğu yönündeki uyarısına atıf yaptı. Aynı değerlendirmeye göre Rusya, Batı tarafından desteklenen Ukrayna karşısında uzun süreli bir yıpratma savaşında ekonomik ve teknolojik açıdan zorlanabilir.
Putin ise kamuoyundaki kaygılara daha sınırlı bir çerçeveden yanıt veriyor. Rusya Devlet Başkanı, çarşamba günü altyapı ve kalkınma projelerine ilişkin açıklamasında Ukrayna’nın e-ticaret depolarına verdiği zararı kabul etti, ancak bu saldırıların “kritik sonuçlara yol açamayacağını” söyledi.
Kremlin muhalefeti daha daraltıyor
Rusya’daki siyasi baskı da aynı dönemde artıyor. Savaş karşıtı muhalif siyasetçi Lev Şlosberg bu hafta 11 yıl hapis cezasına çarptırıldı; Yüksek Mahkeme kararıyla partisi Yabloko’nun yaklaşan parlamento seçimlerine katılımı engellendi.
Bu kararlar, 2022’de Ukrayna’ya karşı tam kapsamlı işgalin başlamasından bu yana muhalefet alanının daha da daraldığını gösteriyor. Hapisteki muhalif lider Aleksey Navalni’nin 2024’teki ölümü, sivil toplum üzerindeki baskının yeni bir aşamaya geçtiği yorumlarını güçlendirdi.
Ukrayna tarafında da savaş koşulları siyaseti baskılıyor, ancak rekabet alanı bütünüyle kapanmış değil. Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin beş yıllık görev süresinin 2024’te dolması bekleniyordu; 2022’de ilan edilen sıkıyönetim nedeniyle seçimler ertelendi.
Buradan sonraki seyir, savaşın Rusya içindeki maliyetinin ne kadar görünür kalacağına bağlı. Rafineri ve depo saldırıları sürerse, küresel ölçekte enerji ürünleri piyasalarında arz kaygısı artabilir; Kremlin içeride daha fazla mali destek açıklamak zorunda kalabilir ve Rus petrol-lojistik sektörü güvenlik harcamalarını yükseltebilir.
Saldırıların etkisi sınırlanır ve yakıt arzı dengelenirse, Moskova iç baskıyı fiyat kontrolleri ve altyapı onarımlarıyla yönetmeye çalışacaktır. Tersi durumda ağustos hafızası yalnızca tarihsel bir korku olmaktan çıkar; savaşın Rus ekonomisine taşıdığı maliyetin siyasi sembolüne dönüşür.