Bölgede denizaltı faaliyetleri artıyor: Ordusu olmayan İzlanda Rusya'yla savaşa nasıl hazırlanıyor?
Ordusu bulunmayan İzlanda, artan Rus ve Çin faaliyetleri nedeniyle savunma politikasını yeniden değerlendiriyor. NATO'nun stratejik adımlarını keşfedin.
Atlas Newsdesk ·

İzlanda savunma çizgisini, 400 bin nüfuslu ordusuz NATO üyesi olarak yeniden tartıyor. 29 Ağustos oylaması AB seçeneğini güvenlik hesabına ekledi.
Ada ülkesi, onlarca yıldır NATO üyeliğine ve ABD ile 1951’de imzaladığı ikili savunma anlaşmasına yaslanıyor. Rusya’nın Kuzey Atlantik’teki askeri hareketliliği ve Çin’in Arktik ilgisi, Reykjavik’in kendi kapasitesini ne kadar artırması gerektiği sorusunu öne çıkardı.
Northern Viking deniz yollarını sınadı
Bu ay yapılan Northern Viking tatbikatı, tartışmanın askeri zeminini oluşturdu. ABD öncülüğündeki çalışmada NATO ülkeleri İzlanda çevresindeki kritik altyapıyı, denizaltı savunma harbini, mayın karşı tedbirlerini ve deniz ulaşım hatlarını ele aldı.
NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanı General Alexus G. Grynkewich, Rusya ve Çin’in bölgedeki faaliyetlerine dikkat çekti. İzlanda Dışişleri Bakanı Thorgerdur Katrin Gunnarsdóttir de Rus askeri varlığının arttığını, Çin’in bölgeye dönük stratejik ilgisinin güçlendiğini söyledi.
Belçika, Keflavík Hava Üssü’ne dört F-16 savaş uçağı ve 105 personel göndererek NATO’nun dönüşümlü hava devriyesine katıldı. Belçika Hava Kuvvetleri Komutanı Tümgeneral Bruno Beeckmans, uçakların 24 saat hızlı müdahale kapasitesi sağladığını belirtti.
Dört kablo kırılganlık yaratıyor
İzlanda’nın ağırlığı, Grönland-İzlanda-Birleşik Krallık hattındaki konumundan geliyor. Bu koridor, Kuzey Atlantik ile Arktik’i Avrupa ve Kuzey Amerika’ya bağlayan deniz geçişlerinden biri olarak görülüyor.
Bölge, Rusya’nın Kuzey Filosu unsurları için Atlantik’e açılan güzergahlardan biri. Olası bir çatışmada NATO takviye ve ikmal hatlarının buradan geçmesi, İzlanda çevresindeki gözetleme kapasitesini ittifak planlamasının parçası haline getiriyor.
Ülkeyi Avrupa ve Kuzey Amerika’ya bağlayan dört transatlantik denizaltı kablosu da güvenlik hesabını değiştiriyor. Sabotaj ve hibrit saldırı riski, yalnızca askeri üsleri değil, veri akışını ve finansal işlemleri de savunma gündemine taşıyor.
Arktik deniz buzunun erimesiyle yeni rotaların açılması, bölgedeki rekabeti artıran bir başka unsur. NATO, gözetleme ve caydırıcılık kapasitesini genişletmek için Arctic Sentry girişimini başlattı.
Sahil güvenliği savunma taşıyor
İzlanda, şubat ayında ilk resmi savunma ve ulusal güvenlik politikasını kabul etti. Metin, değişen güvenlik ortamını tanımlarken NATO üyeliğini ve ABD ile yapılan anlaşmayı ülkenin temel savunma dayanakları olarak yeniden teyit etti.
Reykjavik, klasik bir ordu kurmak yerine sivil kurumlara daha fazla görev veriyor. İzlanda Sahil Güvenliği 280 personelle iki açık deniz devriye gemisi işletiyor ve hava savunma sisteminin yönetiminde rol alıyor.
Ülke çapındaki dört radar kompleksi hava sahasını izliyor. Dışişleri Bakanlığı Savunma Ofisi Başkanı Jónas G. Allanson, Rus denizaltı faaliyetlerine ilişkin kaygılarını dile getirirken İzlanda’nın askeri işlevleri sivil araçlarla yürütmeye çalıştığını söyledi.
Ordu tabusu AB oylamasına bağlandı
Silahlı kuvvet kurulmasını isteyen küçük bir hareket de görünürlük kazanıyor. Guardians of Iceland kurucuları Arnór Sigurjónsson ve Daði Freyr Ólafsson, 2 bin kişilik daimi güç, 2 bin kişilik yedek kuvvet ve savaş halinde 40 bin kişilik seferberlik kapasitesi öneriyor.
Hareket, zorunlu askerlik yerine gönüllü modele dayalı bir yapı savunuyor. Kurucular, bu plan için bütçede 64 milyar İzlanda kronuna, yaklaşık 388 milyon sterline kadar kaynak bulunabileceğini ileri sürüyor.
Ordu fikri, Reykjavik’te ve geniş kamuoyunda hâlâ sert dirençle karşılaşıyor. Sigurjónsson, tutumun ancak "çok kötü bir şey" yaşanması halinde değişebileceği endişesini dile getirdi.
29 Ağustos’ta AB katılım müzakerelerinin yeniden başlatılıp başlatılmayacağına ilişkin oylama, güvenlik tartışmasına siyasi bir kanal ekliyor. Gunnarsdóttir, NATO ve AB üyeliğinin birlikte yürütülmesini uygun bir kombinasyon olarak savunurken karşıtlar AB’nin NATO gibi bir savunma ittifakı olmadığını belirtiyor.
Eğer AB süreci yeniden açılırsa, Reykjavik NATO güvencelerinin yanına Brüksel ile daha yoğun siyasi ve altyapı koordinasyonu ekleyebilir. Bu yol, küresel ölçekte Kuzey Atlantik rotalarının dayanıklılığına, İzlanda için kablo ve liman güvenliğine, Avrupa savunma sektörü için radar ve deniz gözetimi talebine bağlanır.
Eğer mevcut model korunursa, ülke NATO devriyeleri, ABD anlaşması ve sivil kurum kapasitesiyle ilerlemeyi sürdürecek. Asıl açık nokta, Rusya ve Çin faaliyetleri artarken 400 bin nüfuslu İzlanda’nın ilk müdahale kapasitesini ordu kurmadan ne kadar büyütebileceği olacak.