Bangladeş Mekke Paktı için savunma daveti aldığını açıkladı

Bangladeş, Mekke Paktı olarak anılan Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan savunma anlaşmasına katılmaya davet edildiğini açıkladı.

Atlas Newsdesk ·

Bangladeş Mekke Paktı için savunma daveti aldığını açıkladı

Bangladeş Dışişleri Bakan Yardımcısı Humayun Kabir, pazartesi günü gazetecilere yaptığı açıklamada ülkesinin anlaşmaya katılmaya çağrıldığını söyledi. Kabir, çağrının hangi başkentten geldiğini açıklamadı.

Dakka davetin kaynağını açıklamadı

Kabir, “Orta Doğu'daki İslam ülkeleri arasında bir güvenlik düzenlemesi varsa, bizim de buna katılmayı değerlendirmemiz olağan dışı değildir. Bu konu olumlu değerlendiriliyor.” dedi. Açıklama, Bangladeş’in uzun süredir izlediği temkinli dış politika çizgisinin yeni bir güvenlik başlığıyla sınandığını gösteriyor.

Bir anonim kaynağın aktardığına göre teklifin Dakka’ya Suudi Arabistan tarafından bildirildiği ileri sürüldü. Bu bilgi tek bir anonim kaynağa dayandığı için, davetin resmi kanalı ve koşulları henüz açık biçimde teyit edilmiş değil.

Aktarılan anlaşma çerçevesine göre Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan’dan birine yapılacak silahlı saldırı, üç ülkeye yapılmış sayılacak. Bu formül, NATO’nun kolektif savunma mantığına benzeyen ancak tarafların kendi bölgesel öncelikleriyle şekillenen bir güvenlik taahhüdü yaratıyor.

Hindistan hattında Hasina dosyası

Bangladeş’in katılımı, Hindistan ile Pakistan arasındaki rekabetin merkezinde kalan Dakka için dış politika maliyetini artırabilir. Hindistan ve Pakistan iki nükleer güç olarak Güney Asya güvenliğinin ana eksenini oluştururken, Bangladeş büyük jeopolitik bloklaşmalardan uzak durmaya çalıştı.

Dakka’nın Delhi ile ilişkilerinde 2024’teki siyasi kırılma ayrı bir gerilim alanı açtı. Bangladeş yönetimi, kitlesel protestoların ardından Hindistan’a kaçan Şeyh Hasina’nın iadesini talep etmeyi sürdürüyor.

Bangladeş’in Pakistan’la aynı güvenlik düzeninde yer alması halinde Hindistan’ın hesabı değişebilir. Delhi açısından risk, askeri bir taahhütten çok Bangladeş’in bölgesel konumunu Pakistan ve Körfez güvenlik mimarisiyle daha görünür biçimde ilişkilendirmesi olur.

İran başlığı ihtilaflı kalıyor

Anlaşmanın tarafları düzenlemenin savunma amaçlı olduğunu ve herhangi bir ülkeyi hedef almadığını vurguluyor. Buna karşılık anlaşmanın İran’a dönük bir mesaj olduğu yorumu, kaynak metinde analistlere atfediliyor ve resmi tarafların açıklamalarıyla aynı kesinlikte sunulmuyor.

Üç ülkede nüfusun büyük bölümü Sünni Müslümanlardan oluşuyor. Ancak Suudi Arabistan’ın İran ile ilişkileri uzun süredir gerilimli seyrederken, Türkiye ve Pakistan Tahran ile daha dengeli kanalları korumaya çalışıyor.

Pakistan’ın İran ile ABD arasındaki Hürmüz Boğazı başlığında müzakere kanallarında rol aldığı aktarılıyor. Bu nedenle İslamabad’ın aynı anda hem Riyad ve Ankara ile savunma düzenine girmesi hem de Tahran ile temasını sürdürmesi, anlaşmanın uygulanmasında diplomatik denge gerektirecek.

Mısır seçeneği masadan kalktı

Görüşmelere aşina Ankara merkezli bir kaynağın anlatımına göre Türkiye, başlangıçta Mısır’ın da mekanizmaya dahil edilmesi için çaba gösterdi. Kahire’nin güçlü ordusu, Gazze görüşmeleri ve Afrika dosyalarında Türkiye, Katar ve Suudi Arabistan’la daha sık aynı zeminde anılması nedeniyle doğal aday olarak görülüyordu.

Aynı anlatıma göre Mısır’ın katılıma hazır olmadığı anlaşılınca diğer ülkeler üçlü formatla ilerledi. Bu durum, mekanizmanın genişlemeye açık olup olmadığı kadar hangi ülkelerin siyasi maliyeti taşımaya hazır olduğunu da gündeme getiriyor.

Üç yol Dakka’yı bekliyor

Eğer Bangladeş anlaşmaya katılırsa, küresel düzeyde Müslüman çoğunluklu ülkeler arasında kolektif savunma fikri daha geniş bir alana taşınır. Dakka açısından sonuç, Pakistan ve Suudi Arabistan’la güvenlik bağlarının güçlenmesi; savunma sanayii açısından ise eğitim, tedarik ve ortak tatbikat kanallarının artması olabilir.

Eğer Dakka daveti reddederse, Bangladeş Hindistan’la gerilimi sınırlama ve tarafsız görünümünü koruma alanı kazanır. Bu senaryoda üçlü düzen daha çok Orta Doğu ve Pakistan ekseninde kalır, savunma sektörü için genişleme sinyali zayıflar.

Üçüncü yol, Bangladeş’in kararı ertelemesi ve teknik görüşmelerle zaman kazanmasıdır. Bu durumda küresel etkisi sınırlı kalır; Dakka müzakere alanını açık tutar, bölgesel savunma şirketleri ve ordular ise anlaşmanın gerçek kapsamını görmek için resmi metin ve uygulama takvimini bekler.

More stories