Özgür Özel, Türkiye'nin siyasi durumunu küresel bir demokrasi mücadelesi olarak çerçeveleyerek, muhalefetin savaşına uluslararası alanda dikkat ve meşruiyet kazandırmayı amaçlıyor.
CHP'nin stratejisi, ideolojik tartışmalardan uzaklaşıp hayat pahalılığı gibi gündelik sorunlara odaklanarak 2024 yerel seçimlerinde başarıya ulaştı ve bu yaklaşım sürdürülecek.
Özel, iktidarın gelecekte yargı baskısını artırabileceği konusunda hem kendi tabanını hem de uluslararası toplumu uyararak olası bir çatışmaya hazırlık yapıyor.

Atlas AI
Demokratik Gerileme ve İktidarın Değişen Yüzü
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, uluslararası alanda saygın bir yayın olan Journal of Democracy için kaleme aldığı makalede, Türkiye’nin 2013 yılından bu yana devam eden bir demokratik gerileme sürecinden geçtiğini belirtti. Özel, bu durumun küresel otoriteryen eğilimler bağlamında kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
Makalesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki iktidarın ilk dönemlerinde ekonomik ve siyasi reform vaatleriyle geniş bir halk desteği bulduğunu hatırlatan Özel, zamanla bu tablonun değiştiğini ifade etti. CHP liderine göre, demokratik kurumlar sistematik olarak zayıflatıldı, hukukun üstünlüğü ilkesi aşındırıldı ve basın özgürlüğü gibi temel haklar kısıtlandı. İktidarın halk desteği azaldıkça daha baskıcı yöntemlere yöneldiği analizini yaptı.
Özel, bu sürecin 2016 darbe girişimi sonrası ilan edilen olağanüstü hal ve 2017'deki anayasa referandumu ile farklı bir boyuta taşındığını kaydetti. Parlamenter sistemden başkanlık sistemine geçişin, ülkedeki otoriterleşme eğilimlerini belirgin hale getirdiğini savundu. Ayrıca, “yerli ve milli” söyleminin, iktidarın siyasi meşruiyetini pekiştirmek için bir araç olarak kullanıldığını öne sürdü.
CHP'nin Yeni Stratejisi ve Yerel Seçim Başarısı
Özgür Özel, 2023 genel seçimlerinde muhalefet bloğunun yaşadığı yenilginin nedenlerini koordinasyon eksikliği ve iç uyumsuzluklara bağladı. Bu deneyimin ardından CHP'de kapsamlı bir yenilenme sürecine gidildiğini belirten Özel, partinin siyaset anlayışını değiştirdiğini aktardı.
Yeni strateji kapsamında CHP, hayat pahalılığı, barınma krizi, ulaşım ve eğitim gibi vatandaşların gündelik hayatını doğrudan etkileyen sorunlara odaklandı. Özel, bu siyasi dönüşümün meyvelerinin 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde toplandığını vurguladı. Partisinin yüzde 38 oy oranıyla sandıktan birinci çıkarak İstanbul ve Ankara başta olmak üzere birçok büyükşehirde yönetimi kazanması, CHP'yi "demokratik değişim umudunun güçlü bir temsilcisi" konumuna getirdi.
Ekonomik politikaların geniş halk kitleleri arasında yarattığı yoksullaşmanın iktidara olan desteği zayıflattığını belirten Özel, 2019 yerel seçimlerini de bu bağlamda bir dönüm noktası olarak nitelendirdi. Partisinin kazandığı belediyelerde sergilenen başarılı yerel yönetim performansının, 2024'teki daha büyük zaferin temelini oluşturduğunu ifade etti.
Küresel Mesaj ve Gelecek Projeksiyonları
Özel, makalesinde Türkiye'deki mücadelenin sadece ülke sınırları içinde kalmadığını, küresel bir anlam taşıdığını savundu. Macaristan gibi örnekler üzerinden otoriter rejimlerin seçimlerle nasıl kalıcı hale gelebildiğine dikkat çeken Özel, Türkiye’de yaşanacak bir demokratik zaferin tüm dünya için bir umut olacağını belirtti. Türkiye'nin stratejik konumu ve laik demokratik geleneğe sahip Müslüman çoğunluklu yapısı nedeniyle bu mücadelenin sonucunun uluslararası etkileri olacağını öngördü.
CHP lideri, geleceğe dair bir projeksiyon çizerek iktidarın muhalefet üzerindeki baskıyı artırabileceği senaryosuna da değindi. Makalesinde, 2025 yılı başından itibaren partisine yönelik sistematik bir yargı süreci başlatılabileceğini savundu. Bu kapsamda, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun siyasi yasaklarla karşı karşıya kalabileceği ve diğer CHP'li belediye başkanlarının hedef alınabileceği bir gelecek tablosu çizdi.
Bu tür adımların amacının, muhalefeti zayıflatarak "kontrol edilebilir, göstermelik bir muhalefet" yaratmak olduğunu iddia etti.
Bu olası baskılara karşı CHP'nin üç ayaklı bir direniş stratejisi izleyeceğini belirtti: kitlesel sokak hareketleri, hukuki mücadele ve halkın taleplerine dayalı yeni bir siyasi programın inşası. Mücadelenin uzun ve zorlu bir maraton olduğunu kabul eden Özel, farklı toplumsal kesimleri demokrasi, hukuk devleti ve insan onuru paydasında birleştirerek Türkiye'yi yeniden demokratik bir cumhuriyet yapma hedeflerinden geri dönmeyeceklerini vurguladı.


