2025'te küresel yenilenebilir enerjiye eklenen 692 GW'lık kapasite, bir önceki yıla göre %36 artışla tüm beklentileri aştı ve tarihi bir rekor kırdı.
Büyümenin lokomotifi Çin oldu; tek başına 403 GW (toplamın %58'i) kapasite ekleyerek temiz enerji dönüşümündeki liderliğini pekiştirdi.
Bu rekor artış, dünyanın 1.5°C iklim hedefi için gereken yıllık 1.000 GW'lık hedefi 2030'dan önce yakalayabileceğine dair umutları artırıyor.

Atlas AI
Küresel yenilenebilir enerji kurulumları 2025’te 692 gigawatt (GW) yeni kapasiteyle rekor kırdı ve bir önceki yılın seviyesini belirgin biçimde aştı. 2024’te devreye giren 510 GW’a göre artış %36 oldu. Bu hız, Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) gibi kurumların en iyimser beklentilerinin de üzerine çıktı.
Büyümenin merkezinde Çin yer aldı. Çin 2025’te tek başına 403 GW yeni yenilenebilir kapasite ekledi ve küresel artışın %58’ini karşıladı. Bu tablo, Çin’in yalnızca ekipman üretiminde değil, kurulum ve devreye alma ölçeğinde de küresel ağırlığını artırdığını gösteriyor.
Teknoloji kırılımında güneş ve rüzgar açık ara öne çıktı. 2025’te eklenen kapasitenin %73’ü güneşten geldi ve güneş kurulumları 505 GW’a ulaştı. Rüzgar 166 GW ile toplamın %24’ünü oluşturdu. Geriye kalan küçük pay diğer yenilenebilir kaynaklara dağıldı.
Bu genişlemenin arkasında birkaç eşzamanlı etken var. Güneş paneli ve rüzgar türbini maliyetlerindeki düşüş, birçok ülkede yeni kapasiteyi daha öngörülebilir hale getirdi. Enerji güvenliği kaygıları da yatırım kararlarını hızlandırdı; jeopolitik gerilimlerin enerji fiyatlarında yarattığı oynaklık, yerli ve yakıtsız üretim kaynaklarına ilgiyi artırdı. ABD’de Enflasyonu Düşürme Yasası (IRA) gibi teşvik paketleri, tedarik zinciri yatırımlarını ve proje finansmanını destekleyen bir çerçeve sundu.
Rekor kurulumlar, iklim hedefleri açısından da ölçülebilir bir referans oluşturuyor. IRENA’nın 2023 raporu, küresel ısınmayı 1,5°C ile sınırlama patikası için 2030’a kadar yıllık 1.000 GW yeni kapasite ihtiyacına işaret etmişti. 2025’teki 692 GW, bu eşiğe yaklaşımın hızlandığını gösteriyor; mevcut tempo korunursa yıllık 1.000 GW seviyesinin 2030’dan üç yıl önce, 2027’de yakalanabileceği öngörülüyor.
Buna karşın sürdürülebilirlik, altyapı ve yönetişim başlıklarına bağlı kalıyor. Şebeke modernizasyonu ve bağlantı kapasitesi, yeni santrallerin sisteme entegrasyonunda temel darboğaz olmaya devam ediyor. Depolama çözümlerinin yaygınlaşması, değişken üretimin sistem dengesine etkisini yönetmek için kritik görülüyor. İzin süreçlerinin hızlanması ve kritik minerallerde tedarik zinciri güvenliği de, kurulum hızının korunmasında belirleyici risk alanları olarak öne çıkıyor.
Ülke Etkisi: Çin’in kurulum ölçeği, enerji politikası ve sanayi stratejisinin küresel arz zincirleri üzerindeki etkisini artırabilir. Diğer ülkeler, enerji güvenliği ve izin süreçleri nedeniyle şebeke yatırımı ve düzenleyici hızlandırma gündemini öne çekebilir.
Sektör Etkisi: Güneş ve rüzgarın payı, ekipman üretimi, proje geliştirme ve şebeke bağlantı hizmetlerinde kapasite planlamasını etkileyebilir. Depolama, şebeke ekipmanları ve kritik mineral tedariki, büyümenin devamı için daha merkezi bir rol üstlenebilir.
Piyasa Etkisi: Yüksek kurulum temposu, elektrik piyasalarında fiyat oluşumunu ve volatiliteyi şebeke kısıtları ile dengeleme maliyetleri üzerinden etkileyebilir. Teşvik rejimleri ve tedarik zinciri riskleri, sermaye maliyeti ve proje finansmanı koşulları üzerinden varlık değerlemelerine yansıyabilir.
İlgili Haberler
Fransız şirketin CEO'sundan Starlink uyarısı
21 May, 13:59·20 dakika önceCannes'da İlk Tam AI Filmi: Hell Grind Şov Yaptı
21 May, 13:54·25 dakika önce