AK Parti, yurt dışı varlıkların ülkeye getirilmesini hedefleyen bir varlık barışı ile İstanbul Finans Merkezi'ne vergi teşvikleri içeren bir yasa teklifi hazırladı.
Bu hamle, Türkiye'nin döviz rezervlerini kısa vadede artırmayı ve İstanbul'u uzun vadede küresel bir finans merkezine dönüştürmeyi amaçlayan çift yönlü bir stratejidir.
Teklif, ekonomi yönetiminin sermaye çekme ve ekonomik istikrarı sağlama çabalarının bir parçası olarak görülüyor ve Meclis'te görüşülecek.

Atlas AI
Ekonomiye İki Yönlü Destek Paketi Hazırlanıyor
Hükümet, Türkiye ekonomisine döviz girişi sağlamak ve İstanbul'u küresel bir finans merkezine dönüştürmek amacıyla çift yönlü bir yasa teklifi üzerinde son hazırlıklarını tamamladı. AK Parti'nin, yurt dışındaki varlıkların vergi avantajıyla ülkeye getirilmesini içeren yeni bir varlık barışı düzenlemesinin yanı sıra İstanbul Finans Merkezi'ndeki (İFM) kurumlara yönelik teşvikler içeren kanun teklifini önümüzdeki Pazartesi günü TBMM Başkanlığı'na sunması bekleniyor.
Bu girişim, ekonomi yönetiminin sermaye girişlerini artırma ve ekonomik istikrarı güçlendirme stratejisinin önemli bir parçası olarak görülüyor. Teklifin yasalaşması halinde, hem kısa vadede likidite artışı hedefleniyor hem de uzun vadede İstanbul'un finansal cazibesinin artırılması amaçlanıyor.
Varlık Barışı ile Döviz Kaynağı Hedefleniyor
Teklifin en dikkat çekici maddelerinden biri olan varlık barışı, yurt dışında bulunan para, altın, döviz ve menkul kıymet gibi varlıkların belirli bir vergi oranıyla beyan edilerek Türkiye'ye getirilmesine imkan tanıyacak. Bu düzenleme ile sisteme yeni döviz kaynakları kazandırılması ve yastık altı olarak tabir edilen varlıkların ekonomiye dahil edilmesi planlanıyor.
Türkiye'de daha önce de farklı dönemlerde uygulanan varlık barışı, özellikle döviz ihtiyacının arttığı dönemlerde başvurulan bir enstrüman olarak öne çıkıyor. Yeni düzenlemenin detayları ve uygulanacak vergi oranının, uygulamanın başarısı üzerinde belirleyici olması bekleniyor. Hükümet, bu yolla hem rezervleri güçlendirmeyi hem de piyasalardaki döviz likiditesini artırmayı hedefliyor.
Uygulamanın, Türkiye'nin uluslararası finansal standartlara uyumu ve özellikle Mali Eylem Görev Gücü (FATF) tarafından yürütülen süreç bağlamında nasıl değerlendirileceği de yakından izlenecek. Varlıkların kaynağına ilişkin denetim mekanizmaları, düzenlemenin uluslararası alandaki yansımaları açısından kritik önem taşıyacak.
İstanbul Finans Merkezi'ne Vergi Teşviki
Kanun teklifinin ikinci önemli ayağını ise İstanbul Finans Merkezi'nin (İFM) rekabet gücünü artırmaya yönelik vergi düzenlemeleri oluşturuyor. İFM bünyesinde faaliyet gösteren veya gösterecek olan finansal kurumlara çeşitli vergi indirimleri ve istisnalar sağlanması planlanıyor.
Bu teşviklerin amacı, İstanbul'u Londra, Dubai ve Singapur gibi küresel finans merkezleriyle rekabet edebilir bir konuma getirmek ve uluslararası bankaları, fon yönetim şirketlerini ve diğer finans kuruluşlarını Türkiye'ye çekmektir. Sağlanacak vergi avantajlarının, İFM'nin uluslararası yatırımcılar için bir cazibe merkezi haline gelmesinde kilit rol oynaması öngörülüyor.
Bu adım, sadece finans sektörünü değil, aynı zamanda nitelikli istihdamı ve ilgili hizmet sektörlerini de olumlu etkileme potansiyeli taşıyor. Teklifin Meclis'teki görüşmelerinin ardından yasalaşmasıyla birlikte, Türkiye'nin küresel ekonomideki finansal rolünü güçlendirme yolunda önemli bir adım atılmış olacak.


