Vize şikayetleri haziranda rekor kırdı: %291 artış yaşandı
Şikayetvar verilerine göre, haziranın ilk haftasında vize şikayetleri %291 arttı; randevu ve değerlendirme süresi krizi derinleşmeye devam ediyor.
Atlas Newsdesk ·

Vize şikayetleri haziran ayının ilk haftasında ani bir sıçrama yakalayarak yüzde 291 oranında arttı ve seyahat planlayanları zor durumda bıraktı.
Şikayetvar tarafından paylaşılan son veriler, yaz sezonunun başlamasıyla birlikte diplomatik temsilcilikler ve aracı kurumlardaki yoğunluğun kriz boyutuna ulaştığını ortaya koyuyor. Özellikle Avrupa Birliği ülkelerine yapılacak seyahatler öncesinde yaşanan bu tıkanıklık, binlerce yurttaşın tatil, eğitim ve iş programlarını sekteye uğratıyor. Sektör temsilcileri, başvuru süreçlerindeki yavaşlamanın turizm ekonomisini de doğrudan baltaladığını belirtiyor.
Randevu Bulma Krizi Kronikleşiyor
Açıklanan resmi verilere göre, vize başvurusu yapmak isteyen vatandaşların karşılaştığı en büyük yapısal engel randevu boşluğu bulamamak oluyor. Aracı kurumların online başvuru sistemlerinde haftalarca boş kontenjan görünmemesi, seyahat planı yapanları alternatif yollara sevk ediyor. Bu durum, piyasada fahiş fiyatlarla çalışan kayıt dışı danışmanlık firmalarının türemesine yol açıyor.
Platforma iletilen şikayetlerin önemli bir bölümü, randevu karaborsası iddiaları ve fahiş danışmanlık ücretleri üzerinde yoğunlaşıyor. Birçok kullanıcı, resmi kanallardan aylarca alamadıkları randevuların bazı gayriresmi aracılar tarafından yüksek bedellerle satıldığını iddia ediyor. Tüketiciler, Ticaret Bakanlığı ve ilgili makamların bu aracı kurumlara yönelik denetimlerini artırmasını talep ediyor.
Süreçlerin Uzaması Planları Erteliyor
Randevu bulma aşamasını geçebilen başvuru sahipleri bu kez de sonuçlanma sürelerinin aşırı uzamasıyla karşı karşıya kalıyor. Geçmiş yıllarda ortalama iki hafta içinde sonuçlanan vize değerlendirmeleri, günümüzde iki aydan fazla zaman alabiliyor. Bu gecikmeler nedeniyle seyahat gününe kadar pasaportunu teslim alamayan kişilerin uçak ve otel rezervasyonları iptal edilmek zorunda kalıyor. Bu durum tüketicileri sigorta şirketleri ve havayolu firmalarıyla da karşı karşıya getiriyor.
Tüketicilerin geri bildirimlerinde, konsoloslukların süre belirsizlikleri yüzünden ciddi finansal kayıplar yaşandığı sıkça dile getiriliyor. Özellikle iş dünyası temsilcileri ve uluslararası projelerde yer alan akademisyenlerin vize süreçlerine takılması, Türkiye'nin küresel entegrasyonuna da zarar veriyor. Finansal kayıpların iade edilmemesi ise mağduriyetin boyutunu ikiye katlıyor.
Sektörde Reform ve Denetim Beklentisi
Uzmanlar, vize operasyonlarında yaşanan bu tıkanıklığın yalnızca aracı kurumlardan değil, konsoloslukların operasyonel bütçe ve personel yetersizliklerinden de kaynaklandığına dikkat çekiyor. Türkiye'den giden rekor düzeydeki Schengen ve diğer vize talepleri karşısında diplomatik misyonların kapasitelerini artırmaması, krizin temel sebepleri arasında gösteriliyor.
Gelecek dönemde, aracı kurumların dijital altyapılarını yenilemesi ve bot hesaplarla sahte randevu alınmasını engelleyecek önlemler devreye sokması bekleniyor. Ayrıca, Dışişleri Bakanlığı düzeyinde yürütülecek diplomatik temasların, Türk vatandaşlarına yönelik vize kolaylığı sağlanması hususunda nasıl bir sonuç vereceği merakla bekleniyor. Yaz turizmi dönemi boyunca şikayet eğilimlerinin yukarı yönlü hareketini sürdürmesi ihtimali, tatilcileri alternatif vizesiz rotalara yönlendirebilir.