Türk İHA’ları Güney Kıbrıs’ı harekete geçirdi: BM’ye 659 şikayet
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Türkiye’nin Bayraktar TB2, AKINCI, ANKA ve AKSUNGUR gibi İHA’larıyla Doğu Akdeniz’de gerçekleştirdiği faaliyetleri Birleşmiş…

Türkiye’nin geliştirdiği Bayraktar TB2, AKINCI, ANKA ve AKSUNGUR insansız hava araçları, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler’e gönderdiği şikâyet dosyasının merkezine yerleşti. Rum yönetimi, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin haziran ve temmuz aylarında Kıbrıs çevresinde 659 hava ve deniz ihlali gerçekleştirdiğini öne sürdü. Dosyada özellikle Türk İHA’larının Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerine dikkat çekildi.
Türk savunma sanayisinin geliştirdiği insansız hava araçları, bu kez Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Birleşmiş Milletler’e yaptığı şikâyetin konusu oldu.
Rum yönetimi, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki askerî hava ve deniz faaliyetlerini ayrıntılı bir dosyayla BM gündemine taşıdı.
Kıbrıs Cumhuriyeti’nin BM Daimî Temsilcisi Büyükelçi Maria Michail tarafından 29 Eylül 2026’da gönderilen ve 2 Ekim’de BM belgesi olarak dağıtıldığı belirtilen mektupta, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin iki ayda toplam 659 ihlal gerçekleştirdiği iddia edildi.
Bunların 626’sı hava, 33’ü deniz faaliyeti olarak kaydedildi.
Ancak dosyanın en dikkat çekici bölümünü Türk insansız hava araçları oluşturuyor.
Bayraktar, Akıncı, Anka ve Aksungur BM dosyasında
Rum yönetiminin BM’ye sunduğu verilere göre, 626 hava ihlali iddiasının 203’ü Türk askerî insansız hava araçlarıyla ilgili.
192 ihlal iddiasında ise Türk savaş uçaklarının adı geçiyor.
Şikâyet dosyasında Bayraktar TB2, AKINCI, ANKA ve AKSUNGUR’un isimleri açıkça sıralanıyor.
Bu dört platform, Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği farklı sınıflardaki insansız hava sistemlerini temsil ediyor.
Bayraktar TB2, keşif ve gözetleme görevlerinin yanı sıra silahlı operasyonlarda kullanılabiliyor. AKINCI, daha yüksek faydalı yük kapasitesi ve gelişmiş sensörleriyle öne çıkıyor. ANKA ve AKSUNGUR ise uzun süreli keşif, gözetleme ve çeşitli askerî görevler için geliştirildi.
Bu sistemlerin ortak özelliği, deniz ve hava sahasındaki hareketliliğin uzun süre takip edilmesine imkân sağlamaları.
Rum yönetiminin şikâyetinde Türk İHA’larının bu kadar belirgin biçimde yer alması, Doğu Akdeniz’deki insansız hava aracı faaliyetlerinin artık Kıbrıs anlaşmazlığının önemli başlıklarından biri olduğunu gösteriyor.
Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin gözü: Geçitkale
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki Geçitkale Havaalanı, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki insansız hava aracı faaliyetleri açısından stratejik önem taşıyor.
Türkiye’nin burada oluşturduğu İHA kullanım kapasitesi, Doğu Akdeniz’in geniş bir bölümünde keşif ve gözetleme faaliyetlerinin desteklenmesine imkân veriyor.
Bölgedeki deniz trafiği, askerî hareketlilik ve deniz yetki alanlarına ilişkin gelişmeler, insansız hava araçlarının sağlayabildiği gözetleme kabiliyetini daha da önemli hale getiriyor.
Güney Kıbrıs’ın BM’ye gönderdiği dosyada dört ayrı Türk İHA platformunun isimlerini sıralaması, bu hava araçlarının bölgedeki faaliyetlerinin Rum yönetimi tarafından yakından izlendiğini ortaya koyuyor.
Ancak dosyada bu platformların adlarının geçmesi, tamamının Geçitkale’de sürekli konuşlandırıldığı anlamına gelmiyor.
Rum yönetimi Türk İHA uçuşlarından şikayetçi
BM’ye gönderilen mektupta, Türk askerî hava araçlarının Lefkoşa Uçuş Bilgi Bölgesi’ne (FIR) izinsiz girdiği ileri sürülüyor.
Rum yönetimi, söz konusu uçuşların Lefkoşa hava trafik kontrol merkeziyle iletişim kurulmadan gerçekleştirildiğini savunuyor.
Ancak Kıbrıs üzerindeki egemenlik anlaşmazlığı, hava sahasına ilişkin değerlendirmelerde de belirleyici rol oynuyor.
Türkiye, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin adanın tamamını temsil ettiği iddiasını kabul etmiyor.
Ayrıca uluslararası havacılık hukukunda bir uçuş bilgi bölgesi, doğrudan egemen hava sahası anlamına gelmiyor. Bu nedenle FIR içindeki faaliyetler ile ulusal hava sahası ihlali iddialarının birbirinden ayrılması gerekiyor.
Rum yönetiminin BM’ye sunduğu rakamlar, kendi kayıtlarına dayanıyor. Bunların bağımsız bir uluslararası incelemeyle doğrulandığına ilişkin bilgi bulunmuyor.
Sadece İHA’lar değil, Türk Donanması da hedefte
Rum yönetiminin şikâyet dosyasında Türk Deniz Kuvvetleri de yer alıyor.
Mektupta, Türk savaş gemilerinin haziran ve temmuz aylarında 33 deniz ihlali gerçekleştirdiği iddia edildi.
Şikâyete konu olan gemiler arasında fırkateynler, denizaltılar, hücumbotlar, çıkarma gemileri ve devriye botları bulunuyor.
Rum yönetimi, Türk savaş gemilerinin Gazimağusa ve Girne limanlarını kullanmasını da yasa dışı faaliyet olarak nitelendiriyor.
Türkiye ise Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni bağımsız bir devlet olarak tanıyor ve Rum yönetiminin adanın kuzeyindeki limanlar üzerindeki yetki iddiasını kabul etmiyor.
Türkiye’nin askeri varlığından şikayetçiler
Rum yönetiminin BM’ye gönderdiği mektup, yalnızca hava ve deniz faaliyetlerini kapsamıyor.
Büyükelçi Michail, Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’taki askerî varlığını güçlendirdiğini ve askerî altyapısını genişlettiğini de ileri sürdü.
Rum yönetimine göre bu faaliyetler, adadaki askerî statükoyu değiştiriyor ve Kıbrıs müzakerelerinin yeniden başlamasını zorlaştırıyor.
Türkiye ise Kuzey Kıbrıs’taki askerî varlığını Kıbrıs Türk halkının güvenliği ve uluslararası anlaşmalardan kaynaklanan garantörlük hakları çerçevesinde değerlendiriyor.
Ankara’nın Kıbrıs politikasının temelinde, Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü bulunuyor.
Türk İHA’ları neden bu kadar önemli?
Doğu Akdeniz, enerji kaynakları, deniz yetki alanları, askerî üsler ve uluslararası deniz ticareti nedeniyle stratejik rekabetin yoğunlaştığı bölgelerden biri.
Türkiye açısından Kuzey Kıbrıs, yalnızca siyasi ve tarihî bağları nedeniyle değil, Doğu Akdeniz’deki güvenlik dengeleri bakımından da önem taşıyor.
İnsansız hava araçları ise bu denklemde önemli bir görev üstleniyor.
Uzun süre havada kalabilen İHA’lar, geniş deniz alanlarının izlenmesine, gemi hareketlerinin takip edilmesine ve askerî birliklere istihbarat sağlanmasına katkıda bulunabiliyor.
Bu kabiliyet, geleneksel savaş uçaklarının ve deniz unsurlarının faaliyetlerini tamamlayabiliyor.
Türkiye’nin farklı görev ve kapasitelere sahip dört ayrı İHA platformunun Rum yönetiminin şikâyet dosyasında yer alması, Türk savunma sanayisinin geliştirdiği sistemlerin Doğu Akdeniz’deki askerî faaliyetlerde oynadığı rolü gündeme taşıyor.
BM’de Türkiye aleyhine karar yok
Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin şikâyet mektubunun BM Genel Kurulu ve Güvenlik Konseyi belgesi olarak dağıtılması, Türkiye hakkında herhangi bir yaptırım kararı alındığı anlamına gelmiyor.
Mektupta yer alan 659 ihlal iddiası, Rum yönetiminin kendi kayıtlarına ve değerlendirmelerine dayanıyor.
Birleşmiş Milletler’in bu iddiaları bağımsız olarak doğruladığına ilişkin bir açıklama bulunmuyor.
Ankara’nın 29 Eylül tarihli mektuba özel olarak verdiği bir yanıt da henüz doğrulanmış değil.
Rum yönetimi, Türk İHA’larının Doğu Akdeniz’deki faaliyetlerini BM’ye taşıdı. Şikâyet dosyasında Bayraktar TB2’den AKINCI’ya, ANKA’dan AKSUNGUR’a kadar Türkiye’nin geliştirdiği dört farklı insansız hava aracı sistemi bulunuyor. Ankara’nın bölgedeki askerî faaliyetleri ise devam eden Kıbrıs anlaşmazlığının en tartışmalı başlıkları arasında.
More stories
- Cevdet Yılmaz'dan fon açıklaması: Kamu kaynağı kullanılmayacak, 44 bine yakın kişiye ödeme yapıldı
- Fon soruşturması: Müzekkere paylaşımlarına soruşturma
- AKP kulisleri hareketlendi: Kabine değişikliği ve baskın seçim iddiası
- Tokat'ta kusma ve ishal: Merkezde okullar bugün tatil
- Nükleer enerji kapasitesi 2050'ye kadar üç katına çıkarılacak
- Meteoroloji'den peş peşe uyarılar: 66 ilde gök gürültülü sağanak bekleniyor
- Apple’a dev ceza: Karara itiraz edecek
- Fon krizinde Erdoğan’dan kurumlara talimat iddiası
Son haberler
- Yapay zeka algoritması Q-öğrenme için yeni üst sınır belirlendi.
- GPU tabanlı yeni kuantum çözücü milyarlarca durumu işliyor
- Perakende satış hacmi ağustosta yüzde 10,1 arttı, toptan geriledi
- BIST 100 Endeksi Haftaya Yüzde 0,09 Artışla Başladı
- TÜİK verilerinde toplam ciro Ağustos'ta yıllık yüzde 31,8 arttı
- TFF'nin gündeminde Arda Turan var
- Pulsar Helium Minnesota tesis finansmanı için borç arıyor.
- Almanya 100 bin avroluk varlıklara dondurma yetkisi getirebilir.

