DEM Parti yeni süreç çerçeve yasayı başlangıç saydı
DEM Parti, TBMM’de kabul edilen çerçeve yasanın şiddetten siyaset ve hukuk zeminine geçişte başlangıç olduğunu açıkladı.
Atlas Newsdesk ·

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, TBMM’de kabul edilen çerçeve yasayı, şiddet zemininden siyaset ve hukuk zeminine geçiş için başlangıç adımı olarak tanımladı. Bakırhan’a göre düzenleme bir “nihai sonuç” değil; devletin ve toplumun güvenlik odaklı çatışma döngüsünden çıkıp, sorunları demokratik mekanizmalarla ele alacağı yeni bir aşamanın çerçevesini kurmayı hedefliyor.
Bakırhan, Türkiye’de 42 yıllık çatışma sürecinin ardından, sorunların demokratik yöntemlerle tartışılması ve hukuki zeminde çözüm aranması gerektiğini söyledi. Çerçeve yasanın, Kümeselesi veya Alevilerin eşit yurttaşlık talepleri için “tam çözüm” anlamına gelmediğini vurguladı. Buna göre, yasanın temel işlevi şiddeti devre dışı bırakmak ve siyasal kanalları öne çıkarmak olarak konumlanıyor.
Yasanın hedefi: şiddetin dışlanması ve hukuki zemin Bakırhan’ın açıklamasında süreç Bakırhan’ın açıklamasında süreç, “bölünme” ya da “taviz” tartışmalarından farklı bir çerçevede sunuldu. DEM Parti, bu eşiği demokratik hakların yasal güvenceye kavuşması için gerekli bir geçiş olarak tarif ediyor. Bu yaklaşım, çatışma kaynaklı güvenlik risklerinin ve siyasal gerilimin yönetilmesinde Meclis merkezli bir yöntemi öne çıkarıyor. Bu tür çerçeve düzenlemeler, uygulamada genellikle iki ana kanaldan etki üretir: Birincisi, siyasal aktörler arasında müzakere ve uzlaşı arayışının kurumsal zeminini genişletir. İkincisi, idari uygulamalar ve yargısal süreçlerde referans alınacak bir “yol haritası” işlevi görür. Bakırhan’ın açıklaması, yasanın bu iki kanalı aynı anda çalıştırmasının beklendiğine işaret ediyor. Toplumsal kaygılar ve siyasi meşruiyet Bakırhan, kamuoyundaki “barış ülkeyi böler mi” kaygısına doğrudan yanıt verdi ve barışın bölünmeye yol açmayacağını, asıl riskin çatışmanın sürmesiyle büyüdüğünü söyledi. Bu söylem, güvenlik odaklı itirazların siyasi meşruiyet alanını daraltmayı ve süreci “ortak gelecek” vurgusuyla toplumsallaştırmayı amaçlıyor. Açıklamada, tüm kimliklerin ve inançların eşit şartlarda yaşadığı bir düzen hedefi öne çıkarıldı.
Ekonomi vurgusu: kaynakların korunması ve refah iddiası
DEM Parti Eş Genel
Bakırhan, barışın ülkenin kaynaklarını koruyacağını ve ekonomik refahı artıracağını ifade etti. Çatışma dönemlerinde bütçe kaynaklarının güvenlik harcamalarına kayması, yatırım algısında bozulma ve bölgesel ticaretin zayıflaması gibi mekanizmalar, siyasal tartışmalarda sık kullanılan başlıklar arasında yer alıyor. Bu nedenle ekonomik söylem, sürecin sadece kimlik ve haklar değil, aynı zamanda mali sürdürülebilirlik ve toplumsal refah başlıklarıyla da ilişkilendirilmesine hizmet ediyor.
Özetle DEM Parti, Meclis’ten geçen çerçeve yasayı, kapsamlı sorunların nihai çözümü olarak değil; şiddeti dışlayıp siyaset ve hukuk alanını genişletmeyi hedefleyen bir başlangıç aşaması olarak tanımlıyor. Sürecin ilerleyişi, yasanın uygulama detayları, kurumlar arası koordinasyon ve siyasi aktörlerin süreklilik gösteren desteği gibi unsurlara bağlı kalmaya devam edecek.