Türkiye çocuk nüfusu AB ortalamasını aştı
Türkiye çocuk nüfusu 2025’te %24,8 ile AB ortalamasını aştı; TÜİK verileri bölgesel farkları, hane yapısını ve projeksiyonları gösteriyor.
Hazal Anyalı ·

Türkiye’de çocuk nüfusun toplam nüfus içindeki payı, Avrupa Birliği ortalamasının üzerinde kalmaya devam ediyor. TÜİK verilerine göre 31 Aralık 2025 itibarıyla Türkiye nüfusunun %24,8’ini çocuklar oluşturdu. Aynı dönemde AB’ye üye 27 ülkenin çocuk nüfus ortalaması %17,6 seviyesinde yer aldı.
Türkiye’nin toplam nüfusu 86 milyon 92 bin 168 kişi olarak kayda geçti. Çocuk nüfus 21 milyon 375 bin 930 kişi oldu. Çocukların %51,3’ü erkek, %48,7’si kız çocuklardan oluştu.
Bu tablo, Türkiye’nin demografik yapısının kamu hizmetleri ve bütçe planlaması açısından farklı bir ölçek gerektirdiğini gösteriyor. Çocuk nüfusun yüksek payı, eğitim kapasitesi, birinci basamak sağlık hizmetleri, sosyal destekler ve yerel yönetim altyapısı üzerinde doğrudan talep yaratıyor. Aynı zamanda işgücü piyasasına girişin hızını ve uzun vadede bağımlılık oranlarını etkileyen bir gösterge olarak izleniyor.
Nüfus projeksiyonları, çocuk nüfus oranında kademeli bir düşüşe işaret ediyor. Buna göre çocuk nüfus oranının 2030’da %22,1’e, 2040’ta %17,9’a ve 2100’de %14,5’e gerilemesi bekleniyor. Bu eğilim, kısa vadede çocuklara dönük hizmet ihtiyacı sürerken, orta-uzun vadede yaş yapısının değişeceğine ve kamu harcamalarının kompozisyonunun yeniden şekillenebileceğine işaret ediyor.
AB ülkeleri içinde en yüksek çocuk nüfus oranı İrlanda’da %22,7 olarak ölçüldü. Fransa ve İsveç’te oran %20,4 seviyesinde gerçekleşti. En düşük oranlar Malta’da %14,5, İtalya’da %14,9 ve Portekiz’de %15,5 olarak kaydedildi.
Türkiye içinde bölgesel farklılıklar belirgin. 2025’te çocuk nüfus oranı en yüksek il %43,3 ile Şanlıurfa oldu; Şırnak %39,2 ve Mardin %36,7 ile izledi. Hanehalkı yapısı da bu dağılımla paralel ilerledi: Türkiye’de hanelerin %41,9’unda en az bir çocuk var. Bu oran Şanlıurfa’da %68,2 ile en yüksek, Tunceli’de %27,3 ile en düşük seviyede ölçüldü.
Doğum verileri, demografik dinamiklerin güncel seyrini izlemek açısından kritik bir gösterge sunuyor. 2024 yılında canlı doğan bebek sayısı 937 bin 559 olarak gerçekleşti. Bu veri, eğitim ve sağlık altyapısında kısa vadeli kapasite planlaması ile sosyal politika tasarımında temel girdilerden biri olarak öne çıkıyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Çocuk nüfusun AB ortalamasının üzerinde kalması, eğitim ve sağlık harcamalarının bileşimini ve yerel hizmet kapasitesi ihtiyacını etkileyebilir. Projeksiyonlardaki düşüş eğilimi, orta vadede yaş yapısına bağlı sosyal politika önceliklerini yeniden şekillendirebilir.
Sektör Etkisi: Eğitim, çocuk sağlığı, gıda-perakende ve konut gibi sektörlerde talep kompozisyonu, çocuk nüfusun bölgesel yoğunlaşmasına göre farklılaşabilir. Bölgesel oranlar, özel sektörün şubeleşme ve kapasite planlamasında veri temelli kararları öne çıkarabilir.
Piyasa Etkisi: Demografik göstergeler, kamu bütçesi kalemleri ve uzun vadeli büyüme varsayımları üzerinden ülke risk primini ve faiz beklentilerini etkileyen kanallara yansıyabilir. Bölgesel hizmet ihtiyacı, belediye yatırımları ve kamu ihale hacmi üzerinden belirli alt sektörlerde nakit akışı beklentilerini etkileyebilir.