Trump'ın Ankara'daki gizli uçuş operasyonunda İsrail istihbaratı iddiası
Trump'ın Ankara'dan ayrılmasına neden olan İran kaynaklı suikast tehdidinin İsrail istihbaratından geldiği ve CIA'ce reddedildiği öne sürüldü.
Atlas Newsdesk ·

ABD Başkanı Donald Trump’ın NATO Liderler Zirvesi sonrası Ankara’dan ikram kamyonu ve üçüncü bir askeri uçakla gizlice ayrılmasına gerekçe gösterilen İran kaynaklı suikast tehdidinin arkasında İsrail istihbaratının olduğu öne sürüldü.
Washington Post’un haberine göre konuya yakın ABD’li yetkililer, CIA’in İsrail’den gelen istihbaratı “zayıf ve güvenilmez” bulduğunu belirtti. Bazı yetkililer ise söz konusu istihbaratın Trump’ın karar alma süreçlerini yönlendirme amacı taşıyabileceğini değerlendirdi.
Bir ABD’li yetkili, Trump’ın hayatına yönelik tehdit raporlarını “ABD kaynaklı değil, İsrail menşeili ve güvenilirlik derecesi düşük” şeklinde nitelendirdi.
Ankara’daki karmaşık operasyonun detayları
Trump’ın Ankara’daki NATO Liderler Zirvesi’nin ardından konumunun gizlenmesiyle ilgili daha önce kamuoyuna yansıyan ayrıntılar, istihbarat tartışmalarıyla birlikte yeniden gündeme geldi.
Katar tarafından hediye edilen yeni Boeing 747-8 uçağının potansiyel olarak düşmanca bir ortamda Trump’ı taşımak için yeterli güvenlik önlemlerine sahip olup olmadığı konusunda endişeler oluşmasının ardından ABD Başkanı Ankara’da eski model bir Air Force One uçağına bindirildi.
Daha sonra Trump, ikram kamyonu üzerinden başka bir uçağa geçirildi. Operasyonun amacı, başkanın gerçek konumunun ve hangi uçakla seyahat ettiğinin gizlenmesi olarak değerlendirildi.
Trump, salı gecesi yaptığı açıklamada farklı bir uçağa binme kararının Gizli Servis tarafından alındığını belirterek, “Bu tamamen Gizli Servis’in bileceği bir iş. Ben sadece onların istediklerini yapıyorum. Farklı bir uçakla gitmemi istediler... Onlar ne derse onu yaparım” dedi.
“3 suikast girişiminden sonra risk alamazlardı”
ABD istihbaratındaki şüphelere rağmen Ankara’da Gizli Servis tarafından uygulanan planın, aşırı tedbir amacıyla hayata geçirildiği belirtildi.
Bir ABD’li yetkili, “Gizli Servis bu başkanla üç kez ölümün eşiğinden döndü, bu yüzden hiçbir riski göze almıyorlar. Yapmaları gerekeni yaptılar” ifadelerini kullandı.
İran’ın Trump ve diğer üst düzey ABD’li yetkilileri öldürmeye yönelik tehditleri, 2020 yılında Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani’nin ABD tarafından öldürülmesinden bu yana Washington’ın gündeminde bulunuyor.
Şubatta İran’ın dini lideri ve çok sayıda üst düzey yetkilinin savaşın başlangıcında öldürülmesinin ardından bu endişelerin daha da arttığı belirtildi.
Trump, 2024 başkanlık kampanyasından bu yana bilinen üç suikast girişiminden sağ kurtulmuş olsa da bu girişimlerde şüphelilerin İran’la doğrudan bağlantısı tespit edilmemişti.
Beyaz Saray ise çarşamba günü ABD’nin aldığı istihbarat veya bu istihbaratın yetkililer tarafından nasıl değerlendirildiğine ilişkin soruları yanıtlamadı.
Bir Beyaz Saray yetkilisi, “Başkan’ın da belirttiği gibi, aralarında İran’ın da bulunduğu kişilerden hayatına yönelik çok sayıda tehdit aldı ve güvenliğini sağlamak için her türlü önlem alınıyor” dedi.
İsrail, ABD politikalarını manipüle mi ediyor?
Bazı ABD’li istihbarat yetkilileri, İsrail’in Trump’ın hayatına yönelik tehdit uyarısını paylaşmasını yalnızca istihbarat aktarımı olarak görmüyor. Bu yetkililer, söz konusu uyarının Trump’ın karar alma süreçlerini ve ABD’nin bölge politikasını yönlendirme amacı taşıyabileceğini değerlendiriyor.
Yetkililer, İsrail’in İran’ı açık ara en acil yakın vadeli tehdit olarak gördüğünü, ancak Türkiye’yi de orta ve uzun vadeli bir tehdit olarak değerlendirdiğini belirtiyor.
İsrail’in, Washington ile Ankara arasında özellikle Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasındaki kişisel diyalogla güçlenen yakınlaşmadan tedirgin olduğu kaydediliyor.
Eski bir ABD’li yetkili, bu durumun bazı yetkililerin İsrail istihbarat raporlamalarında gördüğü genel bir kalıpla örtüştüğünü belirterek, “Raporların başkanı bilgilendirmek kadar karar alma süreçlerini şekillendirmek için tasarlandığı görülüyor.” ifadelerini kullandı.
Aynı kaynak, Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun İsrail’in tehdit istihbaratı ve Gizli Servis’in planladığı gizli operasyon hakkında bilgilendirildiğini, buna rağmen İran için ana hedef olması beklenen eski Air Force One uçağına binmeyi tercih ettiğini aktardı.