Birleşik Kamu-İş, TÜİK'in açıkladığı enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığını belirterek Ankara'da protesto düzenledi ve maaş artışlarının eridiğini savundu.
Sendika, memur maaşlarının enflasyona karşı korunması için kayıpları otomatik olarak telafi eden "Eşel Mobil Sistemi"nin uygulanmasını talep etti.
Protestoda, sendikanın araştırmasına göre gıda enflasyonunun yıllık %57'ye ulaştığına dikkat çekildi ve TÜİK binası önüne sembolik olarak sebzeler bırakıldı.

Atlas AI
Ankara’da kamu çalışanlarını temsil eden Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, TÜİK’in mart ayı enflasyon verilerine karşı kurumun merkez binası önünde protesto düzenledi. Konfederasyon, açıklanan resmi enflasyonun sahadaki fiyat artışlarını yansıtmadığını ve memur maaşlarının alım gücünün hızla düştüğünü savundu. Eylem, ücret ayarlama mekanizmaları ve resmi istatistiklere duyulan güven tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım, TÜİK’in açıkladığı verilerin gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Konfederasyonun temel talebi, enflasyon farkının otomatik biçimde ücretlere yansımasını öngören “Eşel Mobil Sistemi”nin devreye alınması oldu. Bu yaklaşım, ücretlerin belirli aralıklarla güncellenmesi yerine, fiyat artışlarının daha hızlı telafi edilmesini hedefleyen bir endeksleme modeli olarak öne çıkıyor.
Protestoda konfederasyonun araştırma merkezi KAMU-AR’ın raporu da öne çıktı. Rapora göre gıda fiyatları mart ayında bir önceki aya göre yüzde 8 arttı ve yıllık gıda enflasyonu yüzde 57’ye ulaştı. Konfederasyon, bu verileri resmi enflasyon ile hanehalkının hissettiği fiyat artışları arasındaki farkın göstergesi olarak sundu.
Eylem sırasında paylaşılan diğer göstergeler, gelirlerin temel ihtiyaçları karşılama kapasitesine odaklandı. Konfederasyonun aktardığı hesaplamalara göre açlık sınırı 36 bin TL’ye, yoksulluk sınırı 107 bin TL’ye yaklaştı. Bu seviyelerin, geniş bir kesimin ücret ve aylık gelirlerinin üzerinde kaldığı vurgulandı.
Protesto, kamu çalışanlarının ücret pazarlığı ve kamu maliyesi açısından da izlenen bir başlık. Memur maaşları, toplu sözleşme düzeni ve enflasyon farkı uygulamaları üzerinden belirleniyor; ancak sendikalar, fiyat artışlarının hızlandığı dönemlerde gecikmeli telafi mekanizmalarının alım gücü kaybını büyüttüğünü savunuyor. Eşel mobil gibi otomatik endeksleme modelleri ise ücret-fiyat dinamiği, bütçe disiplini ve enflasyon beklentileri üzerinden daha geniş bir politika tartışmasına bağlanıyor.
Eylem, konfederasyon üyelerinin TÜİK binası önüne pazar poşetlerinden çıkardıkları sebzeleri ve fiyat etiketlerini bırakmasıyla sona erdi. Konfederasyon, bu sembolik adımla market ve pazardaki fiyatlarla resmi göstergeler arasındaki algı farkına dikkat çekti. Protesto, resmi ekonomik göstergelere duyulan güven, ücretlerin korunması ve yaşam maliyeti baskısı başlıklarının kamu çalışanları cephesinde büyüyen bir gündem olduğunu gösterdi.
Ülke Etkisi: Resmi enflasyon verilerine yönelik itirazlar, istatistik kurumlarına güven ve ücret belirleme süreçleri üzerinde siyasi baskıyı artırabilir. Eşel mobil tartışması, kamu ücretleri üzerinden bütçe dengeleri ve enflasyonla mücadele çerçevesini yeniden gündeme taşıyabilir.
Sektör Etkisi: Perakende ve gıda tedarik zincirinde fiyat artışlarına dair görünürlük yükseldikçe, şirketler fiyatlama ve maliyet aktarımı stratejilerini daha sık güncellemek zorunda kalabilir. Ücret endeksleme talepleri, işgücü maliyetleri ve toplu pazarlık dinamiklerini kamu ve özel sektörde etkileyebilir.
Piyasa Etkisi: Ücretlerin otomatik endekslenmesi tartışması, enflasyon beklentileri ve kamu harcaması kanalıyla tahvil faizleri ve risk primleri üzerinde etkili olabilir. Resmi veri setlerine güven tartışması, makro fiyatlama modelleri ve ülke risk algısı üzerinden piyasa oynaklığını artırabilir.

