Piyasa profesyonelleri, 2024 sonu için enflasyon beklentilerini yüzde 27,53'e yükselterek fiyat artışlarının yavaşlamasına dair endişelerini ortaya koydu.
Yıl sonu cari açık tahmini 31,6 milyar dolardan 44,3 milyar dolara fırlayarak dış finansman ihtiyacına ilişkin risk algısının arttığını gösterdi.
Ekonomik büyüme beklentileri bu yıl için yüzde 3,5'e düşerken, politika faizi beklentilerinin 12 ay sonunda yüksek kalması stagflasyon risklerine işaret ediyor.

Atlas AI
TCMB’nin nisan Piyasa Katılımcıları Anketi, piyasanın 2024 sonu enflasyon, döviz kuru ve cari açık beklentilerini yukarı çektiğini gösterdi. Aynı ankette büyüme tahminleri geriledi ve faiz patikasına dair görünüm daha karmaşık hale geldi. Bu tablo, dezenflasyon sürecine dair fiyatlama davranışlarının ve dış denge algısının yeniden şekillendiğine işaret ediyor.
Ankete finansal ve reel sektörden 70 uzman katıldı. Katılımcılar 2024 yıl sonu TÜFE beklentisini marttaki %25,38’den %27,53’e yükseltti. Kısa vadede de bozulma var; nisan ayı TÜFE artış tahmini %2,11’den %2,93’e çıktı.
Kur tarafında beklentiler sınırlı ama yönü yukarı. Yıl sonu dolar/TL tahmini 50,97’den 51,23’e yükseldi. 12 ay sonrası dolar/TL beklentisi de 52,70’ten 53,62’ye çıktı; bu, lirada değer kaybı beklentisinin sürdüğünü gösteriyor.
Anketin en sert revizyonu dış denge kaleminde geldi. 2024 yıl sonu cari açık beklentisi 31,6 milyar dolardan 44,3 milyar dolara çıktı. 2025’e dönük cari açık tahmini de 32,3 milyar dolardan 39,8 milyar dolara yükseldi.
Büyüme tarafında piyasa daha temkinli bir senaryoya geçti. 2024 GSYH büyüme beklentisi %3,8’den %3,5’e indi. 2025 büyüme tahmini de %4,3’ten %4,1’e geriledi.
Faiz beklentileri iki farklı mesaj veriyor. Katılımcılar, TCMB’nin önümüzdeki üç toplantıda politika faizini kademeli düşüreceğini öngörüyor. Buna karşılık 12 ay sonrası politika faizi beklentisi %29,56’ya yükseldi; piyasa, faizlerin daha uzun süre yüksek kalabileceği bir dengeye de fiyat biçiyor.
Bu sonuçlar, para politikasının güvenilirliği ve aktarım mekanizması açısından yakından izlenen iki başlığa işaret ediyor: Enflasyon beklentilerinin çıpalanması ve dış finansman ihtiyacının yönetimi. Enflasyon beklentisi yükselirken kur ve cari açık tahminlerinin de yukarı gelmesi, fiyatlama davranışlarında kur geçişkenliği ve ithalat maliyetleri kanalının önemini koruduğunu düşündürüyor.
Büyüme tahminlerindeki aşağı revizyon ise sıkı finansal koşulların iç talep ve kredi kanalı üzerinden aktiviteyi sınırlayacağı beklentisiyle uyumlu.
Piyasa Katılımcıları Anketi, TCMB’nin iletişimi ve politika seti açısından bir “beklenti termometresi” işlevi görüyor. Bu ayki revizyonlar, dezenflasyon patikasına dair belirsizlik algısının arttığını ve dış dengeye ilişkin risk fiyatlamasının güçlendiğini gösteren bir sinyal olarak öne çıkıyor. Önümüzdeki dönemde veri akışı, ücret ve maliyet dinamikleri ile küresel finansal koşullar, bu beklentilerin kalıcılaşıp kalıcılaşmayacağını belirleyen ana kanallar olacak.
Ülke Etkisi: Beklentilerdeki yukarı yönlü revizyonlar, dezenflasyon hedefinin inandırıcılığını ve para politikası iletişimini daha kritik hale getirebilir. Cari açık tahmininin yükselmesi, dış finansman ihtiyacı ve rezerv dinamikleri üzerinden politika tartışmalarını etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Bankacılık ve reel sektörde fiyatlama, kredi talebi ve vade yapısı kararları daha yüksek enflasyon ve daha sıkı finansal koşullar varsayımıyla şekillenebilir. İthal girdi payı yüksek sektörlerde kur beklentisi, maliyet yönetimi ve hedge talebini artırabilir.
Piyasa Etkisi: Enflasyon ve faiz beklentilerindeki değişim, TL tahvil getirileri ve getiri eğrisi üzerinden yeniden fiyatlamaya yol açabilir. Kur ve cari açık beklentileri, risk primi ve yabancı portföy akımları kanalıyla varlık fiyatlarını etkileyebilir.
İlgili Haberler

İngiltere'de Çocuklara Ağustos Boyunca Ücretsiz Otobüs
21 May, 04:00·yaklaşık 4 saat önce
TBMM’den Kapsamlı Vergi Paketi: Yabancı Sermaye ve Teknoloji Şirketlerine Yeni Teşvikler
21 May, 01:15·yaklaşık 7 saat önce