Hasankeyf'te 147 Eser İlk Kez Sergilendi

Hasankeyf Müzesi, 147 yeni eseri 26 Mart 2026’da 500 m² yarı açık alanda sergilemeye başladı; hedef ziyaretçi artışı.

Hazal Anyalı ·

Hasankeyf'te 147 Eser İlk Kez Sergilendi

Hasankeyf Müzesi, arkeolojik kazılardan çıkan 147 eseri ilk kez ziyaretçiye açtı. Sergi, 26 Mart 2026 itibarıyla Batman’ın Hasankeyf ilçesindeki müzede başladı ve müzenin yarı açık taş eser alanına yerleştirildi.

Bu adım, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Hasankeyf Müze Müdürlüğü ve GAP Kalkınma Ajansı’nın birlikte yürüttüğü “Hasankeyf Müzesi’nin Turizme Kazandırılması ve Taş Eserler Yarı Açık Sergi Alanı Projesi” kapsamında geldi. Proje, müzenin sergileme kapasitesini artırmayı ve taş eserleri iklim koşullarına daha dayanıklı bir düzende kamuya sunmayı hedefliyor.

Yeni eserler yaklaşık sekiz ay süren konservasyon ve restorasyon sürecinden geçti. Koleksiyon, milattan önce 10 bin yıllarına uzanan günlük yaşam malzemeleri dahil farklı dönemlere ait buluntuları kapsıyor. Bu çeşitlilik, Hasankeyf’in uzun yerleşim sürekliliğini tek bir sergileme hattında görünür kılıyor.

Eser grupları arasında mezar taşları, lahitler, öğütme taşları, Hasankeyf Köprüsü’nün ayağındaki insan figürleri ve çeşitli mimari parçalar yer alıyor. Bu tür taş eserler, hem yerel üretim ve gündelik hayat pratiklerine hem de bölgedeki anıtsal yapı geleneğine dair somut veri sağlıyor. Yarı açık sergileme modeli, büyük boyutlu taş parçaların kapalı salonlara taşınmadan sergilenmesine imkan vererek envanterin daha geniş bölümünü erişilebilir kılıyor.

Sergi alanı 500 metrekare büyüklüğünde tasarlandı. Müzenin toplam kapalı alanı 7 bin metrekare ve Ilısu Barajı süreciyle taşınan eserlerin yer aldığı 300 dönümlük Arkeopark da müze yerleşkesinin ana unsurları arasında bulunuyor. Bu ölçek, Hasankeyf’i yalnızca bir sergi binası değil, aynı zamanda açık alan yönetimi, koruma ve ziyaretçi akışı planlaması gerektiren bir kültür altyapısı olarak öne çıkarıyor.

Müze, geçen yıl 60 bin ziyaretçi ağırladı. Yeni sergi alanı ve eklenen eserlerle ziyaretçi sayısının artması hedefleniyor. Ziyaretçi artışı, yerel turizm gelirleri kadar, kültürel mirasın korunması için ayrılan kaynakların sürdürülebilirliği açısından da önem taşıyor.

Hasankeyf, Dicle Havzası’ndaki konumu nedeniyle tarih boyunca farklı uygarlıkların izlerini taşıyan bir yerleşim alanı olarak biliniyor. Ilısu Barajı sonrası taşınan ve yeniden düzenlenen kültür varlıkları, kamu kurumları için hem koruma standartları hem de kamusal erişim dengesi açısından sürekli izleme gerektiren bir yönetim alanı oluşturuyor. Bu sergi, mevcut altyapının kullanımını genişletirken, envanterin bilimsel kayıt, bakım ve güvenlik süreçlerine olan ihtiyacı da büyütüyor.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Bu sergi, kültürel miras yönetiminde koruma ve kamusal erişim dengesini gündemde tutabilir. Ziyaretçi artışı, yerel turizm gelirleri üzerinden kamu-özel hizmet kapasitesi ve altyapı planlamasını etkileyebilir.

Sektör Etkisi: Müze ve ören yeri odaklı turizm, rehberlik, konaklama ve ulaşım hizmetlerinde talep kanalı yaratabilir. Konservasyon, güvenlik ve sergileme altyapısı ihtiyacı, kültür varlığı hizmetleri pazarında proje bazlı iş hacmini etkileyebilir.

Piyasa Etkisi: Ziyaretçi trafiği artarsa, bölgesel hizmet işletmelerinin nakit akışı ve istihdamı üzerinden yerel ekonomik aktiviteyi etkileyebilir. Kamu yatırımı ve ajans destekli projeler, ilgili tedarik zincirlerinde (inşaat, sergileme ekipmanı, güvenlik) sipariş akışını değiştirebilir.

More stories