Kanada’dan Türkiye’ye ilk resmi kültür varlığı iadesi: 11 eser teslim alındı
Kanada Türkiye'ye 11 tarihi eseri iade etti; Federal Mahkeme kararı ve CBSA el koymasıyla başlayan süreç Ottawa’da teslimle sonuçlandı.
Hazal Anyalı ·

Türkiye, Kanada ile yürüttüğü ilk resmi kültür varlığı iadesi sürecini tamamlayarak 11 parçayı ülkeye geri aldı. Kanada Federal Mahkemesi kararına dayanan iade, Ottawa’daki Kanada Koruma Enstitüsü’nde düzenlenen törenle gerçekleştirildi.
Süreç, Ocak 2024’te Kanada Sınır Hizmetleri Ajansı’nın (CBSA) İstanbul’dan Vancouver’a gönderilmek istenen bir gönderiyi şüpheli bularak alıkoymasıyla başladı. Türkiye kaynaklari Kültür ve Turizm Bakanlığı, eserlerin kökenine ilişkin bilimsel raporlar ve hukuki belgelerle dosyaya dahil oldu. Federal Mahkeme, sunulan materyallerin Türkiye’ye ait kültür varlığı niteliği taşıdığına hükmederek iade kararı verdi.
İade edilen parçalar, 17. ile 19. yüzyıllar arasına tarihlenen yedi el yazması sayfası, iki nadir matbu eser sayfası ve iki modern hat çalışmasından oluşuyor. Yapılan incelemelerde, bazı sayfaların özgün ciltlerinden koparıldığı belirlendi. İçeriklerin fıkıh, tasavvuf, tarih ve edebiyat alanlarında bilgi taşıdığı bildirildi.
Sürecin kurumsal önemi Dosya, Türkiye açısından iki noktada dikkat çekiyor. İlk olarak, sınırda yakalama–adli süreç–iade zincirinin işletilmesi; kaçakçılık şüphesi taşıyan kültür varlıklarında kanıt ve belge standardının nasıl kurulduğunu gösteriyor. İkinci olarak, Kanada ile “ilk resmi iade” niteliği, gelecekte benzer başvurularda kurumlar ve mahkemeler nezdinde referans alınabilecek bir emsal çerçeve oluşturuyor.
Kültür varlığı kaçakçılığı, yalnızca mülkiyet tartışması olarak değil; aynı zamanda sahtecilik, finansal suçlar ve sınır aşan tedarik zincirleriyle kesişen bir alan olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle iade kararlarının, gümrük denetimi ile koleksiyon piyasasında menşe/provenans doğrulama süreçleri üzerinde dolaylı etkiler yaratabileceği belirtiliyor. Türkiye tarafı da sürecin uluslararası hukuk zemininde yürütüldüğünü ve kültürel diplomasi boyutu taşıdığını vurguladı.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, iadenin Kanada’dan Türkiye’ye ilk resmi iade olduğunu açıkladı. Bakanlık açısından sonuç, yurt dışına yasa dışı yollarla çıkarıldığı değerlendirilen eserlerin geri kazanımında belge üretimi, uzman raporları ve adli takip kapasitesinin önemini yeniden gündeme getirdi. Kanada tarafında ise CBSA’nın alıkoyma kararı ve Federal Mahkeme hükmü, kültür varlığı dosyalarında sınır uygulamaları ile yargı süreçlerinin belirleyici rolünü ortaya koydu.
Ülke etkisi: Karar, Türkiye’nin kültür varlığı iadesinde mahkeme temelli dosya yönetimi ve kanıt standardını güçlendirebilir; benzer başvurularda kurumlar arası koordinasyon ve uzman raporu üretimi daha belirleyici hale gelebilir.
Sektör etkisi: Müzayede evleri, koleksiyonerler ve aracıların menşe doğrulama, provenans kaydı ve uyum kontrolleri üzerindeki baskı artabilir. Sınırda alıkoyma ve adli iade riskinin görünürleşmesi, işlem öncesi inceleme maliyetlerini etkileyebilir.
Piyasa etkisi: Kültür varlığı ticaretinde hukuki risk primi ve sigorta koşulları, menşe belirsizliği olan eserlerde yeniden fiyatlanabilir. Uyum süreçlerine yatırım yapan aktörlerle yapmayanlar arasındaki rekabet dinamikleri değişebilir.