Tarihi eser iadeleri hızlandı: Türkiye'ye 9 bin eser döndü

Türkiye, son yıllarda yürüttüğü başarılı diplomatik çabalarla 9 binden fazla tarihi eserin yurt dışından iadesini sağladı.

Hazal Anyalı ·

Tarihi eser iadeleri hızlandı: Türkiye'ye 9 bin eser döndü

Türkiye'nin Kültürel Diplomasi Başarısı

Türkiye, yurt dışına kaçırılan kültür varlıklarını geri getirme konusunda son yıllarda önemli bir ivme kazandı. Yürütülen çok yönlü çalışmalar neticesinde 2018'den bu yana 9.136 adet tarihi eserin anavatanına dönüşü sağlandı. Bu başarı, Türkiye'nin kültürel mirasını koruma konusundaki kararlılığını ve uluslararası alandaki diplomatik etkinliğini gözler önüne seriyor.

İade edilen eserler arasındaki en dikkat çekici eğilimlerden biri, "gönüllü" geri dönüşlerin artması oldu. Son sekiz yıllık dönemde, herhangi bir yasal zorlama olmaksızın 60 adet eser, elinde bulunduran koleksiyonerler veya kurumlar tarafından Türkiye'ye teslim edildi. Özellikle 2023 yılında 27 eserin bu yolla geri gelmesi, değişen küresel dinamiklerin bir yansıması olarak görülüyor.

Yapay Zeka Destekli Takip ve Hukuki Caydırıcılık

Bu başarının arkasında, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Dışişleri Bakanlığı'nın koordineli ve proaktif stratejisi yatıyor. Türk makamları, uluslararası müzayede evlerini ve sanat piyasalarını yakından izleyerek Anadolu kökenli eserlerin satışını engellemek için hukuki ve diplomatik kanalları aktif olarak kullanıyor.

Bu süreçte teknolojiden de etkin bir şekilde faydalanılıyor. "TraceART" gibi yapay zeka destekli yazılımlar, dijital platformlardaki eserlerin köken analizini yaparak kaçak varlıkların tespitini kolaylaştırıyor. Bu teknolojik ve hukuki takip, yasa dışı eser ticaretine karışanlar için ciddi bir caydırıcılık unsuru oluşturuyor. Dava riski ve eseri elden çıkaramama ihtimali, birçok koleksiyonerin gönüllü iade yolunu seçmesini teşvik ediyor.

Son yıllarda gönüllü olarak iade edilen eserler arasında Bahreyn’den gelen İbn-i Berrecan'a ait bir yazma eser, Kanada'dan 11 farklı kültür varlığı ve ABD'deki Denver Sanat Müzesi'nden getirilen mermer bir heykel başı gibi önemli parçalar bulunuyor.

Değişen Küresel Anlayış ve Eserlerin Dönüşü

Tarihi eserlerin ait oldukları topraklara iadesi, yalnızca Türkiye'ye özgü bir durum değil, küresel bir eğilim halini aldı. Batılı ülkeler ve müzeler üzerindeki sömürgecilik döneminde yağmalanan eserleri geri verme yönündeki etik baskı giderek artıyor. Bu kapsamda ABD'nin Machu Picchu eserlerini Peru'ya, bazı Batılı ülkelerin ise 1897'de yağmalanan Benin Bronzları'nı Nijerya'ya iade etmeye başlaması önemli örnekler teşkil ediyor.

Türkiye de bu ilkesel duruşu çift yönlü olarak benimsiyor. Anadolu'dan kaçırılan eserlerin peşine düşerken, aynı zamanda kendi topraklarında bulunan başka medeniyetlere ait varlıkları da iade ediyor. Son 16 yıl içinde altı farklı ülkeye 300'den fazla kültür varlığının iade edilmesi, Türkiye'nin bu konudaki tutarlı ve yapıcı yaklaşımını ortaya koyuyor.

Teknoloji, diplomasi ve artan etik farkındalığın birleşimi, gelecekte daha fazla kültür varlığının anavatanına döneceğini gösteriyor. Bu durum, özellikle British Museum gibi büyük koleksiyonlara ev sahipliği yapan kurumların politikalarını yeniden gözden geçirmeleri için baskıyı artırıyor.

More stories