SPK’dan fon piyasasına müdahale: 130 fon tasfiye ediliyor
SPK, 130 yatırım fonu için tasfiye kararı alırken kredili işlemlerde özkaynak eşiğinin geçici olarak yüzde yirmi'ye kadar esnetilebileceğini duyurdu.
Atlas Newsdesk ·

SPK, yedi portföy şirketinin 130 fonunu tasfiye sürecine alırken kredili işlemlerde özkaynak eşiğini geçici olarak yüzde yirmi'ye indirdi. Karar, Borsa İstanbul AŞ piyasalarında yaşanan gelişmelerin ardından yatırım fonları ve kredili işlem hesapları için aynı anda devreye giren iki tedbir seti oluşturdu.
Kurul, kararların 6,4 bin sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun ilgili hükümleri kapsamında alındığını bildirdi. Açıklamaya göre yeni düzenleme, hem TEFAS'ta işlem gören belirli fonların dolaşımını hem de aracı kurumların kredili işlem müşterilerine uyguladığı teminat disiplinini etkiliyor.
130 fonda tasfiye süreci
SPK kararına göre Tera Portföy Yönetimi AŞ, Pusula Portföy Yönetimi AŞ, Hedef Portföy Yönetimi AŞ, Atlas Portföy Yönetimi AŞ, A1 Portföy Yönetimi AŞ, Pardus Portföy Yönetimi AŞ ve Bulls Portföy Yönetimi AŞ tarafından kurulan fonlar kapsama alındı. Bu şirketlerin Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu'nda işlem gören tüm yatırım fonları için alış ve satış emirleri kapatıldı.
Kurul, belirlenen fonların kendi tayin edeceği yöntemle tasfiye ettirileceğini açıkladı. Kaynak metinde verilen sayıya göre tasfiye kararı toplam 130 fonu kapsıyor; bu sayı, kararın yalnızca tekil ürünleri değil, yedi ayrı portföy yönetim şirketinin platformdaki fon setlerini etkilediğini gösteriyor.
TEFAS, yatırımcıların farklı portföy yönetim şirketleri tarafından kurulan fonlara tek platform üzerinden erişmesini sağlayan piyasa altyapısı niteliğinde. Bir fonun platformda alım ve satıma kapatılması, yatırımcının yeni işlem yapabilme kanalını sınırlar; tasfiye süreci ise fon varlıklarının Kurulun belirleyeceği çerçevede çözülmesini gerektirir.
Özkaynak eşiği yüzde yirmi'ye iniyor
SPK, kredili sermaye piyasası aracı işlemlerinde uygulanan asgari özkaynak koruma oranı için de geçici esneklik tanıdı. Normal uygulamada yüzde 35 olan eşik, aracı kurumların kendi risk politikalarıyla uyumlu olması ve müşteri taleplerinin dikkate alınması koşuluyla yüzde yirmi'ye kadar indirilebilecek.
Bu değişiklik, teminat oranları düşen yatırımcı hesaplarında zorunlu kapama baskısını azaltabilecek bir alan açıyor. Ancak karar, aracı kurumlara otomatik bir indirim zorunluluğu getirmiyor; kurumlar kendi risk ölçütleri içinde daha yüksek bir oran uygulamayı sürdürebilir.
Düzenlemenin süresi de sınırlı tutuldu. SPK, ikinci bir duyuru yapılmadığı takdirde uygulamanın 2 Ekim 2026 seans sonuna kadar geçerli olacağını belirtti.
Borsa İstanbul sonrası denge
Karar seti, Borsa İstanbul'daki gelişmelerin ardından piyasa işleyişini koruma hedefiyle aynı takvimde açıklandı. Fonların işleme kapatılması daha doğrudan belirli portföy şirketlerine yönelirken, kredili işlemlerdeki esneklik daha geniş aracı kurum ve yatırımcı tabanını ilgilendiriyor.
Fon tarafında en yakın operasyonel soru, tasfiyenin hangi yöntemle, hangi takvim içinde ve yatırımcılara yapılacak ödemelerin hangi sırayla yürütüleceği olacak. SPK'nın belirleyeceği yöntem, ilgili portföy şirketlerinin nakit yönetimi, varlık satış planı ve yatırımcı iletişimi üzerinde belirleyici olacak.
Kredili işlem tarafında ise etkinin büyüklüğü aracı kurumların kararı nasıl uygulayacağına bağlı. Kurumlar yüzde yirmi eşiğine kadar alan açarsa, kısa vadede teminat tamamlama ihtiyacı azalabilir; daha sıkı kurum politikaları korunursa piyasa etkisi sınırlı kalabilir.
Eğer tasfiye süreci düzenli fiyatlama ve yeterli likiditeyle ilerlerse, doğrudan etki yedi portföy şirketi ve fon yatırımcılarıyla sınırlı kalabilir; sektör açısından fon değerleme ve risk kontrol süreçleri öne çıkar. Küresel makro düzeyde böyle bir senaryonun etkisi büyük olasılıkla Türkiye varlıklarına ilişkin risk algısı kanalıyla sınırlı izlenir.
Eğer fon varlıklarının çözülmesi piyasa fiyatlarını zorlayan satışlara dönüşürse, portföy şirketleri için nakit yönetimi daha hassas hale gelir ve aracı kurumların teminat politikaları yeniden sıkılaşabilir. Sektör açısından ana belirsizlik, tasfiye takviminin ayrıntıları ile kredili işlemlerde yüzde yirmi eşiğinin kurumlar tarafından ne ölçüde kullanılacağıdır.