Duruşma salonunda gizli çekim krizi: Yargılamanın gizliliğini ihlal eden şüpheli yakalandı
İBB davası duruşmasında izinsiz çekim yapan ve sosyal medyada paylaşan şüpheli yakalandı; savcılık TCK 286 ile soruşturma açtı.
Cuneyd Erdogan ·

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, Silivri’de Marmara Ceza İnfaz Kurumları yerleşkesindeki duruşma salonunda izinsiz görüntü kaydı alıp sosyal medyada paylaşan şüpheli hakkında gözaltı kararı verdi. Savcılık, şüphelinin sahte basın kartıyla salona girdiğini ve yargılamanın gizliliğini ihlal ettiğini tespit etti.
Soruşturma, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) davasının görüldüğü yargılama sürecinde mahkeme salonu güvenliği ve usul kurallarının uygulanması açısından doğrudan bir risk başlığı olarak ele alınıyor.
Olay 25 Mart 2026’da, Silivri’deki Marmara Ceza İnfaz Kurumları’nda bulunan duruşma salonunda yaşandı. E.Y.T. adlı şüphelinin duruşmayı takip ederken görüntü kaydı yaptığı ve bu kayıtları sosyal medya hesabından yayımladığı belirlendi. Savcılık, bu eylemler üzerine Türk Ceza Kanunu’nun 286. maddesi kapsamında re’sen soruşturma başlattı.
Soruşturma, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen 2025/318 esas numaralı dosya kapsamında yürütülüyor. Başsavcılık, şüpheli hakkında gözaltı, arama ve el koyma talimatları verdi. Bu adımlar, mahkeme salonlarında izinsiz kayıt alınması ve içerik paylaşımının yalnızca disiplin ihlali değil, ceza soruşturmasına konu olabilen bir fiil olarak değerlendirildiğini gösteriyor.
Kamuoyunun yakından izlediği davalarda duruşma salonuna erişim, basın kartı ve kimlik doğrulama süreçleri üzerinden yönetiliyor. Sahte basın kartı kullanımı iddiası, yalnızca yargılamanın gizliliği ilkesini değil, adliye ve ceza infaz yerleşkelerinde güvenlik protokollerini de gündeme taşıyor. Bu tür ihlaller, tanıkların ve tarafların güvenliği, delil bütünlüğü ve yargılamanın düzeni gibi başlıklarda kurumsal risk yaratabildiği için savcılıklar genellikle hızlı adım atıyor.
Dosyada verilen arama ve el koyma talimatları, paylaşımın nasıl yapıldığı, hangi cihazların kullanıldığı ve içeriklerin kimlerle yayıldığı gibi teknik izlerin toplanmasına dönük bir süreç başlatıyor. Süreç, mahkeme salonlarında görüntü kaydı yasağına uyumun artırılması ve sahte kimlik/basın kartı girişimlerine karşı kontrol mekanizmalarının sıkılaştırılması tartışmalarını da beraberinde getirebilir.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Gelişme, yargılamanın gizliliği ve adli süreçlerin güvenliği başlıklarında uygulama standartlarını etkileyebilir. Sahte basın kartı iddiası, kamu kurumlarında kimlik doğrulama ve erişim denetimi tartışmalarını artırabilir.
Sektör Etkisi: Medya ve dijital platformlar açısından, duruşma içeriklerinin paylaşımıyla ilgili uyum süreçleri ve içerik kaldırma talepleri daha görünür hale gelebilir. Basın kartı ve akreditasyon süreçlerinde doğrulama yükü artabilir.
Piyasa Etkisi: Yüksek profilli davalarda bilgi sızıntısı ve içerik yayılımı, siyasi risk algısı kanalıyla piyasa duyarlılığını etkileyebilir. Dijital platformlarda hukuki taleplerin artması, uyum maliyetleri ve operasyonel süreçler üzerinden şirket risk primlerine yansıyabilir.