Sadece 24 saatte 60'a yakın hesap hakkında erişim engeli kararı

LGBTİ+ örgütlerinden medyaya yayılan erişim engelleri sürüyor. X, Alex Crawford dahil birçok hesap için alınan kısıtlama kararlarını uyguluyor.

Atlas Newsdesk ·

Sadece 24 saatte 60'a yakın hesap hakkında erişim engeli kararı

Erişim engeli kararları Türkiye’de gazeteci, akademisyen ve insan hakları örgütlerinin X ve Instagram hesaplarına yayıldı.

İfade Özgürlüğü Derneği’nin EngelliWeb platformuna göre son kararlar, ilk aşamada LGBTİ+ dernekleri ve üniversite topluluklarını hedef alan kısıtlamaların ardından geldi. Kararların bir bölümü platformlar tarafından uygulanırken, bazı hesaplara Türkiye’den erişim henüz kesilmedi.

EngelliWeb’in aktardığı kayıtlarda gazeteci Alex Crawford’ın X hesabı da “milli güvenlik ve kamu düzeninin korunması” gerekçesiyle erişime engellenen hesaplar arasında yer aldı. Ancak bu kararın X tarafından uygulanmadığı, hesabın Türkiye’den görüntülenebildiği bildirildi.

Bakırköy kararında 58 hesap

Bakırköy 4. Sulh Ceza Hâkimliğinin 13 Eylül 2026 tarihli ve 2026/9112 sayılı kararında 58 sosyal medya hesabı için erişim engeli istendi. Karar, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna gönderildi.

Resmi kaynaklara dayandırılan bilgilere göre soruşturma dosyasında bazı hesapların “müstehcen içerik” ve “LGBT propagandası” niteliğinde paylaşım yaptığı ileri sürüldü. Bu iddia, karar metnindeki gerekçenin parçası olarak aktarılıyor; hesap sahiplerinin tamamına ayrı bildirim yapılıp yapılmadığı açık değil.

Listede Adalet İçin Hukukçular, HAK İnisiyatifi, Mor Dayanışma, Kadın Savunması, UMUT-SEN, Travma Çalışmaları, TİP LGBTİ+ Bürosu, Kaos GL Haber, Özgür Genç Kadın ve Mahallede LGBTİ gibi hesaplar bulunuyor. Fırat Fıstık, Özlem Akarsu Çelik, Barbaros Altuğ, Sena Yazıbağlı, Yıldız Tar ve Tamer Doğan’ın hesapları da kararlara eklendi.

LGBTİ+ topluluklarından gazetecilere

Kısıtlama dalgası 12 Eylül’de Kaos GL, Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği, Lambdaistanbul, SPoD ve Pembe Hayat’ın internet siteleri ile sosyal medya hesaplarına yönelik kararlarla başladı. Bu ilk aşamayı, üniversitelerdeki LGBTİ+ ve toplumsal cinsiyet topluluklarına ait 32 X hesabı izledi.

İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği ve Mersin 4. Sulh Ceza Hâkimliği kararlarının ardından ODTÜ, Türk-Alman, Marmara, Koç, İstanbul Bilgi, Kadir Has, Sabancı, Özyeğin, İstanbul Teknik, Yıldız Teknik ve Ankara üniversitelerindeki bazı topluluk hesapları da erişime kapatıldı. ODTÜ Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları Topluluğu, karar sonrası açıklamasında LGBTİ+’ların kriminalize edilemeyeceğini savundu.

Uluslararası Af Örgütü Türkiye ve Ali İsmail Korkmaz Vakfı’nın hesapları da erişim engeli kararlarından etkilenen kurumlar arasında sayıldı. ALİKEV, sosyal medya açıklamasında gençlerin haklarını savunmaya ve dayanışmayı büyütmeye devam edeceğini bildirdi.

Platform uygulaması ayrı aşama

Erişim engeli kararı ile sosyal medya platformunun teknik uygulaması aynı anda işlemiyor. Bu nedenle bazı hesaplar hakkında karar bulunmasına karşın Türkiye’den erişim bir süre daha devam edebiliyor.

Bir gazetenin ana hesabı için de kısıtlama bildirimi yapıldığı, gazetenin buna karşı yedek hesabını duyurduğu aktarıldı. Daha sonra yedek hesabın da Türkiye’den erişime kapatıldığı bildirildi.

Kararların genişlediği dönem, 13 Eylül’de 15 ilde yürütülen ve kamuoyuna “Ailem Güvende” adıyla duyurulan operasyonlarla çakıştı. Bu operasyonlarda LGBTİ+ aktivistleri ve Kaos GL yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 60’tan fazla kişinin gözaltına alındığı açıklandı.

DİSK Basın-İş, gazeteciler, medya hesapları ve sivil toplum örgütlerine yönelik kararların geri alınmasını istedi. Sendika, hak ihlallerini izleyen ve kamusal tartışmaya katılan kurumların görünmez kılınmasının basın özgürlüğü açısından risk yarattığını savundu.

Kararların tümünün platformlarca uygulanması halinde Türkiye’de sivil toplum, bağımsız haber üretimi ve hak temelli izleme faaliyetlerinin sosyal medya erişimi daralacak. Bazı kararların askıda kalması veya kaldırılması halinde ise asıl belirleyici unsur, mahkeme gerekçelerinin açıklığı ve platformların kararları nasıl uyguladığı olacak.

More stories