Özgür Özel: CHP’yi Atanmış Yönetime Bırakmayacağız
Özgür Özel, CHP kurultayına ilişkin mutlak butlan kararının ardından Kılıçdaroğlu’nun yeniden görevlendirilmesine sert tepki göstererek partiyi bırakmayaca…
Cuneyd Erdogan ·

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin 38. Olağan Kurultayı’na ilişkin mutlak butlan kararının ardından siyasi çalışmalarını CHP Genel Merkezi yerine TBMM’de sürdürmeye başladı. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi, kurultayın kesin hükümsüz olduğuna karar vererek Kemal Kılıçdaroğlu ve önceki parti organlarının görevlerine devam etmesine hükmetti. Özel, karar metnini okuduktan sonra “korkunç bir iş birliği” gördüğünü söyledi ve CHP içinde artık “atanmış” ve “seçilmiş” olmak üzere iki ayrı siyasi çizgi bulunduğunu savundu.
Karar, Özel’in 2023’te Kılıçdaroğlu’nu yenerek genel başkan seçildiği kurultayın hukuki statüsünü tartışmaya açtı. Mahkeme, kurultay öncesi yönetime dönüş yönünde hüküm kurarken Özel ve mevcut yönetimin yetkileri fiilen kriz başlığına dönüştü. T24’ye göre, Kılıçdaroğlu’nun avukatlarının geri çektiği temyiz başvurusu daha sonra Özel adına yeniden yapıldı. Bu hamle, Özel cephesinin kararı kabul etmek yerine üst yargı sürecini zorlayacağını gösteriyor.
Kurultay Kararı Dengeleri Bozdu
CHP’deki kırılma yalnızca bir genel başkanlık tartışması değil. Parti, 2023 genel seçimleri sonrasında liderlik değişimine gitmiş, Özel yönetimi yerel seçimlerde özellikle büyükşehirler üzerinden yeni bir siyasi momentum yakalamıştı. Kılıçdaroğlu’nun mahkeme kararıyla yeniden görevlendirilmesi, sandıkla oluşan parti içi iradenin yargı kararıyla geri alındığı eleştirilerini beraberinde getirdi. Özel’in “partiyi bırakmayacağız” sözü de bu nedenle yalnızca örgütsel bir direnç değil, meşruiyet iddiası taşıyor.
Özel, Kılıçdaroğlu çevresinden kendisine “İmamoğlu’nu bırak, birlikte yürüyelim” teklifinin gelip gelmediği iddialarına da yanıt verdi. Doğrudan Kılıçdaroğlu’ndan böyle bir söz duymadığını belirtti ancak kurultay sonrasında bugün Kılıçdaroğlu’nun yanında duran bazı isimlerin bu yönde teklifleri defalarca ilettiğini söyledi. Özel, bu öneriyi “kirli” diye nitelendirdi ve siyasi yol arkadaşlarını terk etmeyeceğini belirtti. Bu çıkış, Ekrem İmamoğlu’nun CHP içindeki merkezi konumunun krizden bağımsız olmadığını gösteriyor.
CHP Markası Kavgası ve Erken Seçim Hesabı
Özel’in en sert vurgusu CHP’nin kurumsal kimliği üzerineydi. Ona göre mesele yalnızca genel merkez binası ya da yönetim listesi değil; CHP’nin tarihi, logosu ve seçmen nezdindeki siyasal markası. “Biz yokuz dersek” Kılıçdaroğlu çizgisindeki yapının düşük oy oranlarına gerileyebileceğini savunan Özel, buna rağmen partiyi terk etmenin iktidarın atadığı bir yönetime alan açacağını söyledi. Bu dil, CHP tabanına “ayrılmayın, içeride kalın” çağrısı niteliği taşıyor.
Özel, olası bir baskın seçim konusunda kaygı taşımadığını da söyledi. Adaylarını çıkaracaklarını ve yüzde 60 oyla seçimi kazanabileceklerini savundu. Bu iddia, CHP’nin hukuki krizle meşgul olduğu bir dönemde seçmen moralini koruma amacı taşıyor. Ancak kararın kesinleşme süreci, Yargıtay aşaması ve parti organlarının fiili kontrolü gibi başlıklar muhalefetin seçim hazırlığını karmaşıklaştırabilir.
CHP krizinde asıl eşik, mutlak butlan kararına karşı yürütülecek temyiz süreci olacak. Özel adına yapılan başvuru, mevcut yönetimin hukuki zemini geri kazanma arayışını gösteriyor. Risk açık: Süreç uzarsa CHP iki merkezli bir parti görüntüsü verebilir; hızla çözülürse de kararın yönüne göre muhalefet ya toparlanma ya da daha derin bir iç çatışma yaşayacak. Özel’in son açıklaması, geri adım atmayacağını ve krizi seçim hattına taşıyacağını ortaya koyuyor.