Ozan Güven, şiddet davası sonrası 5,5 yıllık süreci ve tepkileri anlattı
Oyuncu Ozan Güven, kadına şiddet davası ve sonrasında yaşananlar hakkında ilk kez konuştu, hukuki süreci ve kişisel etkilerini anlattı.
Ayla Demirhan ·

Oyuncu Ozan Güven, eski sevgilisine yönelik şiddet davasında aldığı ceza ve sonrasındaki gelişmelerle ilgili uzun süren sessizliğini bozdu. Güven, 5,5 yıldır devam eden hukuki sürecin kendisini yıprattığını söyledi ve kamuoyundaki tartışmalara dair görüşlerini paylaştı.
Geçtiğimiz günlerde Kadıköy’de bir mekânda bazı kadınların tepkisiyle karşılaştığı olaya da değinen oyuncu, Türkiye’deki şiddet tartışmalarında kendisinin sorumlu gibi gösterilmesini haksız bulduğunu belirtti. Hakkında açılan beş davanın dördünden beraat ettiğini, bir dosyada ise abajurun “silah” sayılması nedeniyle “silahla yaralama” suçundan hüküm giydiğini ifade etti.
Güven, bugüne kadar konuşmamasını adalete duyduğu güvenle açıkladı. Mahkeme sürecinin beklediğinden daha uzun sürdüğünü vurgulayan oyuncu, bu süreçte kamuoyu oluşturma yollarına başvurmak yerine hukuki zeminde kalmayı tercih ettiğini anlattı.
Kendisine yöneltilen eleştirilerin bir kısmının kişisel sınırları aştığını söyleyen Güven, kamuoyunda oluşan algının tek bir dosyanın ötesine taşındığını ve bunun adil olmadığını savundu. Şiddet içerikli haberlerde fotoğrafının kullanılmasından rahatsızlık duyduğunu da dile getirdi.
Dava süreci ve tartışmalar
Mahkeme süresine ilişkin değerlendirme
Oyuncu, 5,5 yılı bulan yargılamanın “konuşmanın da susmanın da zor” olduğu bir dönem yarattığını belirtti. Hukuki sürece bağlı kaldığını, duruşmalar ve dosyalardaki gizliliğe saygı gösterdiğini söyleyen Güven, sonuçların yargı mercileri tarafından verilmesi gerektiğini düşündüğünü aktardı.
Kendi ifadesine göre, bir dosyada aldığı hüküm, olay sırasında kullanılan nesnenin “silah” sayılmasına dayanıyor; diğer başlıklarda ise beraat kararları çıktı. Bu çerçevede kamuoyunun karar verirken resmi belgelere bakması gerektiğini vurguladı.
Beyan ve toplumsal tepki tartışması
Güven, “kadının beyanı esastır” ilkesinin uygulama biçiminin dikkatle tartışılması gerektiğini savundu. Toplumsal tepkilerin genellemeye dönüşmesinin adalet duygusunu zedeleyebileceğini, herkesin bir gün adil yargılanma hakkına ihtiyaç duyabileceğini söyledi.
Linç kültürü tartışmasına da değinen oyuncu, kişilerin tekil dosyalar üzerinden bütüne teşmil edilmemesi gerektiğini ifade etti. Kadıköy’de yaşanan tepki anını bu bağlama yerleştirerek, kendisinin Türkiye’deki tüm şiddet olaylarının sembolü gibi hedef gösterilmesini “vicdansızlık” olarak niteledi.
Gündelik yaşama etkisi ve projeler
Güven’in kişisel önlemleri ve rahatsızlıkları
Yaşananların gündelik hayatına yansıdığını belirten Güven, artık kadınlarla asansöre binmemeyi tercih ettiğini söyledi. Ünlü olmasının bu süreci daha görünür ve zor hale getirdiğini, aksi halde benzer ölçekte bir kamuoyu baskısıyla karşılaşmayabileceğini düşündüğünü aktardı.
Kendi anlatımına göre meseleleri şiddetle çözmeyi reddediyor; uzun süreli ilişkileri boyunca tercihinin diyalog ve mesafe koyma olduğunu vurguluyor. Şiddet haberlerinde adının ve görüntüsünün otomatik biçimde kullanılmasından rahatsızlığını yineledi.
İptal edilen oyunlar ve takvim
Güven, sosyal medya hesabından tiyatro oyunu “O.M.G”nin bazı gösterimlerinin iptal edildiğini daha önce duyurmuştu. Paylaşımında Antalya, Ankara ve İzmir gösterimlerinin “mücbir sebepler” nedeniyle iptal edildiğini belirtti; sezonun son oyununun 19 Haziran Cuma akşamı Babasahne’de yapılacağını açıkladı. Seyircilerden özür dileyen oyuncu, yeni sezonda yeniden buluşma temennisini iletti. Bu açıklamalar, sahne takvimindeki değişikliklerin sürece yansımalarını göstermesi açısından dikkat çekti.
Güven’in açıklamalarının ardından gözler hem hukuki sürecin seyrine hem de oyuncunun sahne programındaki güncellemelere çevrildi. Kamuoyundaki tartışmanın nasıl evrileceği ve yeni projelerin takvimi önümüzdeki dönemde izlenecek.