Oğuzhan Uğur’dan sızan bilirkişi raporu açıklaması
Oğuzhan Uğur ifadesi, Ahbap Derneği soruşturmasında tutuklama süreci ve bilirkişi raporu sızıntısı iddiasını gündeme taşıdı.
Atlas Newsdesk ·

Oğuzhan Uğur ifadesi, Ahbap Derneği soruşturmasında tutuklama ve rapor sızıntısı iddiasını dosyanın merkezine taşıdı.
Rapor sızıntısı savunmaya girdi
Babala TV'nin kurucusu Oğuzhan Uğur, hâkimlik sorgusunda bilirkişi raporunun internete düştüğü iddiasını savunmasının ana başlıklarından biri yaptı. Uğur, savcılıkta ifade verdiği sırada bu durumu avukatının uyarısıyla öğrendiğini söyledi.
Uğur’un anlatımına göre savcıya raporun çevrim içi dolaşıma girdiği aktarıldı. Savcının ilk aşamada bu tür görsellerin gerçek dışı haber olabileceğini belirttiği, kısa süre sonra ise odasından ayrılıp elinde söz konusu raporla döndüğü ifade edildi.
Hâkimlik ifadesine yansıyan beyana göre savcı, geri döndüğünde “Böyle bir rapor varmış” dedi. Uğur, bu anı savcının da rapordan kendileriyle aynı anda haberdar olduğu şeklinde aktardı.
İki suçlama tutuklama talebine dayandı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturmada Uğur, şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Dosyada yer alan sevk işlemine göre Uğur, “Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” ve “Suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçlamaları kapsamında sulh ceza hâkimliğine gönderildi.
Savcılık sevki, tutuklama talebiyle yapıldı. Aktarılan bilgilere göre sulh ceza hâkimliği sorgusunun ardından Uğur hakkında tutuklama kararı verildi.
Uğur’un savunmasındaki bir diğer unsur, tutuklandığını internet üzerinden öğrendiğini söylemesi oldu. Bu beyan, dosyanın adli içeriği kadar karar ve belge akışının nasıl yönetildiği sorusunu da öne çıkardı.
Kaynak metinde soruşturmanın Ahbap Derneği kapsamında yürütüldüğü belirtiliyor. Derneğe, dosyadaki diğer kişilere veya bilirkişi raporunun içeriğine ilişkin ek ayrıntı yer almadığı için haberin doğrulanabilir çekirdeği Uğur’un ifadesi, sevk edildiği suç başlıkları ve tutuklama kararından oluşuyor.
Sıradaki düğüm raporun kaynağı
Bilirkişi raporu iddiası, soruşturma dosyalarında teknik belgelerin kamuya yansıması halinde doğabilecek usul tartışmasını gündeme getiriyor. Bir raporun ne zaman, kim tarafından ve hangi kanalla dolaşıma girdiği soruları, delilin içeriği kadar sürecin güvenilirliği açısından da önem taşıyor.
Dosyanın merkezindeki isim olan Uğur, Babala TV'nin kurucusu olarak dijital yayıncılık alanında tanınıyor. Bu nedenle süreç yalnızca bireysel hukuki sorumluluk tartışması yaratmıyor; yayıncı kimliği, iş ilişkileri ve kamuoyu algısı üzerinde de baskı oluşturuyor.
Eğer sızıntı iddiası resmi incelemeyle desteklenirse, adli makamlar açısından dosya güvenliği ve bilgi yönetimi baskısı artar; Uğur ve Babala TV çevresindeki belirsizlik derinleşebilir. Eğer iddia doğrulanmaz ya da dosyanın esasına etki etmediği değerlendirilirse, süreç yeniden suçlamaların maddi dayanaklarına ve savunmanın bunlara vereceği yanıta odaklanır.