Orta Doğu'daki tansiyon, küresel ekonomi için en önemli risk faktörü olarak öne çıkıyor ve enerji fiyatları ile tedarik zincirlerini tehdit ediyor.
OECD, Türkiye'nin 2026 büyüme tahminini aşağı yönlü revize ederken, enflasyon beklentisini önemli ölçüde yukarı çekti. Bu durum, ekonomik zorlukların süreceğine işaret ediyor.
ABD ekonomisi direnç gösterirken, Euro Bölgesi enerji maliyetleri nedeniyle yavaşlıyor ve Çin'de büyüme ivme kaybediyor, bu da küresel çapta farklılaşan bir toparlanmayı gösteriyor.

Atlas AI
OECD, Küresel Ekonomik Görünüm raporunda Türkiye için büyüme tahminlerini aşağı çekti, enflasyon beklentisini ise belirgin biçimde yukarı revize etti. Kuruluş, revizyonun arkasında artan enerji fiyatları, jeopolitik belirsizlik ve bu şokların tedarik zincirleri ile fiyatlara yansıma riskini öne çıkardı. Türkiye, raporda enerji fiyat artışlarına karşı hassasiyeti yüksek ve hâlihazırda yüksek enflasyonla mücadele eden ülkeler grubunda yer aldı.
OECD’ye göre küresel ekonomi 2026’da %2,9 büyüyecek. 2027 büyüme tahmini %0,1 revizyonla %3’e çıktı. Buna karşın 2025’teki %3,3’lük büyümeye göre küresel ivme kaybı sürüyor.
Rapor, Orta Doğu’daki gerilimi küresel görünümde en büyük aşağı yönlü risk olarak tanımladı. Hürmüz Boğazı gibi kritik geçiş noktalarında sevkiyatın aksaması veya enerji altyapısının zarar görmesi, petrol ve diğer emtia fiyatlarında ani sıçramalara yol açabilir. OECD, böyle bir şokun küresel tedarik zincirlerini bozarak işletme maliyetlerini artırabileceğini ve tüketici enflasyonunu yukarı itebileceğini not etti.
Türkiye tarafında OECD, 2026 büyüme tahminini %0,1 düşürerek %3,3’e indirdi. 2027 büyüme beklentisi de %0,2 aşağı revizyonla %3,8 oldu. Bu çerçeve, iç talep ve finansman koşulları kadar dış fiyat şoklarının da büyüme patikasını etkilediği bir döneme işaret ediyor.
Enflasyon tarafındaki güncelleme daha sert geldi. OECD, Türkiye’nin 2026 enflasyon tahminini %20,8’den %26,7’ye yükseltti. 2027 için enflasyon beklentisi %16,9 olarak yer aldı; bu da dezenflasyon sürecinin daha uzun ve kırılgan bir zeminde ilerleyebileceği mesajını güçlendirdi.
OECD, büyük ekonomilerde görünümün ayrıştığını da vurguladı. ABD’nin bu yıl %2, gelecek yıl %1,7 büyümesi bekleniyor ve 2026 tahmini önceki öngörülere göre yukarı revize edildi. Euro Bölgesi’nde ise yüksek enerji maliyetleri baskısıyla 2026 büyümesi %0,8, 2027 büyümesi savunma harcamalarının desteğiyle %1,2 olarak öngörüldü.
Çin için de yavaşlama senaryosu öne çıkıyor: 2025’te %5 büyüyen ekonominin 2026’da %4,4’e, 2027’de %4,3’e gerilemesi bekleniyor. OECD’nin temel varsayımı, enerji piyasalarındaki aksaklıkların zamanla azalması ve fiyatların 2026 ortasından itibaren kademeli düşüşe geçmesi yönünde.
Ancak rapor, bu varsayımın gerçekleşmesini jeopolitik istikrara bağladı; bu da enerji fiyatları üzerinden enflasyon, cari denge ve finansal koşullar kanalının birçok ülke için ana risk hattı olmaya devam ettiğini gösteriyor.
Ülke Etkisi: Türkiye’de enerji fiyatları ve dış belirsizlik, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışları üzerinden para politikası aktarımını etkileyebilir. Büyüme tahminindeki aşağı revizyon, finansal koşullar ve dış talep kanallarının daha belirleyici hale gelebileceğine işaret eder.
Sektör Etkisi: Enerji yoğun sektörlerde maliyet baskısı ve fiyat geçişkenliği, kârlılık ve stok yönetimi üzerinde etkili olabilir. İthal girdi payı yüksek alanlarda kur ve emtia fiyatı oynaklığı, sözleşme yapısı ve riskten korunma ihtiyacını artırabilir.
Piyasa Etkisi: Enflasyon beklentilerindeki yukarı revizyon, faiz patikası ve risk primi kanalıyla tahvil getirileri ve kur oynaklığını etkileyebilir. Jeopolitik kaynaklı emtia şokları, küresel risk iştahı ve sermaye akımları üzerinden gelişen ülke varlıklarında fiyatlamayı değiştirebilir.
İlgili Haberler

Stellantis'tan 2030'a Kadar Uygun Fiyatlı Yeni Modeller
22 May, 02:25·yaklaşık 7 saat önceBloomberg: 'Mutlak butlan' kararı sonrası Türkiye'nin döviz satışı 6 milyar dolara ulaştı
22 May, 02:04·yaklaşık 7 saat önce