Nepal-Tibet Sınırında Sel Felaketi Can Kaybı Artıyor
Nepal-Tibet sınırındaki sel felaketinde 31 kişi hayatını kaybetti; yüzlerce kişi kayıp.
Ayla Demirhan ·

Nepal'in Rasuwa bölgesini etkileyen şiddetli sel felaketleri sonucunda resmi kayıtlara göre 31 kişi hayatını kaybetti, 93 kişi ise yaralandı. Bhote Koshi Nehri çevresindeki yerleşim yerlerinde meydana gelen yoğun yıkım, arama kurtarma operasyonlarını olumsuz etkiliyor. Bölgenin zorlu coğrafi koşulları ve devam eden yağışlar, yardım ekiplerinin çalışmalarını zorlaştırıyor.
Yetkililer, Nepal-Tibet sınır bölgesinde 291'i turist olmak üzere yüzlerce kişiye ulaşılamadığını bildirdi. Ayrıca, sınırın Çin tarafında, Tibet Özerk Bölgesi'ndeki Kailash Mansarovar'da dini ziyaretler için bulunan yaklaşık 390 hacının da kayıp olduğu rapor edildi. Çin devlet medyası bölgedeki can kayıplarını teyit etmekle birlikte, kesin ölü sayısına dair henüz bir açıklama yapmadı.
Sınır Ötesi Arama Kurtarma Çalışmaları
Bhote Koshi Nehri
Kurtarma ekipleri, sel ve heyelanlar nedeniyle mahsur kalan 25 kişiyi bölgeden tahliye etmeyi başardı. Ancak sınır geçişlerinin kapanması ve dağlık arazi yapısı, hem Nepal hem de Çin tarafında lojistik operasyonları kısıtlıyor. Bu durum, kayıp kişilere ulaşma çabalarını yavaşlatıyor ve koordinasyonu karmaşık hale getiriyor. Bölgedeki sivil toplum kuruluşları ve uluslararası yardım kuruluşları, yerel yönetimlerle işbirliği içinde yardım sağlamaya çalışıyor.
Sınır kapılarının ve bölgedeki turistik rotaların güvenlik nedeniyle kapatılması, kısa vadede yerel ekonomiyi olumsuz etkiliyor. Özellikle turizm ve hac ziyaretleri, bölge halkı için önemli bir gelir kaynağı oluşturuyor. Bu tür doğal afetler, Himalayan bölgesinin hassas ekosistemi ve altyapı sınırlılıkları nedeniyle daha yıkıcı sonuçlar doğurabiliyor. Uzmanlar, iklim değişikliği ile birlikte bu tür aşırı hava olaylarının sıklığının artabileceği konusunda uyarıyor.
Bölgesel İşbirliği ve İklim Riski
Önümüzdeki günlerde hava koşullarının arama kurtarma çalışmalarına elverişli olup olmayacağı, kayıp kişilerin bulunması açısından kritik önem taşıyor. Nepal ve Çin arasındaki sınır ötesi koordinasyonun etkinliği, felaketin etkilerini hafifletme ve bölge istikrarını sağlama kapasitesini belirleyecek. Geçmişte de benzer doğal afetlerle karşılaşan Himalayalar, artan yağış rejimleri ve buzulların erimesiyle birlikte sel ve heyelan risklerinin artışı ile karşı karşıya kalıyor.
Bölgesel altyapı projeleri ve erken uyarı sistemlerinin güçlendirilmesi, gelecekteki afetlere karşı direnci artırmak için önem taşıyor. Sel sonrası yeniden yapılanma çalışmaları, etkilenen toplulukların toparlanması ve sürdürülebilir kalkınmanın sağlanması açısından uzun vadeli bir süreç gerektirecek. Bu süreçte uluslararası destek ve işbirliği, kritik bir rol oynayabilir.