MİT, Humeyni’nin Türkiye sürgünü belgesini yayınladı
MİT'in Humeyni'nin Türkiye sürgünü sırasındaki gizli belgesini açıklaması, dönemin siyasi dinamiklerini gözler önüne serdi.
Cuneyd Erdogan ·

İstihbarat Arşivinden Tarihi Belge
Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT), İran İslam Devrimi'nin lideri Ayetullah Ruhullah Humeyni'nin Türkiye'deki zorunlu ikametine ilişkin kritik bir istihbarat yazışmasını kamuoyu ile paylaştı. Teşkilatın resmi internet sitesindeki "Özel Koleksiyon" bölümünde yayımlanan belge, yakın tarihin en önemli figürlerinden birinin Türkiye'deki günlerine dair resmi bir kayıt sunuyor.
11 Kasım 1964 tarihli ve "çok gizli" ibareli emir yazısı, dönemin Milli Emniyet Hizmeti Reisi Ziya Selışık'ın imzasını taşıyor. Belgede, Humeyni'nin Bursa'da ikamet ettirilmesi ve kendisine yönelik tüm faaliyetlerin MİT tarafından organize edileceği belirtiliyor. Yazışmada dikkat çeken bir diğer detay ise Humeyni için "belli" takma adının kullanılması talimatı oldu.
Sürgünün Perde Arkası: Şah Rejimi ve Kapitülasyonlar
Humeyni'nin Türkiye'ye sürgün edilmesinin ardında, dönemin İran Şahı Muhammed Rıza Pehlevi yönetimine karşı artan muhalefeti yatıyordu. Özellikle Şah'ın Batı yanlısı "Ak Devrim" politikaları ve İran'daki ABD askeri personeline diplomatik dokunulmazlık tanıyan kapitülasyon yasası, Humeyni'nin sert tepkisine yol açmıştı.
Bu yasanın onaylanmasına karşı yaptığı ateşli konuşmaların ardından Humeyni, 4 Kasım 1964'te tutuklanarak doğrudan Türkiye'ye sürgüne gönderildi. O dönemde bir NATO üyesi olan ve laik yapısıyla bilinen Türkiye, Şah rejimi için en önemli siyasi rakibini kontrol altında tutmak adına güvenli bir yer olarak görülüyordu.
Belgenin yayınlanması, Türkiye'nin Soğuk Savaş döneminde komşu ülkelerdeki siyasi çalkantılarda nasıl bir rol üstlendiğini ve müttefiklik ilişkileri çerçevesinde hareket ettiğini bir kez daha gösterdi. Humeyni'nin sürgünü, İran'ı 1979'daki devrime götüren sürecin en önemli dönüm noktalarından biri olarak kabul edilmektedir.
Bursa'dan Necef'e Uzanan Sürgün Yılları
Ankara'ya getirildikten kısa bir süre sonra Bursa'ya yerleştirilen Humeyni, burada yaklaşık 11 ay boyunca MİT'in sıkı gözetimi altında yaşadı. Bu süre zarfında siyasi faaliyetleri ve dış dünya ile iletişimi büyük ölçüde kısıtlandı. Kaldığı yer ve temasları tamamen devlet kontrolündeydi.
MİT'in yayımladığı belge, bu kontrol mekanizmasının nasıl işlediğine dair somut bir kanıt niteliği taşıyor. Humeyni, 5 Ekim 1965 tarihinde Türkiye'den ayrılarak Irak'ın Necef kentine gönderildi. Burada sürgün hayatına devam eden Humeyni, İran Devrimi'ne giden yolda muhalefetini daha geniş kitlelere ulaştırma imkanı buldu.