Milyonlarca kişiye ikinci şans: Öğrenci affı geliyor

Öğrenci affı teklifi nisan sonunda TBMM’ye geliyor; Temmuz 2022 sonrası için koşulsuz dönüş, kapsam genişlerse 7,5 milyon potansiyel var.

Cuneyd Erdogan ·

Milyonlarca kişiye ikinci şans: Öğrenci affı geliyor

Hükümet, üniversiteyle ilişiği kesilen kişilerin yeniden kayıt yaptırmasını sağlayacak yeni bir öğrenci affı düzenlemesini TBMM gündemine taşımaya hazırlanıyor. AK Parti Grubu ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) yetkilileri taslak üzerinde çalışmayı son aşamaya getirdi. Düzenlemenin nisan ayının son haftasında TBMM Başkanlığı’na sunulması planlanıyor.

Taslak, önceki aflara göre daha geniş bir kapsama ve daha az koşula dayanacak şekilde kurgulanıyor. Geçen hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yapılan toplantıda teklifin ana çerçevesi ele alındı ve siyasi iradenin bu yönde olduğu teyit edildi. Hedef, Meclis yaz tatiline girmeden yasayı çıkarıp yeni eğitim-öğretim dönemine yetiştirmek.

Teklif iki ayrı zaman dilimine göre iki farklı uygulama öngörüyor. Temmuz 2022’den sonra üniversiteyle ilişiği kesilen öğrenciler için aftan yararlanmak adına ek bir ön şart aranmaması planlanıyor. Bu model, son iki yılda çeşitli nedenlerle eğitimini yarıda bırakanların doğrudan başvuru yapabilmesini amaçlıyor.

Temmuz 2022 öncesinde kaydı silinenler için ise tek bir kriter öne çıkıyor: Daha önceki öğrenci aflarından yararlanmamış olmak. Taslak, geçmiş düzenlemelerde görülen mali yükümlülükler veya belirli ders/kredi tamamlama gibi kısıtları kaldırarak başvuru sürecini sadeleştirmeyi hedefliyor. Buna karşılık, yüksek lisans ve doktora programlarının kapsam dışında kalması bekleniyor.

Etki analizleri, düzenlemenin yalnızca Temmuz 2022 sonrası dönemi kapsaması halinde bile geniş bir kitleyi ilgilendireceğine işaret ediyor. Bu senaryoda yaklaşık 1,5 milyon kişinin aftan yararlanma potansiyeli var ve bu gruptan en az 190 bin kişinin fiilen eğitime dönmesi bekleniyor. Kapsamın daha eski tarihlere genişlemesi halinde potansiyel yararlanıcı sayısının 7,5 milyona çıkabileceği tahmin ediliyor.

Düzenleme, yükseköğretim kurumlarının kapasite yönetimini doğrudan etkileyebilir. Üniversiteler, geri dönecek öğrenci sayısına göre derslik, öğretim elemanı, danışmanlık ve sınav takvimlerini yeniden planlamak zorunda kalabilir. Ayrıca kayıt yenileme, intibak, ders eşdeğerliği ve azami süre gibi idari süreçlerde standart uygulama ihtiyacı artabilir.

Meclis takvimi açısından kritik nokta, teklifin yaz öncesi yasalaşması hedefi. Bu takvim, üniversitelerin bir sonraki döneme ilişkin kontenjan ve altyapı planlarını erken netleştirmesini gerektirebilir. Uygulamanın kapsamı ve başvuru penceresi netleştiğinde, YÖK ve üniversitelerin ikincil düzenlemelerle süreci nasıl yöneteceği belirleyici olacak.

Olası Etkiler

Ülke Etkisi: Düzenleme, yükseköğretime erişim ve eğitimde süreklilik başlıklarını yeniden gündeme taşıyarak sosyal politika alanında görünür bir etki yaratabilir. Meclis takvimi ve uygulama ayrıntıları, YÖK’ün ikincil düzenlemeleri ve üniversitelerin idari kapasitesi üzerinden kamu yönetimi yükünü artırabilir.

Sektör Etkisi: Üniversiteler, geri dönüşlerin yoğunlaştığı programlarda ders açma, öğretim elemanı planlama ve ölçme-değerlendirme süreçlerini yeniden kurgulamak zorunda kalabilir. Öğrenci bilgi sistemleri, intibak ve ders eşdeğerliği süreçlerinde standartlaşma ihtiyacı artabilir.

Piyasa Etkisi: Kısa vadede kamu üniversitelerinde operasyonel harcamalar ve hizmet alımları, öğrenci sayısındaki artış kanalından etkilenebilir. Özel yurt, ulaşım, eğitim materyali ve dijital öğrenme hizmetleri gibi alanlarda talep, fiilen geri dönen öğrenci sayısına bağlı olarak değişebilir.

More stories