MHP'nin birincil odağı tamamen 'Terörsüz Türkiye' girişimine kaymış durumda ve erken seçim gibi diğer siyasi konuları ikinci plana atıyor.
Parti, terörle mücadele gündemini hızlandırmak için yeni yasalar çıkarılması yönünde aktif bir baskı oluşturuyor ve son gelişmeleri gerekçe gösteriyor.
İç parti değişiklikleri rutin olarak nitelendirilirken, Türkiye-Rusya-Çin ekseni gibi uzun vadeli stratejik dış politika hamleleri değerlendirilmeye devam ediyor.

Atlas AI
MHP, siyasi gündeminin merkezine “Terörsüz Türkiye” hedefini koyduğunu ve seçim tartışmalarını ikinci plana ittiğini açıkladı. Partinin Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, Meclis’te gazetecilerle yaptığı değerlendirmede, önceliklerinin terörle mücadele ve buna bağlı yasal adımlar olduğunu söyledi. Kılıç’a göre MHP, bu başlıkta “istikrarlı” bir çizgi izliyor ve iç siyasette atılacak hatalı bir adımın ülke yönetimi açısından yüksek maliyet üretebileceğini düşünüyor.
Bu çerçevede MHP, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in ara seçim çağrısını gerçekçi bulmadığını ifade etti. Kılıç, muhalefetin kendi iç gündemini yönetmesinin ve kurumsal kapasitesini güçlendirmesinin Türkiye demokrasisi açısından önemli olduğunu dile getirdi. Ayrıca MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin zaman zaman Özel’e bu yönde “tavsiyelerde” bulunduğunu aktardı.
MHP’nin kısa vadeli talebi, terörle mücadele sürecini hızlandıracak yasal düzenlemelerin Meclis gündemine gelmesi. Kılıç, kanun yapım sürecinin teknik ve siyasi olarak zor olduğunu kabul ederken, buna rağmen bir takvim oluşmasını beklediklerini söyledi. Partinin “hukuktan sorumlu” genel başkan yardımcısının bu konuda talimat aldığını ve temasların sürdüğünü belirtti.
Kılıç, Abdullah Öcalan’ın son açıklamasında yer alan “artık geri dönüş yok” ifadesine atıf yaparak, bu tür mesajların yasal adımların hızlanmasına zemin oluşturması gerektiğini ima etti. Aynı bağlamda Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş’un DEM Parti heyetiyle görüşmelerini hatırlattı ve temasların hem kamuoyu önünde hem de kulislerde sürdüğünü söyledi. MHP, ilgili kanun tekliflerinin Meclis gündemine taşınmasını açık bir hedef olarak tarif ediyor.
Parti içi yönetim değişiklikleri konusunda da mesaj veren Kılıç, İzzet Ulvi Yönter’in genel başkan yardımcılığı görevinden ayrılmasını olağan bir görev devri olarak tanımladı. Yönter’in akademik kariyerine devam etmek için izin istediğini, partide görev değişimlerinin olabileceğini ve belirleyici unsurun Bahçeli’nin liderliği olduğunu vurguladı.
Dış politika başlığında ise Bahçeli’nin daha önce gündeme getirdiği “Türkiye-Rusya-Çin ittifakı” önerisinin hâlâ masada olduğunu doğruladı. Kılıç, bu yaklaşımın uzun süre düşünülmüş bir strateji olarak ele alındığını ve parti kurullarının çalışmayı sürdürdüğünü söyledi. MHP, bu hattı Ortadoğu’daki gelişmeler ve “Terörsüz Türkiye” süreciyle birlikte, güvenlik ve jeopolitik risklerin aynı çerçevede yönetilmesi gereken bir alan olarak konumluyor.
Genel tablo, MHP’nin iç politikada seçim takvimi tartışmalarından çok güvenlik, yasama gündemi ve siyasi istikrar vurgusuna ağırlık verdiğini gösteriyor. Bu yaklaşım, Meclis’te temas trafiği, olası kanun teklifleri ve muhalefetle polemik başlıkları üzerinden önümüzdeki dönemde de siyasi gündemi şekillendirebilir.
Ülke Etkisi: MHP’nin güvenlik ve yasal düzenleme vurgusu, Meclis gündeminde terörle mücadeleye dönük tekliflerin önceliklenmesine yol açabilir. Ara seçim tartışmalarına mesafe, kısa vadede siyasi takvim belirsizliğini azaltan bir söylem kanalı oluşturabilir.
Sektör Etkisi: Güvenlik odaklı yasama gündemi, savunma, siber güvenlik ve kamu alımlarıyla ilişkili sektörlerde düzenleyici öncelikleri etkileyebilir. Siyasi temas trafiği, uyum ve risk yönetimi süreçlerinde kurumların izleme ihtiyacını artırabilir.
Piyasa Etkisi: Yasama takvimi ve iç siyasi istikrar algısı, ülke risk primi ve TL varlık fiyatlamasında beklenti kanalıyla etkili olabilir. Dış politika ekseninde Rusya-Çin hattına dair söylem, yaptırım riski ve ticaret-finansman kanalları üzerinden fiyatlamaya yansıyabilir.


