Melih Gökçek şüpheli sıfatıyla ifade verdi: "Herhangi bir endişem yok, doğruları söyledim"

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek hakkında, yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddiaları üzerine başlatılan soruşturma kapsamında ifade verdi. Gökçek adliye çıkışında yaptığı açıklamada, "Herhangi bir endişem yok, doğruları söyledim" dedi.

Atlas Newsdesk ·

Melih Gökçek şüpheli sıfatıyla ifade verdi: "Herhangi bir endişem yok, doğruları söyledim"

Melih Gökçek, Hamag şirketi soruşturmasında ifade için Ankara Adliyesi’ne gitti; çıkışta 109 soruşturma iddiasına yanıt verdi.

Eski Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek’in adliyeye gelişi, ailesinin Almanya’da kurduğu belirtilen Hamag şirketi üzerinden gayrimenkul yatırımı yapıldığı ve yurt dışındaki şirketlere kayıt dışı para aktarıldığı iddialarıyla yürütülen dosya kapsamında gerçekleşti. İddialar, soruşturma dosyasındaki tarafların beyanları ve savcılık sürecinin bundan sonraki adımları açısından merkezi başlık olmaya devam ediyor.

Hamag iddiaları dosyaya girdi

Soruşturmanın odağında, Hamag adlı şirket üzerinden Almanya bağlantılı gayrimenkul yatırımları yapıldığı ve dış ülkelerdeki şirketlere kayıt dışı para transfer edildiği yönündeki iddialar bulunuyor. Bu iddialar henüz yargı kararıyla kesinleşmiş bulgular olarak değil, soruşturma kapsamında değerlendirilen başlıklar olarak ele alınıyor.

Gökçek, ifadesinin ardından yaptığı açıklamada hakkındaki süreçlerde beyan vermekten kaçınmadığını söyledi. “Benim ifade vermediğim konu yoktur” diyen Gökçek, kendisiyle ilgili daha önce açılan dosyaların sonuçlarına işaret etti.

Gökçek’in açıklamasında öne çıkan sayı 21 oldu. Kendi beyanına göre Mansur Yavaş döneminde hakkındaki 21 soruşturma tamamlandı ve bu dosyaların tamamı, yapılan itirazlardan sonra da lehine sonuçlandı.

Gökçek 109 dosyayı savundu

Gökçek, Mansur Yavaş’ın televizyon programlarında kendisi hakkında 109 soruşturma yürütüldüğünü dile getirdiğini söyledi. Eski belediye başkanı, buna karşın yargılanmadığı yönündeki siyasi eleştirilerin aynı dosya geçmişiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Açıklamasında takipsizlik kararlarına da değinen Gökçek, kendi dosyalarında verilen kararların meşruiyetinin tartışmaya açıldığını ileri sürdü. “Kendisi alınca oluyor ben alınca olmuyor” sözleriyle, benzer hukuki sonuçların siyasi zeminde farklı yorumlandığını iddia etti.

Bu bölümdeki beyanlar Gökçek’in kendi anlatımına dayanıyor. Dosyalara ilişkin sayıların ve itiraz süreçlerinin ayrıntıları, soruşturma makamlarının ya da ilgili mahkeme kayıtlarının açıklayacağı belgelerle netleşebilir.

Sakız için sağlık açıklaması

Gökçek’in Ankara Adliyesi’ne sakız çiğneyerek girmesi ayrıca tartışma konusu oldu. AK Parti Ankara Milletvekili Osman Gökçek, babasının bu görüntüsüne ilişkin açıklamasında sağlık gerekçesini öne çıkardı.

Osman Gökçek, Melih Gökçek’in şeker hastası olduğunu belirterek ağız kuruluğu yaşadığını söyledi. Bu nedenle zaman zaman sakız ve çiğneme tableti kullandığını ifade etti.

Adliye görüntüsüne ilişkin açıklama, soruşturmanın esasına değil, Gökçek’in kamuoyuna yansıyan davranışına verilen tepki üzerine yapıldı. Böylece dosyanın hukuki içeriği ile adliye girişindeki görüntüye yönelik siyasi ve sosyal medya tartışması ayrı başlıklar haline geldi.

Ankara dosyasında siyasi gerilim

Gökçek’in ifadesi, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin geçmiş yönetimi ile sonraki dönem arasında süren siyasi hesaplaşmanın hukuki dosyalar üzerinden devam ettiğini gösteriyor. 21 tamamlanan soruşturma ve 109 soruşturma iddiası, tartışmanın yalnızca tek bir dosyadan ibaret olmadığını ortaya koyan iki sayı olarak öne çıkıyor.

Hukuki süreçte savcılığın ek belge istemesi halinde dosya, Hamag bağlantılı para hareketleri ve gayrimenkul işlemlerinin belgelenmesine odaklanabilir. Takipsizlik ya da kovuşturma yönünde bir karar verilmesi halinde ise sonuç, hem Gökçek ailesi hem de Ankara siyasetindeki karşılıklı suçlamalar açısından yeni bir referans noktası oluşturur.

Dosyanın küresel makro ekonomi üzerinde doğrudan ölçülebilir bir etkisi bulunmuyor; mesele yerel siyaset ve adli süreç ekseninde ilerliyor. Buna karşılık yurt dışı şirketler ve gayrimenkul iddiaları, siyasi aktörlerin mal varlığı, sınır ötesi para hareketleri ve belediye geçmişiyle ilgili denetim tartışmalarını canlı tutabilir.

More stories