Kozinoğlu’nun ilk soruşturmasında savcı değişti dosya kapandı
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun "şüpheli" ölümüne ilişkin koğuşunda yapılan ilk incelemenin detaylarına ulaşıldı.
Atlas Newsdesk ·

Kaşif Kozinoğlu dosyasında, ilk koğuş incelemesini yapan savcıdan görevin üç gün sonra alındığı aktarıldı. Dosya 2012'de kapandı.
Eski MİT görevlisi Kozinoğlu’nun şüpheli olarak nitelenen ölümüne ilişkin süreçte, ilk inceleme aşaması yeniden dikkat çekti. Aktarılan bilgilere göre koğuşta yapılan ilk tespitler, ölü muayenesi ve ifade işlemleri aynı savcının sorumluluğunda yürütüldü.
Üç günlük savcılık süreci
Dosyaya ilişkin aktarıma göre savcı, ölüm sonrası muayene işlemlerini tamamladı ve olayla bağlantılı ifadeleri aldı. Ancak bu savcıdan görev, dosyaya baktığı üçüncü günün ardından alındı.
Bu değişiklikten sonra soruşturma başka bir savcıya geçti. İlk aşamada toplanan bilgilerin dosyanın sonraki değerlendirmesinde hangi ağırlıkla kullanıldığına dair ayrıntı paylaşılmadı.
Cezaevinde veya koğuşta gerçekleşen ölümlerde ilk inceleme, olay yerinin durumu, tıbbi belirtiler ve tanık anlatımlarının birlikte kayda geçirilmesi açısından belirleyici bir aşama sayılır. Bu nedenle savcılık el değişikliği, dosyanın idari akışından daha geniş bir tartışma başlığına dönüşebilir.
Adli Tıp raporu belirleyici oldu
Dosyayı devralan savcılık sürecinde Adli Tıp Kurumu raporu dosyaya girdi. Raporda ölüm nedeni "kalp krizi sonucu doğal ölüm" olarak değerlendirildi.
Bu raporun ardından dosya 2012 yılında takipsizlik kararıyla kapatıldı. Takipsizlik kararı, savcılığın kamu davası açmak için yeterli neden görmediği durumlarda verilen bir karar niteliği taşıyor.
Dosyayı devralan savcının daha sonra FETÖ’den ihraç edildiği aktarıldı. İlk üç gün dosyada görev yapan savcının ise halen görevde olduğu ve bazı FETÖ soruşturmalarını yürüttüğü belirtildi.
Bu bilgiler, dosyanın yalnızca tıbbi rapor başlığıyla değil, soruşturmayı yürüten yargı mensuplarının sonraki durumlarıyla da tartışıldığını gösteriyor. Ancak aktarılan bilgiler, ölüm nedenine ilişkin resmi raporun hukuki sonucunu tek başına değiştirmiyor.
Kozinoğlu dosyasının olası seyri
Sürecin yeniden açılabilmesi için mevcut takipsizlik kararını aşabilecek yeni belge, tanık anlatımı veya teknik bulgu gerekir. Böyle bir unsur ortaya konulmadığı sürece dosya, 2012’deki kararın çizdiği hukuki çerçevede kalır.
Eğer yeni bir başvuru yapılır ve savcılık bunu incelemeye değer görürse, ilk koğuş incelemesi ile Adli Tıp raporu arasındaki bağlantı yeniden ele alınabilir. Bu durumda etki, Kozinoğlu dosyasıyla sınırlı kalmayıp cezaevindeki ölüm soruşturmalarında ilk tespitlerin nasıl saklandığı ve değerlendirildiği tartışmasına da uzanabilir.
Eğer yeni delil ortaya çıkmazsa, dosyanın kapalı kalması en olası idari sonuç olur. Bu senaryoda kamuoyu tartışması daha çok savcı değişiminin gerekçesi, raporun kapsamı ve dosyada görev alan kişilerin sonraki kariyerleri üzerinde yoğunlaşır.
Ana belirsizlik, ilk inceleme kayıtlarının tamamının hangi içerikte olduğu ve dosyanın devri sırasında hangi gerekçenin işletildiğidir. Bu ayrıntılar netleşmeden, ölüm nedenine ilişkin resmi sonuç ile soruşturmanın yürütülme biçimi arasındaki tartışma ayrı başlıklar olarak kalır.