Kongre, Türkiye F-35 için CAATSA’ya dayalı itirazı büyütüyor

Türkiye F-35 dosyasında ABD Kongresi’nden bir grup üye, yönetimin olası adımına karşı Temsilciler Meclisi liderliğini “Ortak Ret Kararı”na hazırlanmaya…

Atlas Newsdesk ·

Kongre, Türkiye F-35 için CAATSA’ya dayalı itirazı büyütüyor

Türkiye F-35 süreci yeniden Washington gündemine girerken, ABD Kongresi’nde bir grup Temsilciler Meclisi üyesi yürütmenin olası hamlesine karşı erken uyarı verdi. Nevada Demokrat Temsilcisi Dina Titus’un öncülük ettiği grup, Trump yönetiminin Türkiye’nin F-35 programına dönüşünü kolaylaştıracak bir girişimde bulunması hâlinde Meclis liderliğinin “Ortak Ret Kararı” (Joint Resolution of Disapproval) çıkarmaya hazır olması gerektiğini savundu.

Mektubun imza süreci tamamlandıktan sonra gönderilmesi bekleniyor. Metin, Temsilciler Meclisi Çoğunluk Lideri Steve Scalise ile Azınlık Lideri Hakeem Jeffries’e hitaben hazırlandı.

Kongre: “Yaptırımlar kalkmadı, şartlar değişmedi”

Çağrının merkezinde, Rusya’dan S-400 hava savunma sistemi alımı sonrası devreye giren yaptırımların hukuki statüsü bulunuyor. Üyeler, Aralık 2020’de Türkiye Cumhuriyeti Savunma Sanayii Başkanlığı’na (SSB) yönelik uygulanan yaptırımların yürürlükte kaldığını ve şimdiye kadar kaldırılmadığını hatırlattı.

Mektupta, yaptırımlara temel oluşturan koşulların ortadan kalktığına dair kamuya açık bir gösterge bulunmadığı vurgulandı. Bu nedenle Türkiye’nin F-35 programına yeniden kabulünün, yönetimi mevcut yükümlülükleriyle çatışmaya sürükleyebileceği iddia edildi.

Üyeler ayrıca, CAATSA’nın 2 Ağustos 2017’de yürürlüğe girdiğini ve 231. maddesinin Rus savunma ya da istihbarat sektörü adına faaliyet yürüten bir kuruluşla “bilerek ve önemli” işlem yapanlara yaptırımı zorunlu kıldığını anımsattı. Mektupta, Türkiye’nin S-400 alımının bu kapsama girdiği ve sistemden vazgeçildiği ya da aktif kullanım dışına çıkarıldığına yönelik açık bir kayıt olmadığı görüşü yer aldı.

Hukuki hat: CAATSA ve ayrı bir engel olarak NDAA

Mektup, sadece yaptırımların devamına değil, Kongre’nin bunları denetleme araçlarına da odaklanıyor. CAATSA’nın 216. maddesinin, yürütmenin yaptırımları kaldırma, askıya alma veya fiilen etkisizleştirme girişimlerine karşı Kongre’ye müdahale mekanizması tanıdığı belirtiliyor.

Bu çerçevede üyeler, yönetimin Türkiye lehine bir adım atması durumunda Meclis’in “Ortak Ret Kararı” yoluyla süreci bloke edebilmesi için liderliğin hazırlık yapmasını istedi. Mektupta, CAATSA’nın Kongre’nin iki kanadında da güçlü iki partili destekle kabul edildiği ve amacının, Rusya ile önemli savunma anlaşmaları yapan ülkelere yönelik yaptırımların gevşetilmesinde nihai sözün tek başına başkanda olmamasını sağlamak olduğu hatırlatıldı.

Uyarı metni, Türkiye’ye yönelik F-35 sınırlamalarının yalnızca CAATSA’dan kaynaklanmadığını da vurguluyor. 2020 Mali Yılı Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası (NDAA) kapsamındaki hükümlere göre, Türkiye’nin S-400’e sahip olmadığını, sistemi yeniden edinmeyeceğini taahhüt ettiğini ve F-35 gibi Amerikan platformlarını riske sokabilecek ilave teslimatlar almadığını belgelemesi gerektiği belirtiliyor.

Bu nedenle, yönetim CAATSA’yı farklı bir hukuk yorumuyla aşmaya çalışsa bile, NDAA’daki ayrı yasağın yürürlükte kalacağı görüşü dile getiriliyor. Mektup, bu maddeyi Türkiye’nin F-35 edinmesine dönük olası adımlara karşı temel yasal dayanaklardan biri olarak konumluyor.

Doğu Akdeniz vurgusu ve dış politika mesajı

Metin, tartışmayı yalnızca hukuka indirgemiyor; olası bir satışın bölgesel ve ittifak içi etkilerine de dikkat çekiyor. Üyelere göre Türkiye’ye F-35 verilmesi, ABD’nin Doğu Akdeniz’deki ortaklarına olumsuz bir sinyal gönderebilir ve Amerikan dış politikasının tutarlılığına zarar verebilir.

Mektupta Türkiye’nin son yıllardaki dış politika çizgisine ilişkin eleştiriler sıralanarak, Yunanistan ve Kıbrıs’la gerilimler, Azerbaycan’ın Ermenistan’a yönelik askerî harekâtlarına verilen destek ve İsrail’le ilişkilerdeki sert söylem başlıklarına atıf yapılıyor. Bu davranışların, ABD’nin en gelişmiş platformlarından biriyle “ödüllendirilmesinin” istikrarsızlaştırıcı eğilimleri teşvik edebileceği savunuluyor.

Önümüzdeki dönemde mektubun resmen iletilmesi ve yönetim kanadından olası bir Türkiye-F-35 adımının netleşmesi bekleniyor. Kongre’nin, CAATSA ve NDAA üzerinden hangi takvimi işletmeye yöneleceği ise süreçteki temel belirleyici olarak öne çıkıyor.

More stories