Kayseri Pastırması Coğrafi İşaret Tescili Aldı
Kayseri pastırması AB coğrafi işaret tescili aldı; Türkiye’nin 46. ürünü oldu. İtirazlar aşıldı, koruma ve denetim süreci öne çıktı.
Cuneyd Erdogan ·

Kayseri pastırması, 2024 itibarıyla Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili aldı ve Türkiye’nin AB’de tescil ettirdiği 46. ürün oldu. Bu adım, ürün adının ve üretimle bağlantılı ayırt edici niteliklerin AB pazarında hukuki koruma altına girmesi anlamına geliyor. Tescil, Kayseri adıyla pazarlanan pastırmanın belirli bir coğrafya ve üretim geleneğiyle ilişkilendirildiğini AB düzeyinde kayıt altına alıyor.
Süreci Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ile Kayseri Ticaret Odası yürüttü. TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, başvuru sırasında itirazlar geldiğini, ancak uzman ve hukukçu ekiplerin çalışmasıyla bu itirazların aşıldığını açıkladı. Kayseri Ticaret Odası, ürünün kendine özgü özelliklerini AB nezdinde kanıtlama ve dosyayı teknik-hukuki açıdan tamamlama tarafında belirleyici rol oynadı.
AB coğrafi işaret tescili, özellikle isim hakkı ve taklit ürünlerle mücadele açısından kurumsal riskleri azaltan bir araç olarak görülüyor. Tescil, AB içinde “Kayseri pastırması” adının belirlenen şartlara uymayan ürünlerde kullanılmasını engellemeyi hedefliyor. Bu çerçeve, ihracat yapan firmalar için marka değerini koruma, dağıtım kanallarında standartlaşma ve denetim süreçlerini netleştirme gibi sonuçlar doğurabiliyor.
Kayseri pastırmasının tescili, Türkiye’nin AB’deki coğrafi işaret portföyünü genişleten son halka oldu. Haberde yer alan bilgilere göre, hâlihazırda AB nezdinde 46 coğrafi işaret ve 2 geleneksel ürün adı için tescil süreçleri devam ediyor. Bu tablo, oda-borsa sisteminin yerel ürünleri uluslararası koruma şemsiyesi altına alma stratejisini sürdürdüğünü gösteriyor.
AB tarafından daha önce tescil edilen Türk ürünleri arasında Gaziantep baklavası, Aydın inciri, Malatya kayısısı, Milas zeytinyağı ve Afyon pastırması bulunuyor. Bu liste, coğrafi işaretlerin yalnızca gıda güvenliği ve kalite standardı değil, aynı zamanda kültürel mirasın ticarileşmesi ve sınır ötesi pazarlarda konumlandırma aracı olarak kullanıldığını ortaya koyuyor.
Coğrafi işaret tescilleri, yerel üreticiler için katma değer yaratma, üretim yöntemlerini koruma ve bölgesel kalkınma hedefleriyle uyumlu bir çerçeve sunuyor; ancak bunun sürdürülebilirliği, denetim kapasitesi ve tedarik zinciri uyumuna bağlı kalıyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: AB tescili, Türkiye’nin coğrafi işaret politikasında kurumsal kapasite ve hukuki takip ihtiyacını artırabilir. Denetim ve standardizasyon, yerel üreticiler ile kamu-oda yapıları arasında daha sıkı koordinasyon gerektirebilir.
Sektör Etkisi: Gıda ve yöresel ürünler sektöründe tescil, isim kullanımını kurallara bağlayarak tedarik zincirinde izlenebilirlik ve kalite şartlarını öne çıkarabilir. Bu durum, uyum maliyetlerini artırırken taklit ürün riskini azaltmaya dönük mekanizmaları güçlendirebilir.
Piyasa Etkisi: Tescil, ihracat kanallarında fiyatlama ve marka primi üzerinden gelir akışlarını etkileyebilir. Denetim ve uyum süreçleri, üretim kapasitesi ve arz sürekliliği üzerinden şirketlerin nakit akışı ve yatırım planlarını etkileyen bir kanal oluşturabilir.