İsveç Akademisi taciz iddiaları ve yönetim krizi sonrası Nobel Edebiyat Ödülü'nü erteledi
İsveç Akademisi, taciz skandalı ve yaşanan istifalar nedeniyle 2018 Nobel Edebiyat Ödülü'nü iptal ederek kurumsal güveni yeniden kazanmaya odaklanıyor.
Ayla Demirhan ·

İsveç Akademisi, ünlü fotoğrafçı Jean-Claude Arnault hakkındaki cinsel taciz ve tecavüz suçlamalarının kurum içinde yarattığı derin yönetim krizinin ardından 2018 Nobel Edebiyat Ödülü'nü vermeme kararı aldı. Akademinin geçici sekreterlik görevine getirilen Anders Olsson, yaptığı açıklamada kurumun temel amacının sarsılan kamuoyu güvenini yeniden tesis etmek olduğunu belirterek, ödül kazananını açıklamayı ertelemeyi uygun gördüklerini duyurdu.
Mevcut iddialar ve bunun sonucunda şiddetlenen kurum içi çatışmalar, dünyanın en prestijli edebiyat ödülünü arka arkaya dağıtan İsveç Akademisi'nin kurumsal yapısını belirsizliğe sürükledi.
Akademiyi krize götüren süreç, kültür çevresinde aktif rol oynayan Fransız fotoğrafçı Jean-Claude Arnault'nun cinsel taciz ve tecavüz faili olduğunun yaklaşık yirmi kadın tarafından iddia edilmesiyle ivme kazandı. Akademi üyesi Katarina Frostenson'ın eşi olan ve kuruma yakın bir isim olarak tanınan Arnault, sahip olduğu nüfuzu baskı mekanizmasına dönüştürmekle suçlandı.
Akademinin kendisine sunduğu olanakları istismar eden Arnault'nun, sektördeki gücünü kadın yazarları zorlamak için kullandığı ve ödül komitesine ait gizli karar süreçlerini dışarıya sızdırdığı belirtildi.
İddiaların ciddiyet kazanması üzerine
İddiaların ciddiyet kazanması üzerine, 1786 yılında İsveç Kralı III. Gustav tarafından kurulan akademinin tarihinde daimi sekreterliğe yükselen ilk kadın üye olan Sara Danius bir iç inceleme başlattı.
Danius, iddiaların ardından Arnault ve eşinin birlikte yönettiği Forum Sanat Merkezi ile akademinin finansal ve kurumsal ilişkisini derhal kesti. Ancak bu süreçte akademinin üst yönetim kadrosunda, iddialara yönelik şeffaflık eksikliği ve alınması gereken inisiyatifler konusunda derin bir kutuplaşma oluştu.
Yönetim kurulundaki ayrışma ve üst düzey istifalar
Danius'un tavizsiz tutumu, süreci örtbas etmeye eğilimli yönetim üyeleri arasında büyük bir rahatsızlık yarattı. Yapılan araştırmalarda, Arnault'ya yönelik söz konusu suçlamaların aslında akademiye ilk kez 1996 yılında ihbar edildiği ve kurumun bu durumu bilmesine rağmen hukuki bir yaptırım uygulamakta kasıtlı olarak yavaş davrandığı ortaya çıktı.
Yönetimde oluşan yönetimsel çatlağın temel nedenlerinden biri de akademi üyesi Katarina Frostenson'ın kurum ile geleceğinin tartışılması oldu. İçlerinde Danius'un da yer aldığı bir grup, iddialara maruz kalan Arnault'nun eşi Frostenson'ın doğrudan veya dolaylı olarak ilişiğinin kesilmesini talep eden bir oylama yapılmasını sağladı.
Ancak gizli gerçekleştirilen oylamanın sonuçları, kurul çoğunluğunun üyenin görevde kalmasından yana görüş bildirdiğini ortaya koydu. Kararın akademi itibarına zarar vereceği endişesi ve şeffaflık çabalarının engellenmesi, yönetim içindeki fikir birliğini tamamen bozarak krizin büyümesine neden oldu.
Kamuoyunun gözündeki şeffaflık beklentilerini kendi yönetim kuruluna kabul Kamuoyunun gözündeki şeffaflık beklentilerini kendi yönetim kuruluna kabul ettiremeyen Sara Danius, iddiaları aydınlığa çıkarma çabalarının başarısızlığa uğraması ve kurumun repütasyonundan haksız yere sorumlu tutulması gerekçesiyle istifa etti. Danius'un ayrılışı pek çok gözlemci tarafından bir günah keçisi ilan edilmesi olarak değerlendirildi.
Kuruma yönelik oluşan büyük baskının sürmesi neticesinde daha fazla direnemeyen Katarina Frostenson da dâhil olmak üzere, başka kurul üyeleri görevlerinden ayrılmak zorunda kaldı.
Ataerkil yapı suçlamaları ve kurumun geleceği
Yaşanan istifalar ve ortaya çıkan skandallar dizisinin ardından, İsveç Akademisi ve destekleyici Nobel Heyeti on yıllara dayanan ataerkil bir düzene sahip olmakla ve kendi üyelerini koruma refleksine odaklanmakla suçlandı. Kurumun, 1996 yılında kendisine resmen bildirilen ihlalleri hasır altı etmesi ve suça karışan yetkilileri uzun zaman koruması, tüm ödül sürecinin temelini sarsan bir yönetim zafiyeti olarak kayda geçti.
Akademi, ertelediği prestijli edebiyat ödülü ve sarsılan itibarı için kamuoyu nezdinde şeffaf ve hesap verebilir bir yeniden yapılanma sürecine girecek. 2018 Nobel Edebiyat Ödülü'nün askıya alınmasına yol açan bu krizin, küresel arenada yazarların ve yayıncıların sadece edebi başarıları değil, kurumsal şeffaflığı ve adaleti de sorguladığı bir dönemi tetiklemesi bekleniyor.