Figüran emeği: Setlerde denetim açığı büyüyor
Figüran emeği setlerde denetim açığıyla gündemde: 13-24 saat çalışma, 950 TL ücret, ajanslar ve geciken ödemeler risk yaratıyor.
Ayla Demirhan ·

Sinema ve dizi prodüksiyonlarında figüran olarak çalışan emekçiler, ücret, çalışma süresi ve ödeme düzeni açısından yüksek hak ihlali riskiyle karşı karşıya. Sektörde işsizliğin artması ve güvencesiz istihdamın yayılması, figüran emeğinin pazarlık gücünü düşürüyor. Bu tablo, kayıt dışı çalışma ve denetim eksikliğiyle birleşince hem iş hukuku hem de iş sağlığı ve güvenliği başlıklarında kurumsal risk oluşturuyor.
Sektörel örgütlenme tarafında Sinema Emekçileri Sendikası (Sine-Sen) Genel Başkanı Galip Görür, figüranların çoğu zaman set ulaşım saatinden çekim bitimine kadar 13 ile 24 saat arasında tutulduğunu, ancak çalışma süresi hesabının yalnızca kamera karşısında geçen kısa süreye göre yapıldığını aktarıyor. Bu yaklaşım, bekleme sürelerini “çalışma” kapsamı dışında bıraktığı için ücretin fiili mesaiyi yansıtmamasına yol açıyor. Ayrıca uzun bekleme ve çekim süreleri, dinlenme hakkı, yemek-mola düzeni ve yorgunluk kaynaklı güvenlik risklerini artırıyor.
Ücret seviyelerinde ise figüranların günlük ortalama 950 TL Ücret seviyelerinde ise figüranların günlük ortalama 950 TL civarında kazançla geçinmeye çalıştığı belirtiliyor. Ücretin düşük kalması, geçim baskısını artırarak çalışanın kötü koşullara itiraz edebilme kapasitesini sınırlıyor. Ücretin geç ödenmesi ya da hiç ödenmemesi iddiaları, taşeronlaşmış ödeme zincirlerinde tahsilat riskini ve uyuşmazlıkları büyütüyor. Ajans modeli ve kayıt dışılık riski Figüran temininde ajanslar üzerinden yürüyen model, denetim ve şeffaflık sorunlarını öne çıkarıyor. Bazı ajansların “kayıt ücreti” aldığı, “staj” veya “ilk üç iş ücretsiz” gibi uygulamalarla karşılıksız çalıştırma yaptığı iddia ediliyor. Ödeme gecikmelerinin günler hatta haftalar sürdüğü, bazı vakalarda ödeme yapılmadığı bilgisi, sözleşme standardı ve alacak takibi açısından sistematik bir açık işaret ediyor. Bu yapı, prodüksiyon şirketleri, ajanslar ve set operasyonları arasındaki sorumluluk zincirini muğlaklaştırabiliyor. Sorumluluk paylaşımı netleşmeyince, ücret/mesai uyuşmazlıkları, sosyal güvenlik yükümlülükleri ve iş kazası halinde hukuki risk birikiyor. Kurumsal itibar riski de artıyor; özellikle dijital platformlar ve markalı içerik üretimlerinde çalışma koşulları, kamuoyu ve paydaş denetimine daha açık hale geliyor. Çalışma ortamı ve psikolojik güvenlik
Sahadan gelen anlatımlar
Sahadan gelen anlatımlar, figüranların yalnızca ekonomik baskıyla değil, psikolojik şiddet ve mobbing iddialarıyla da karşılaştığını gösteriyor. Çalışanlara isimle değil fiziksel özelliklerle hitap edilmesi ve aşağılayıcı ifadeler kullanılması, işyerinde saygı ve psikolojik güvenlik standartlarıyla çelişiyor. Temel ihtiyaçların karşılanmaması ve can güvenliğinin göz ardı edilmesi iddiaları, iş sağlığı ve güvenliği süreçlerinin uygulanma düzeyini gündeme getiriyor. Figüranlık yapanların profilinde emekliler, öğrenciler ve atanamayan öğretmenlerin öne çıktığı ifade ediliyor. İş kaybetme korkusu ve alternatif gelir kanallarının sınırlı olması, taciz, mobbing ve kötü muamele iddialarının bildirilmesini zorlaştırabiliyor. Kadın çalışanlar açısından cinsiyetçi yaklaşım ve taciz riski, işyeri politikaları ve şikayet mekanizmalarının etkinliği üzerinden ayrıca bir yönetişim başlığı yaratıyor. Yönetişim ve denetim başlıkları Mevcut tablo, sektörde daha net sözleşme standartları, kayıtlı çalışma, zaman-ücret hesaplamasında fiili mesainin esas alınması ve denetim kapasitesinin güçlendirilmesi ihtiyacına işaret ediyor. Kurumsal tarafta prodüksiyon planlaması, tedarikçi/ajans seçim kriterleri, ödeme takvimi ve şikayet kanallarının izlenebilirliği belirleyici hale geliyor. Örgütlenme ve yasal denetimlerin artması çağrıları, önümüzdeki dönemde iş müfettişliği denetimleri ve sektörel uygulama rehberleri üzerinden yeni uyum yükleri doğurabilir.
Ülke Etkisi: Bu tablo, kayıt dışı istihdam ve ücret/mesai uyuşmazlıkları üzerinden iş hukuku uygulamalarını ve denetim gündemini etkileyebilir. Şikayetlerin artması, iş müfettişliği kapasitesi ve idari yaptırımların görünürlüğü üzerinden kamu otoritesine baskı yaratabilir.
Sektör Etkisi: Ajanslar üzerinden kurulan tedarik modeli, sorumluluk zinciri netleşmezse prodüksiyon şirketlerinde uyum ve itibar riskini artırabilir. Çalışma saatinin tanımı, ödeme vadeleri ve şikayet mekanizmaları standartlaşırsa maliyet yapısı ve üretim planlaması değişebilir.
Piyasa Etkisi: Denetim ve dava/ceza riskindeki artış, prodüksiyon bütçeleri ve nakit akışı yönetimini etkileyebilir. Platform ve reklamveren kaynaklı içeriklerde tedarik zinciri denetimi, sözleşme koşulları ve sigorta maliyetleri üzerinden finansal kanallara yansıyabilir.