Sudan ordusu saha kazanımlarıyla siyasi süreci yeniden şekillendiriyor
Sudan ordusu, Kuzey Kordofan'daki stratejik kazanımları ve RSF'deki çözülmeleri kullanarak yeni bir siyasi diyalog süreci başlattı ancak askeri baskı sürüyor.
Lauren Collins ·

Kuzey Kordofan'da askeri dengeler değişiyor
Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF), Ağustos 2026 sonu itibarıyla Kuzey Kordofan bölgesinde stratejik öneme sahip noktaları kontrol altına alarak çatışma sahasındaki ağırlığını artırdı. Bara, Jabra al-Sheikh ve Umm Sayala gibi kritik bölgelerin geri alınması, orduya lojistik bir avantaj sağladı. Bu hamle, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (RSF) Hartum ile ülkenin batı kesimleri arasındaki ikmal hatlarını büyük ölçüde kesti.
Saha operasyonlarının yanı sıra, RSF bünyesinde yaşanan çözülmeler de dikkat çekiyor. Ordu kaynakları, Ağustos ayı sonunda aralarında saha komutanlarının da bulunduğu 600'den fazla paramiliter personelin saf değiştirdiğini duyurdu. Bu durum, RSF'nin iç hiyerarşisinde ciddi bir kırılma yaşanabileceğine dair işaretler olarak değerlendiriliyor.
Siyasi diyalog ve askeri öncelikler
Geçiş Egemenlik Konseyi Başkanı General Abdülfettah el-Burhan, elde edilen askeri başarıları yeni bir siyasi diyalog süreci başlatmak için zemin olarak kullanıyor. Hükümet tarafından duyurulan bu girişim, sürece dahil olacak taraflara geçici yasal dokunulmazlık vaat ediyor. Ancak bu teklif, RSF liderliğini kapsam dışında bırakıyor.
Diplomatik kanalların açılmasına rağmen, Sudan yönetimi askeri çözümün öncelikli olduğunu vurgulamaya devam ediyor. Konsey Başkan Yardımcısı Malik Agar, müzakerelerin ancak RSF'nin şehir merkezlerinden çekilmesi şartıyla gündeme gelebileceğini belirtti. Hükümet, paramiliter güçlerin yerleşim yerlerini terk etmesini nihai bir ön koşul olarak görüyor.
Belirsizlikler ve bölgesel yansımalar
Saha kazanımlarının kalıcı bir barışa evrilip evrilmeyeceği ise henüz netlik kazanmadı. RSF'nin lojistik hatlarının kesilmesinin operasyonel kapasiteyi ne kadar kısıtlayacağı ve örgütün buna nasıl bir yanıt vereceği belirsizliğini koruyor. Uzmanlar, askeri baskının artmasının insani kriz üzerindeki etkilerinin de yakından izlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Sudan'daki bu gelişmeler, ülkenin gelecekteki siyasi yapısı üzerinde belirleyici bir rol oynayabilir. Askeri ve siyasi kanat arasındaki bu çift yönlü strateji, çatışmanın seyrini değiştirebilecek bir dönüm noktası olarak görülüyor. Tarafların katı tutumları, kısa vadede kapsamlı bir ateşkes ihtimalini zorlaştırıyor.