İmamoğlu davasında 24. duruşma başladı
İmamoğlu davasında 24. duruşma başladı; 414 sanıklı dosyada 92 tutuklu var, iddianame 160 milyar TL ve 24 milyon USD iddia ediyor.
Cuneyd Erdogan ·

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da sanıkları arasında yer aldığı “çıkar amaçlı suç örgütü” davasında yargılama süreci 20 Nisan 2026 itibarıyla yeni bir aşamaya geçti. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi, dosyanın 24. duruşmasını başlattı ve tutuklu sanıkların savunmalarını almaya devam ediyor. Duruşma, tutuklu sanık Bakırköy Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Akyüz’ün savunmasıyla sürüyor.
Dosya, sanık sayısı ve iddia edilen mali büyüklük nedeniyle Türkiye’de yerel yönetimlere ilişkin en kapsamlı ceza yargılamalarından biri olarak öne çıkıyor. Mahkeme önünde toplam 414 sanık var; bunların 92’si tutuklu yargılanıyor. Ayrıca dosyada 5 kişi “müşteki sanık” sıfatıyla yer alıyor; bu durum, bazı isimlerin hem şikayetçi hem de sanık konumunda bulunduğunu gösteriyor.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nun hazırladığı iddianame, örgütün faaliyetlerini 2014’ten itibaren ele alıyor. İddianameye göre 143 eylem üzerinden menfaat temini ve kamu zararı iddiası var. Bu kapsamda güncel değer hariç yaklaşık 160 milyar TL ve 24 milyon ABD doları nakit ile İstanbul ve ülke genelinde 95 taşınmazdan söz ediliyor.
Savcılık, Ekrem İmamoğlu’nu iddianamede “örgüt elebaşı” olarak konumlandırıyor ve 849 yıldan 2 bin 430 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep ediyor. Dosyada Murat Ongun, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Ertan Yıldız, Hüseyin Gün ve Murat Gülibrahimoğlu ise “örgüt yöneticisi” olarak gösteriliyor. Bu isimler için de çeşitli suçlamalar kapsamında yüzlerce yıla varan hapis cezaları isteniyor.
İddianamede ayrıca, örgüt yöneticisi olarak geçen sanıklardan Adem Soytekin, Hüseyin Gün ve Ertan Yıldız hakkında “etkin pişmanlık” hükümlerinin uygulanması talep ediliyor. Bu talep, soruşturma ve kovuşturma sürecinde delil yapısının ve sanık beyanlarının dosyanın seyrini etkileyebileceğine işaret ediyor. Duruşmaların ilerleyen oturumlarında, tutukluluk durumları, delil tartışmaları ve etkin pişmanlık değerlendirmeleri dosyanın yönetimi açısından belirleyici başlıklar olmaya devam edecek.
Yargılamanın kapsamı, yerel yönetimlerde ihale, taşınmaz işlemleri ve kamu kaynaklarının kullanımı gibi alanlarda kurumsal risk tartışmalarını da gündemde tutuyor. Sürecin uzun sürmesi, belediye yönetimi, bağlı iştirakler ve kamu-özel iş ilişkileri üzerinde yönetişim ve uyum başlıklarında daha sıkı iç kontrol beklentilerini artırabilir. Mahkemenin ilerleyen duruşmalarda alacağı ara kararlar, hem sanıkların hukuki durumunu hem de dosyanın takvimini doğrudan şekillendirecek.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Davanın kapsamı, yerel yönetimlerde denetim ve kamu kaynaklarının kullanımı başlıklarını siyasi gündemde öne çıkarabilir. Uzayan yargılama, belediye yönetimi ve merkezi-idari ilişkilerde kurumsal güven tartışmalarını etkileyebilir.
Sektör Etkisi: Belediyelerle çalışan yükleniciler ve gayrimenkul işlemleri yapan şirketler, sözleşme uyumu ve karşı taraf riskine daha fazla odaklanabilir. Kamu ihaleleri ve taşınmaz süreçlerinde iç kontrol, belge standardı ve üçüncü taraf incelemesi uygulamaları yaygınlaşabilir.
Piyasa Etkisi: İddianamedeki yüksek tutarlar ve taşınmaz iddiaları, ilgili şirketler ve belediye bağlantılı nakit akışlarında belirsizlik kanalıyla fiyatlamayı etkileyebilir. Hukuki süreç, varlık tedbirleri ve sözleşme devamlılığı beklentileri üzerinden kredi risk primi ve likidite koşullarına yansıyabilir.