İnsan Hakları Derneği'nden Sivas Katliamı Davası İçin 'Zamanaşımı Kaldırılsın' Çağrısı

İHD, Sivas Katliamı davasının yeniden açılmasını, Madımak Oteli'nin müze yapılmasını ve insanlığa karşı suçlarda zamanaşımının kaldırılmasını talep ediyor.

Ayla Demirhan ·

İnsan Hakları Derneği'nden Sivas Katliamı Davası İçin 'Zamanaşımı Kaldırılsın' Çağrısı

İnsan Hakları Derneği (İHD), Sivas Katliamı'nın 31. yıl dönümünde davanın hukuki sürecine ilişkin eleştirilerini yineleyerek, insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımı hükümlerinin geriye dönük olarak kaldırılmasını talep etti.

Dernek, 2 Temmuz 1993'te yaşanan olayların tüm yönleriyle aydınlatılmadığını ve uygulanan hukuki süreçlerin cezasızlık politikası yarattığını vurguladı. Açıklamada, dönemin üst düzey yetkililerinin de dahil olduğu geniş kapsamlı bir soruşturma yürütülmesi gerektiği belirtildi.

Dernek, 2 Temmuz gününün ulusal düzeyde "İnsanlığa Karşı İşlenen Suçları Kınama Günü" ilan edilmesini istiyor. İHD'nin açıklamasına göre, olayların üzerinden geçen otuz yılı aşkın süreye rağmen gerçek sorumluların tümünün yargı önüne çıkarılmaması, toplumda adalet duygusunu zedelemeye devam ediyor.

Yargılama sürecindeki eksikliklere dikkat çeken kurum

Yargılama sürecindeki eksikliklere dikkat çeken kurum, olay gecesi 15 bin saldırganın alanda bulunduğu ifade edilirken yalnızca 124 kişi hakkında dava açıldığını hatırlattı. Dava sürecinde sanıklardan bazılarının örgüt bağlantılarına yönelik verdikleri ifadelere rağmen mahkemenin "olayda örgüt yok" kararı vermesi, hukuki mücadelenin en tartışmalı noktalarından biri olarak kayıtlara geçti.

Sivas Katliamı Davasında Yargı Süreci ve Zamanaşımı

Dava kapsamında verilen kararlar ve firari sanıkların durumu, sürecin merkezin yer alıyor. Farklı yargılama aşamalarında 33 sanık hakkında verilen idam cezaları, sonrasındaki yasal değişikliklerin ardından müebbet hapis cezasına çevrildi. Ancak hapis cezası alan bu sanıklardan sekizinin 1997 yılında tahliye edildikten sonra bir daha yakalanamaması, davanın seyrini değiştirdi.

Mahkeme, 2012 yılında yakalanamayan yedi saldırgan hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar vererek dosyayı büyük ölçüde kapattı. Günümüzde ana dava, firari durumda olan üç sanık yönünden Ankara 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye devam ediyor. İHD, insanlığa karşı işlenen suçlarda zamanaşımının işletilemeyeceğini belirterek bu düşme kararının hukuka aykırı olduğunu savunuyor.

Türk Ceza Kanunu'nda yapılması istenen yasal düzenlemelerle

Türk Ceza Kanunu'nda yapılması istenen yasal düzenlemelerle, bu tür suçların hangi tarihte işlendiğine bakılmaksızın zamanaşımından muaf tutulması talep ediliyor. Dernek yönetimi, geçmişle yüzleşilmesi adına sadece eylemcilerin değil; dönemin cumhurbaşkanı, başbakanı, bakanları, emniyet müdürü ve valisinin de soruşturma kapsamına alınması gerektiğinin altını çiziyor.

Madımak Oteli İçin Utanç Müzesi Çağrısı

Olayların yaşandığı alanın güncel kullanım durumu, insan hakları savunucuları ve mağdur yakınları için hassasiyetini koruyor. İHD, 33 kişinin hayatını kaybettiği Madımak Oteli'nin "Utanç Müzesi"ne dönüştürülmesi yönündeki talebini bu yıl da tekrarladı.

Mevcut durumda binanın bir bölümünün "Bilim ve Kültür Merkezi" olarak kullanılması ve olaylar sırasında hayatını kaybeden iki saldırganın adının da bu merkezde yer alması, sivil toplum kuruluşlarının tepki gösterdiği konuların başında geliyor. Bu düzenlemenin katliam mağdurlarına yönelik bir saygısızlık olduğu ve kamu vicdanını yaraladığı ifade ediliyor.

Geçmişle kurumsal düzeyde yüzleşilmesi için bağımsız bir Hakikat Komisyonu kurulması fikri de rapordaki temel çözüm önerileri arasında bulunuyor. Toplumsal hafızanın korunması ve benzer eylemlerin tekrarlanmasının önüne geçilmesi için yasal adımların yanı sıra mekansal hafızanın da doğru kurgulanması gerektiği belirtiliyor.

Ankara'da devam eden firari sanıklar davasının bir sonraki duruşmalarında çıkacak kararlar ve yasal düzenleme çağrılarına meclisin vereceği muhtemel yanıt, hukuki mücadelenin bundan sonraki rotasını belirleyecek.

More stories