İBB davasını takip eden gazeteci Kayhan Ayhan gözaltına alındı
Kayhan Ayhan, İBB davasına ilişkin haberleri ve paylaşımları gerekçe gösterilen soruşturma kapsamında gözaltına alındığını duyurdu.
Atlas Newsdesk ·

Kayhan Ayhan, İBB davasına ilişkin haber ve paylaşımları nedeniyle yürütülen soruşturmada gözaltına alındığını duyurdu.
Ayhan’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamaya göre gözaltı işlemi, polislerin evine gelmesinin ardından gerçekleşti. Dosyanın İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen bir soruşturma kapsamında açıldığı aktarıldı.
İBB duruşmaları dosyaya girdi
Ayhan’a yöneltilen suçlamanın “halkı yanıltıcı bilgiyi yayma” olduğu bildirildi. Aktarıma göre soruşturmanın odağında, Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde görülen İBB davasına ilişkin haberleri ve sosyal medya paylaşımları bulunuyor.
Ayhan, söz konusu davayı ilk duruşmadan bu yana izleyen gazeteciler arasında yer alıyordu. Bu nedenle ifade sürecinde, yalnızca genel haber faaliyeti değil, duruşma salonunda yaşanan bazı tartışmaların nasıl aktarıldığı da gündeme geldi.
Emniyetteki ifade sırasında Ayhan’a İBB davasındaki gerilimli anların sorulduğu belirtildi. Bunlar arasında savcı ile Ekrem İmamoğlu arasında geçtiği aktarılan "Haddinizi bildiririz" diyaloğu da yer aldı.
Mahkeme salonundaki tartışmalar soruldu
Soruşturma dosyasında 2 Temmuz’daki duruşmada mahkeme başkanı ile izleyiciler arasında yaşanan tartışmaya ilişkin aktarımlar da bulundu. Ayhan’a, bu olayların haberleştirilmesi ve paylaşılmasıyla ilgili sorular yöneltildiği kaydedildi.
Bir başka başlık, CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş’a yönelik mahkeme başkanına atfedilen sözler oldu. Dosyada yer aldığı aktarılan ifadede, "Milletvekili diye soytarılık yapamaz burada, alın dışarıya onu" sözlerinin kamuoyuna aktarılması da soru konusu yapıldı.
Ayhan’a ayrıca çalıştığı gazeteye destek amacıyla yapılan bir paylaşımın da sorulduğu bildirildi. Bu unsur, soruşturmanın yalnızca duruşma içeriğine değil, haberlerin ardından gelişen dayanışma ve görünürlük alanına da uzandığını gösteriyor.
Basın faaliyeti ile soruşturma sınırı
Dosyada öne çıkan gerilim, mahkeme haberleriyle ceza soruşturması arasındaki sınırın nerede çizileceği meselesi. Duruşmaları takip eden gazeteciler açısından, salonda yaşanan tartışmaların haber değeri taşıyıp taşımadığı değil, bu aktarımların hangi hukuki çerçevede değerlendirileceği belirleyici hale geliyor.
Süreç, yargı muhabirliği yapan gazeteciler için doğrudan takip edilen davalardan yapılan aktarımların nasıl ele alınacağına dair bir örnek oluşturabilir. Eğer soruşturma adli kontrol ya da tutuklama talebiyle ilerlerse, dosyanın etkisi yalnızca Ayhan’la sınırlı kalmayıp benzer davaları izleyen gazeteciler üzerinde caydırıcı bir baskı yaratabilir.
Ayhan’ın serbest bırakılması veya dosyanın daraltılması halinde ise tartışma, soruşturmanın neden açıldığı ve hangi haberlerin hedef alındığı sorularına yoğunlaşacaktır. Önümüzdeki aşamada ifade tutanağı, savcılığın sevk kararı ve mahkeme önüne çıkıp çıkmayacağı sürecin yönünü belirleyecek.