HSK, hakim ve savcıların terfi şartlarını değiştirdi
HSK terfi kriterleri değişti; dosya hedefleri düşürüldü, C defterinde %75 oransal ölçüt geldi, yeni başlayanlara ilk terfide kolaylık var.
Cuneyd Erdogan ·

HSK, hâkim ve savcıların terfi değerlendirmesinde kullanılan dosya tamamlama ve iş bitirme eşiklerini düşürdü ve bazı mahkemeler için sabit sayı yerine oransal performans ölçütü getirdi. Resmî Gazete’de yayımlanan ilke kararı değişikliği, özellikle iş yükü yüksek mahkemelerde terfiye esas hedefleri aşağı çekerek değerlendirme sistemine daha esnek bir çerçeve ekliyor.
Düzenleme, “yükselmeye layık” (A defteri) ve “tercihli yükselmeye layık” (B defteri) kategorilerinde aranan asgari dosya sayılarında indirime gitti. Asliye hukuk mahkemelerinde A defteri için 700 dosya şartı 600’e indi. İş mahkemelerinde A defteri hedefi 800 dosyadan 700 dosyaya çekildi.
B defteri kriterleri de benzer şekilde gevşedi. Asliye hukuk mahkemelerinde daha önce 900 olan hedef 800’e düştü. İş mahkemelerinde 1000 dosya eşiği 900 dosyaya indirildi.
Sosyal güvenlik hukuku davalarına bakan mahkemelerde de hem A hem B defteri için hedefler aşağı yönlü revize edildi. Metin, bu mahkemeler için yeni eşiklerin belirlendiğini söylüyor ancak sayıları ayrıntılandırmıyor. Bu değişiklik, terfi değerlendirmesinde mahkeme türüne göre farklılaşan iş yükü yapısının daha fazla dikkate alınacağı bir çerçeveye işaret ediyor.
En belirgin değişiklik, en üst performans dilimi olan “mümtazen yükselme” (C defteri) kriterlerinde geldi. HSK, asliye hukuk ve iş mahkemelerinde sabit dosya sayısı yaklaşımını kısmen bırakarak oransal bir ölçüt tanımladı. Buna göre hâkim, bir önceki yıldan devreden dosyalarla yeni gelen dosyaların toplamının yüzde 75’ini karara bağlarsa C defteri için yeterli performans koşulunu sağlamış sayılacak.
HSK, C defteri kapsamında bazı mahkemelerde sabit hedefleri de güncelledi. Asliye hukukta bu eşik 1,1 binden 1000’e indirildi. İş mahkemeleri ve sosyal güvenlik davalarına bakan mahkemeler için de yeni C defteri eşikleri tanımlandı.
Karar, mesleğe yeni başlayan yargı mensupları için de ayrı bir kolaylık getirdi. İlke kararının 13. maddesine eklenen fıkrayla, ilk terfi incelemesinde “kanun yolu değerlendirme formları” ile ilgili koşullar aranmayacak. Bu değerlendirme bir sonraki terfi dönemine bırakılacak.
Düzenleme, yargı yönetimi açısından iki hedefi aynı anda taşıyor: Bir yandan yoğun iş yükü altında çalışan mahkemelerde terfiye erişimi daha ulaşılabilir kılmak, diğer yandan performansı mahkemenin gerçek dosya akışına bağlayan bir ölçüm mantığı kurmak.
Terfi kriterleri, yargı mensuplarının kariyer planlamasını ve mahkemelerin dosya yönetimi önceliklerini doğrudan etkilediği için değişiklik, kurumsal performans göstergeleri ve insan kaynağı yönetimi açısından yakından izlenecek bir başlık olarak öne çıkıyor.
Olası Etkiler
Ülke Etkisi: Terfi ölçütlerindeki değişim, yargı kurumlarında performans değerlendirme standartlarını ve insan kaynağı yönetimini yeniden şekillendirebilir. Oransal kriter, mahkemeler arası iş yükü farklarının terfi sonuçlarına yansıma biçimini değiştirebilir.
Sektör Etkisi: Hukuk hizmetleri ve dava yönetimi tarafında, mahkemelerin dosya kapatma hızına odaklanan iç süreçler ve takvimler yeniden ayarlanabilir. Sosyal güvenlik ve iş uyuşmazlıklarında hedeflerin güncellenmesi, bu alanlarda yargısal kapasite planlamasını etkileyebilir.
Piyasa Etkisi: Yargı süreçlerinin süreleri ve öngörülebilirliği, sözleşme icrası ve alacak tahsili kanalları üzerinden şirket bilançolarına yansıyabilir. Terfi kriterlerinin dosya kapanışına bağlanması, dava stokunun seyrine ilişkin beklentileri ve risk fiyatlamasını dolaylı kanallarla etkileyebilir.