Hiranur Vakfı davası sanığı Gümüşel ev hapsiyle bırakıldı

Hiranur Vakfı davası kapsamında 18 yıl hüküm giyen Yusuf Ziya Gümüşel, sağlık sorunları gerekçesiyle ev hapsi şartıyla tahliye edildi.

Atlas Newsdesk ·

Hiranur Vakfı davası sanığı Gümüşel ev hapsiyle bırakıldı

Hiranur Vakfı davası kapsamında 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan Yusuf Ziya Gümüşel, sağlık sorunları gerekçe gösterilerek cezaevinden tahliye edildi. Mahkeme, Gümüşel’in cezasının infazını ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol şartına bağladı.

Karar, hem yargı çevrelerinde hem de sivil toplum kuruluşları arasında geniş tartışmalara yol açtı. Gümüşel'in avukatlarının uzun süredir sağlık raporlarına dayanarak tahliye talep ettiği biliniyordu.

Söz konusu tahliye, kamuoyundaki adalet algısını ve çocuk hakları savunucularını derinden etkiledi. Adli kaynaklar, kararın tamamen teknik raporlara dayalı bir infaz erteleme prosedürü olduğunu ifade ediyor.

Sağlık Gerekçeli Adli Kontrol Kararı

İstanbul'daki ilgili ağır ceza mahkemesi, Adli Tıp Kurumu'ndan gelen detaylı sağlık raporlarını inceleyerek Gümüşel'in cezaevi koşullarında kalmasının hayati tehlike oluşturabileceğine hükmetti. Bu kapsamda verilen karar, sanığın tamamen beraat ettiği veya cezasının silindiği anlamına gelmiyor. Gümüşel, belirlenen adresi terk edemeyecek ve elektronik kelepçe gibi cihazlarla sürekli olarak takip edilecek.

Hukukçular, bu tür kararların ağır kronik rahatsızlıkları bulunan tutuklu veya hükümlüler için yasal bir infaz hakkı olduğunu belirtiyor. Ancak davanın toplumsal hassasiyeti nedeniyle, kararın yansımaları adli tıp raporlarının güvenirliği üzerinden tartışılıyor.

Adalet Bakanlığı yetkilileri, yargı dışı spekülasyonların önüne geçmek amacıyla kararın tıbbi verilere ve yasal mevzuata uygun olarak yürütüldüğünü vurguluyor. Öte yandan, karara karşı İstanbul Barosu ve mağdur avukatlarının çok kısa sürede resmi itiraz dilekçesi sunacağı belirtiliyor.

Kamuoyunda Yankı Bulan Geçmiş

Hiranur Vakfı'nın kurucusu Yusuf Ziya Gümüşel'in altı yaşındaki kızını bir müridiyle evlendirdiği iddiası ilk kez 2022 yılının son aylarında gazeteci Timur Soykan'ın haberleriyle gündeme gelmişti. Türkiye genelinde büyük bir infial yaratan bu iddia, yargı organlarını ve sosyal politikaları acilen harekete geçirmişti. Yapılan detaylı yargılamalar sonucunda Gümüşel, "çocuğun nitelikli cinsel istismarı" suçuna iştirak etmekten suçlu bulunmuş ve hapse gönderilmişti.

Yargılama sürecinde sanıkların aldığı ağır hapis cezaları, çocuk istismarı ile mücadelede devletin kararlılığını gösteren önemli bir emsal olarak nitelendirilmişti. Davanın mağduru olan H.K.G.'nin yıllar sonra kendi rızasıyla başlattığı hukuk mücadelesi, dini vakıfların denetimi konusunu da ülkenin gündemine taşımıştı.

Sosyal hak savunucuları ve kadın dernekleri, tahliye kararının benzer istismar vakalarındaki caydırıcılığı zayıflatacağından endişe ediyor. Davanın gelişimini yakından takip eden sivil toplum platformları, hak arama mücadelesinin sokaklarda ve salonlarda kesintisiz süreceğini açıkladı.

Hukuki Süreç Nasıl Devam Edecek?

Gümüşel hakkında verilen ev hapsi kararı, davanın esasına ilişkin Yargıtay düzeyindeki nihai hükmü ortadan kaldırmıyor. Yargıtay aşamasındaki cezanın kesinleşmesi durumunda, sanığın sağlık durumunun cezaevinde kalmaya kalıcı olarak engel olup olmadığı Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu tarafından yeniden incelenecek.

Eğer üst mahkemeler verilen mahkumiyet cezasını aynen onarsa ve sağlık raporları revize edilirse, sanık yeniden kapalı ceza infaz kurumuna gönderilebilir. Ancak mevcut durumda Gümüşel, denetimli serbestlik müdürlüğü gözetiminde tedavisini ev ortamında sürdürecek.

Bu karar, Türkiye'de çocuk hakları, kurumsal denetim mekanizmaları ve infaz yasasındaki adli tıp reformu tartışmalarını tırmandıracak gibi görünüyor. Önümüzdeki günlerde mahkemenin resmi gerekçeli kararı ve savcılığın itiraza dair nihai tutumu süreci şekillendirecek temel unsurlar olacak.

More stories