Haramiler müzikali Şehir Tiyatroları’nda sahnede
Haramiler müzikali, Şehir Tiyatroları’nda kayırmacılık ve kamu gücü temalarını hicivle sahneye taşıyarak farklı sahnelerde izleyiciyle buluşuyor.
Ayla Demirhan ·

İstanbul Şehir Tiyatroları, yeni müzikal yapımı “Haramiler” i repertuvarına aldı ve oyunu sezon programında birden fazla sahnede izleyiciyle buluşturmaya başladı. Yapım, Osmanlı dönemine yerleşen bir hikâye üzerinden kayırmacılık, kamu kaynaklarının kötüye kullanımı ve yönetim zafiyeti gibi yönetişim başlıklarını hiciv ve müzikle görünür kılıyor.
Kurumun kamuya bağlı bir kültür kurumu olması, sahneye taşınan temaların yalnızca sanatsal değil, kamusal tartışma alanıyla temas eden bir içerik olarak da okunmasına zemin hazırlıyor.
Müzikalin yönetmenliğini Eng in Alkan üstleniyor. Merkezde, Şeyhülislam olan bir akrabasının desteğiyle devlet kademelerinde hızla yükselen Kadı Yakup Efendi yer alıyor. Anlatı, saraya uzanan bir “ikbal” yolculuğunu izlerken, kamu gücünün kişisel çıkar için kullanılmasının toplumda yarattığı mağduriyetleri ve gündelik maliyeti öne çıkarıyor.
Metin, Musahipzade Celâl in Aynaroz Kadısı , Fermanlı Deli Hazretleri ve Atlı Ases adlı eserlerinin bir araya getirilmesiyle oluşturuldu. Bu kolaj yapı, eleştiriyi tek bir olaya ya da tek bir döneme kilitlemeden daha geniş bir yönetim sorgulaması kuruyor. Oyunun, bürokrasi ile dini otorite arasındaki etkileşimi de karar alma süreçleri ve yönetsel meşruiyet başlıklarıyla birlikte işlemesi, kurumsal itibar ve denetim kapasitesi tartışmalarına doğrudan temas eden bir çerçeve yaratıyor.
“Haramiler”in sahne dili, klasik metinlerden beslenmesine rağmen yalnızca “geleneksel tiyatro” kalıbında bırakılmıyor. Engin Alkan, yapımı post-nostaljik bir yorumla yeniden kurduğunu, geçmişin estetik öğelerini korurken izleme alışkanlıklarına daha yakın bir ritim hedeflediğini ifade ediyor. Bu tercih, hiciv geleneğini güncel bir müzikal formuna taşıyarak erişilebilirliği artırmayı amaçlıyor.
İstanbul Şehir Tiyatroları
Sahneleme planı, oyunun ölçeğini ve erişimini doğrudan etkiliyor. Yapım, Şehir Tiyatroları’nın farklı sahnelerinde oynanıyor ve bu mekânlar arasında Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu da yer alıyor. Açıkhava gibi yüksek kapasiteli alanlara çıkmak, oyunu daha geniş kitlelerle buluştururken, kurumun sezon repertuvarında yeni bir ağırlık noktası oluşturuyor.
Musahipzade Celâl’in tiyatrosu, Osmanlı’dan uzanan sosyal ve idari dönüşümleri gündelik hayattan tiplerle tartışmaya açmasıyla biliniyor. “Haramiler” uyarlaması da bu mirası koruyarak, denetimin zayıfladığı koşullarda kaynak tahsisi, kayırmacılık ve etik ihlallerin nasıl normalleşebileceğine dair bir çerçeve sunuyor.
Tarihsel bir dekor içinde kurulan hikâye, izleyicide güncel bürokratik tartışmalara uzanan bir okuma alanı bırakarak, kültür politikası ile kamusal hesap verebilirlik söylemi arasındaki geçişkenliği görünür kılıyor.
Kamusal kaynaklarla finanse edilen bir kurumun hiciv yoluyla liyakat ve yönetişim krizlerini öne çıkarması, önümüzdeki dönemde kültür politikaları ile yerel yönetimler arasındaki ideolojik gerilimleri yeniden tırmandırabilir. Geniş kitlelere ulaşan bu tür yapımların, kamuoyunda hesap verilebilirlik beklent isini artırırken, sanatsal ifade özgürlüğü ile kurumsal denetim arasındaki hassas dengenin idari müdahalelere maruz kalma riskini de beraberinde getirebileceği değerlendirilmektedir.
Bununla birlikte, tarihsel alegori içeren tiyatro eserlerinin toplumsal hafızayı canlandırarak sosyo-kültürel farkındalığı güçlendirmesi muhtemel bir fırsat alanı sunmaktadır. Benzer şekilde post-nostaljik yorumlarla zenginleşen bu yeni form, yerel idarelerin sanat yönetimi vizyonunu geniş kitleler nezdinde cazip bir model haline getirebilir.
Nitekim geleneksel Türk seyirlik oyunlarının idari eleştiri işlevi, tarihsel süreçte toplumsal gerilimlerin mizah aracılığıyla yapıcı bir zemine çekilmesinde stratejik bir supap görevi görmüştür. Önümüzdeki süreçte yapımın repertuvardaki kalıcılığı ve gösterim ağının seyri, Türkiye'de kamusal destekli sanat kurumlarının özerkliği ve temsil kapasitesi açısından belirleyici bir sınav niteliği taşıyacaktır.